DERGİMİZDEN
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinde bir araya geldiğimiz kadınlar, mültecilerin yaşamak için katlanmak zorunda kaldıklarına üzülseler de, ekonomik kaygılar nedeniyle öfke de duyuyor.
Bu roman bize, çoğu zaman küçümseyerek bakılan, hor görülen, itilip kakılan göçmenlerin neler yaşamak zorunda kaldıklarını, yolculukları boyunca karşılaştıkları zorlukları yalın bir dille anlatıyor.
İstanbul’dan bir öğretmen mülteci çocuklara eğitim vermek için özel bir eğitim almadıklarını ve çocukların eğitiminin öğretmenlerin bireysel inisiyatifine bırakılmasının sorunlarından bahsediyor.
Hep birlikte soralım Milli Eğitimin bütçesi nerelere harcandı! Neredeyse 2 yıl boyunca ne yaptı Milli Eğitim Bakanlığı ve neden yapmadı?
Dudullu OSB’de bulunan fabrikalardan işçi kadınlar ‘ücretsiz’ eğitim için istenen kayıt paralarını ve çocuklarının bakımdan ve eğitimden nasıl uzaklaştığını anlatıyor.
Geçtiğimiz sene okulların kapalı olması nedeniyle eğitim hakları ellerinden alınan çocuklar yaz tatillerini özel kurslarda geçirmek zorunda kaldı.
‘Maalesef toplum bu süreçte öğretmenlere evde oturarak para kazanan kişiler damgasını vurdu. Oysa durum hiç de dışarıdan görüldüğü gibi değil.’
‘Ailesinin maddi durumu iyi olan çocuklar belli bir destekle eksiklerini kapatabilir ama diğer öğrenciler eksiklerini nasıl kapatacaklar?’
Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği çevrelerindeki kadınlarla okulların açılmasını ve açık kalması için yapılması gerekip yapılmayanları konuştu.
Batıkent Kardelen Mahallesi Petrol-İş Sitesinde Ekmek ve Gül çağrısı ile yan yana geldiğimiz kadınlarla online eğitimin çocuklarını nasıl etkilediğini konuştuk.
‘Direniş ve eylemlerde ilk günlerde kadınlar fotoğraf karelerine girmemek için çok çabalıyordu. Ama şimdi en önde ve büyük bir coşkuyla eylemlere katılıyorlar’.
Patronlar ve yöneticiler, işçileri sendikaya üye olmaktan ve greve çıkmaktan vazgeçirmek için her türlü yolu denemiş, kadın işçilerin ailelerini arayarak baskı kurmaya çalışmışlar.
Doğum yapan kadın sağlık emekçilerinin 2 yıl nöbet tutmaması yasayla garanti altına alınmışken evinin geçimini sağlamak için birçok kadın arkadaşımız bu süre içinde nöbet tutmayı talep ediyor.
Sözleşme süreci devam eden sağlık işçisi kadınlar taleplerini sendikalarına iletebilecekleri bir olanak bulamamış: ‘Kapalı kapılar arkasında neyin pazarlığı dönüyor bilmiyoruz.’
‘Kadının k’sinin olmadığı bu taslak kabul edilemez’ diyen Ford Otosan’da çalışan kadın işçi, metal işçisi kadınlar olarak taslağın güncellenmesini istiyor ve kadın işçilerin taleplerini sıralıyor.
‘Utanmasalar fabrikaların soyunma odalarına ve tuvaletlere kamera koyacaklar. Kadın işçilerin üçü beşi bir araya gelince hemen sorguya çekilir gibi muamelelere maruz kalıyorlar.’
Sermaye, pastasından bir dilimi vahşice sömürdüğü doğaya yedirmek istemiyor; ceremesini ise en çok kadınlar ve çocuklar çekiyor.
Kadınlar, bütün bu olup bitenlerden son derece üzgün ve öfkeliler. Emek emek yaptıkları evlerinin, yetiştirdikleri hayvanlarının, bostanlarının, asırlık çamların yanıp kül olmasına isyan ediyorlar...
Dünyanın her yerinde sağlık çalışanları ve bakımevi işçileri ücret zammı, daha iyi çalışma koşulları, ek personel ve sağlık önlemleri için iş durduruyorlar.
İşten dönerken o yorgunluğun üzerine en az 3-4 markete bakıyorum hangisinde daha ucuza ürün bulurum diye. Hafta içi nerede daha ucuz domates varsa oraya gidiyorum, çalışmadığım gün de sos yapıyorum.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN










































