Bursa’da metal işçisi bir kadın anlatıyor: ‘Böyle gitmez’ demek için 8 Mart’a gelmek istiyorum. 1 Mayıs gibi 8 Mart’ta resmi tatil olsun en azından kadınlar için bir günümüzü hak görsünler

Rosa Kadın Derneği’nin hedefe konması tesadüf değil. Bundan sonra bizim yapacağımız da birlikteliğimizi, dayanışmamızı güçlendirmenin yollarını aramak, birliğimizden daha fazla kuvvet doğurmak olsun…

Şimdi tekrar kampüslerimize dönüyor, sayımızı bir bir çoğaltarak mücadelemizi büyütüyoruz. Birlikteliğimizden aldığımız güçle değiştirelim.

Eğer Esenyalı’da yaşamasaydım yaz boyunca kızımı ya memlekete anneannesinin yanına gönderecektim ya da her gün bir komşuyu, arkadaşı arayıp “Bugün kızımı size bırakabilir miyim?” diyecektim...

Erken yaşta zorla evlilikleri mağduriyetlerle, geleneklerle açıklamaya çalışanlara çocuk yaşta zorla evlendirilen Sunar veriyor cevabı: ‘Ben yaşadım başka çocuklar yaşamasın!’

Milli Eğitim Müdürü okullarda yönetici kadınların ‘yeterliliklerini’ değerlendirmek için anket başlattı. Bu anlayış her yerde olan cinsiyet ayrımcılığının kamuda daha da derinleştirildiğini gösteriyor

Dünyada yalnızca kadınlardan alınan bir vergi türü olduğunu biliyor muydunuz? Biliyorsunuz elbet, her ay birebir yaşadığınız mevzu!

'Adım adım gelen tehlikenin farkında olmalıyız. ÇEDES uygulaması, önlük dayatması karanlığa doğru bir kapı açıyor bizlere. Bizlerin bu kapıyı kapatmak gibi bir görevimiz var.'

İspanya’da ev işlerinde çalışan yaklaşık 601 bin işçinin 528 bini kadın. Ev işçisi olarak çalışan kadınların ise üçte birinin sosyal güvencesi var. Ev işçilerinin büyük çoğunluğunun göçmen kadınlar.

Memlekete fayda olacaksa biz de dahil olursak olacak. Bileyim ki birileri var gelin hep birlikte değiştirelim diyor, yaparım. Çünkü o zaman bilirim ki çocuğumun geleceğine iyi bir şey bırakabileceğim.

5 yıldır aynı şirkette çalışan bir kadın işçi, her geçen gün koşulların daha da zorlaştığını belirterek başlıyor konuşmasına: ‘Köleden farkımız yok.’

‘Keşke çocuk kalsaydık diye düşünüyorum bazen. O zaman her şey çok güzeldi. O zamanın güzellikleri şimdi yok.’

Nerede o eski kısır günleri? Şimdi hadi toplaşalım bir kısır yapalım desek, yediğimiz lokma boğazımızda kalacak…

‘Belki baş ağrısı şikayeti ile gittiği Şehir Hastanesinde ayakta sırasını beklerken kendi ürettiği kolona sırtını yaslıyor.’

Öykü’nün Sennur Sezer’in şiirinden esinlenerek hazırladığı fotoğraf sergisinde gülen, direnen, yorulan, düşünen kadınların portreleri vardı…

‘Artık markette eşin iki parça tavuk alıyorsa sen birini çaktırmadan bırakıyorsun. Çocuklar muz istiyor örneğin sen bir çeşit meyve alabileceksin, kırmamak için ikiye çıkarabiliyorsun.’

Afganistan 40 küsur yıldır çatışmanın bağrında bir ülke. Savaşın yarattığı yoksulluk, açlık da beraberinde binlerce insanı yaşayamaz hale getirdi. Bu, binlerce Afgan’ın göç etmesinin asli sebebi.

Koskoca hükümetin yaptığı asgari ücret zammıyla biz market poşetlerini dolduramazken bir de o poşetleri paralı yaptı!

Sincanlı kadınlar, nafakanın hakkını savunuyor. ‘Okumamışım, çalışmamışım ben ne yapacağım? Üç çocuk yaptım, hayatımı verdim, bu benim hakkım’ diyor kimi, kimi devletin sorumluluk almasını istiyor.

Flört şiddeti anketinin sonucuna bakarak görüyoruz ki bugün yaşadığımız sorunlar yarın azalmaz ya da aşılmaz değil. Ancak yapmamız gerekenin yarına bırakılacak cinsten olmadığını da biliyoruz.

Editörden