Çok yorgunum…
Sürekli çalışmak, hep daha çok çalışmak ama hiçbir şeye yetişememek… Ne borçlara, ne çocuklara, ne de huzura… Esenyurt’tan bir depo işçisi kadın anlatıyor: Böyle olmamalıydı!

18 yaşımdan beri, 14 yıldır çalışıyorum. Ben çalışmaktan o kadar çok yoruldum ki... Artık işe gidesim gelmiyor. Eşim kredi çekmeseydi bu yıl sonunda işten çıkmayı düşünüyordum. Aldığım tazminatla borçlarımın bir kısmını kapatırım, 10 ay kadar işsizlik parası alırım, iki yıl içerisinde borçları bitirip eşimin maaşı ile de iyi kötü geçinip gideriz, merdiven temizliğine giderim ara sıra diye düşünüyordum. Çalışıyoruz çalışıyoruz hiçbir şey yok ortada. Hep borç ödedik. Çok iyi giden evliliğimiz vardı. Borçlardan dolayı sürekli kavga etmekten birbirimize saygımız güvenimiz kalmadı. Borçları ödeyemiyoruz, zorlanıyoruz. Çocuklara bakabilecek kimseyi bulamadık, kavga ettik. Kavgalardan yoruldum. Borçları ödeyebilmek için sürekli mesailere kaldık. Çocuklarımızı ne sevebildik ne onları istediğimiz gibi büyütebildik. Çoğu zaman orada burada büyüdü çocuklarımız, kaldıkları her yerden bir huy aldılar. Hem ekonomik meseleler hem çocukların durumu hem evin işi… Dinlenemiyorsun, hayattan hiç tat alamıyorsun. Bütün bunları neden yaşadık; başımızı koyacak bir evimiz olsun diye. En azından kira derdinden kurtulalım diye. Memlekette milyonlarca boş ev var, birileri zengin olacağız diye yapıyor o evleri. Olan biz yoksullara oluyor. Herkese bir ev düşse, her aileden sadece bir kişi çalışsa... Herkes güzel güzel geçinir. Biz kadınlar çalışsak bile çocuklarımızı iyi kreşlere yollarız. Hiç kimsenin geçim derdi olmaz. Evde kavga olmaz. Huzurumuz olur.  

Geçim derdi yüzünden eşimle kavga ediyoruz sürekli. O da çözümü kredi çekerek yeni borç yapmakta bulmuş. Bunun sonu yok. Birkaç gün stresten uyuyamadım, psikolojim bozuldu. Ne yapacağımı bilemiyorum. Bir yandan eşime olan güvensizliğim... Bir yandan iki çocukla boşansam, hem çalışıp hem çocuklara nasıl bakacağım... İki kredimiz var, ikisi de benim üzerime. Boşansam onları bir maaşla nasıl öderim?

Korona çıktı işe gidemedik. Bayram primlerimi kestiler. İş yerimiz internet üzerinden satışa, kazanmaya devam etti. İş yerinde korona testi pozitif çıkanlara rapor veriyorlar ve sağlık sigortası üzerinden raporlu gün parasını alabiliyor. Test yaptırıyorsun, iki üç gün sonucu bekliyorsun ve hastane sonuç çıkmadığı için rapor vermiyor. İş yeri de ‘İşe gelme’ diyor. Bizim yıllık izinlerimizden kullandırıyorlar, yoksa bir sonraki yılın iznini kullandırıyorlar. İş yerinde hekim var, o rapor verebilir ya da idari izin kullandırabilirler. Bu hastalık benim yüzümden mi oluyor ki benim yıllık iznimi kullandırıyorlar? Ben senelik izne hak kazanabilmek için köpek gibi çalışıyorum, iznimde ailemle vakit geçirmek istiyorum, dinlenmek istiyorum. Çocuklarımız hastalanıyor, hastaneye götürmek ve hastalandığında çocuklarıma bakabilmek için iznimi kullanmak istiyordum.

İlgili haberler
Bir evde üç aile… Sebep geçim, suçlu bizim hakkımı...

Artık biliyorum, bize açlığı, yoksulluğu, işten atılma korkusunu yaşatanların kimler olduğunu. Bu za...

Kadınım, mülteciyim, hayat hakkımın peşindeyim…

‘Çocuklarıma sarılıp her defasında yeniden kalktım ve yılmadan saatlerce yürüyerek sesimi duyurmaya...

ENGELS 200 YAŞINDA: Meselenin ‘Köken’ine inen bir...

Engels’e göre eşitsizlik, özel mülkiyetin kamusal alana egemen olan erkeğin elinde yoğunlaşması, üre...