Israrcıyız! Beslenme çantasına ‘Ne koyacağım, nasıl alacağım?’ diye düşünmek zorunda kalmadığımız okullarda ücretsiz, sağlıklı yemek hakkının hayata geçmesini istiyoruz.
Müstesna 36 yaşında, 3 çocuk annesi. Geçimini gündüzleri atölyede çalışıp akşamları ise evde toka yaparak sağlıyor. Başka kadınların da gelir elde etmesi için toka işini onlara öğretiyor.
Kumaşları dokuyan da, kervana yükleyen de biziz. Kendisi harami olanlar; kumaşı var edip, kervana yükleyen emeğimiz sürgit değersiz kalsın diye ‘Sizi haramilerden koruyoruz’ diye korku salıyorlar.
BSH, Arçelik gibi firmalara üretim yapan Teleset kablo fabrikasında ücretsiz izinler çoğaldı, ücretler asgari ücret seviyesine düştü. Kadın işçiler tartışıyor: Ne yapmalı?
Çocuklarımız yeteneklerini, kendilerini, dünyayı keşfetme bilimsel bilgileri edinme, değişme, değiştirme hakkından yani eğitim hakkından vaz mı geçsin, bu hayallerimizi unutalım mı yani?
Çocuk sahibi olmanın pek çok etkenle daha zor olduğu bir zamanda, umut tacirleriyle asıl doktorları ayırt etmek için okunası bir yazı. Çocuk sahibi olmak isterken...
Ellerinden gelse oy toplamak için Kurban Bayramını seçim öncesine alacaklar, öyle bir telaş. OHAL dahi yetmiyor. Zira ortada kazanabilecekleri bir seçim kalmadı. Kaybetmemek için her şeyi yapacaklar.
Üniversite tercihlerinin kafa karıştırıcı yanı genç kadınlarda biraz daha ağır basıyor. Şayet şehir dışı seçeneği varsa şehrin koşulları, güvenli olup olmadığı, yurt imkanları araştırılıyor önce.
Bugün kalem tutmam gerekirken, elimde makas fabrikada perde kesiyorum.
Bugün pek çok avukat kadın, ‘kadından avukat mı olur’ sözlerine karşı mücadele verirken ayrımcılığa, tacize, yok sayılmaya karşı hukuk alanındaki erkek egemen zihniyetle de mücadele ediyor.
Sözleşme süreci devam eden sağlık işçisi kadınlar taleplerini sendikalarına iletebilecekleri bir olanak bulamamış: ‘Kapalı kapılar arkasında neyin pazarlığı dönüyor bilmiyoruz.’
1600 TL ile geçinemiyoruz, yüzümüz hiç gülmüyor. Bir arkadaşımız, “Asgari ücretlinin geçinebileceği tek yer Meclis lokantası” diye bir şey paylaşmış sosyal medyada. Ters orantı bu olsa gerek...
Şiddet dolu evlilik, zorlu boşanma süreci, üç çocukla hayata tutunma çabası. Geçinemeyince lisedeki oğlu okulu bırakıp çalışmaya başlayan Nurcan’ın tüm bu zor içinde tek dayanağı ise kadın dayanışması
Henüz gerçekleşmemiş taleplerimiz, hayata dair kaygılarımız hatta hayal kırıklıklarımız olsa da ilk halka olarak kendimize güveniyoruz. Başlangıç için hiç de az değil.
8 Mart’a giderken yeniden hatırlatalım birbirimize, işçi, emekçi kadınların mücadelesinden doğan bu günde daha da büyüyen dayanışmamızla yeni bir dünya kuralım kendimize.
Belediye işçisi Birgül öykü yazmak istiyor aslında ama hiç zaman bulamıyor ‘İşçi olmanın bir sonu yok, durup kendimizi dinlemenin, üretmenin zamanından çalınıyor hep’ diyor.
Boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürülen Hafize Kurban davasının 3 Ocak’taki duruşması için ablası Hacer Balık kadınlara çağrı yaptı: ‘Birlikte olalım, çünkü bir aradayken daha güçlüyüz.’
H.T. Ankara’nın zincir marketlerinden birinde çalışıyor. Pandemiyle birlikte çalışma koşulları ağırlaşan ancak ücrette bir değişiklik yaşamayan H.T. ‘Taleplerimizin dinlenmesi için sendika şart’ diyor
Haziran sayımız mülteci meselesinden, geçim derdine, ek zam talebine kadar farklı illerde kadınların yürüttüğü tartışmaları yansıtıyor.
Bugün hemşirelik sadece tedaviyi uygulayan değil aynı zamanda bakıcılık da yapan bir meslek haline getirildi. Hemşirelerin en önemli sorunları ise ağır çalışma koşulları...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















