Elon Musk’ın serveti, işçi Yeter’in coini
İşyerinde herkesin dilinde bir zamlar bir de coinler var. Fabrikada mühendisinden, işçisine herkes bitcoin oynuyor. Fabrikanın içinde bir uçtan bir uca yatırım tavsiyeleri dönüyor.

Bütün gün çalış çalış yorgunluktan ayaklarıma kara sular indi. Hattın hızını artırmışlar yine koşturmaktan birbirimizin yüzünü göremiyoruz. Sonunda bitti mesai de eve geldim. İş kıyafetlerimi makineye attım, mutfağa geçmiştim ki salonun ışığını açık bıraktığımı fark ettim, kapattım hemen. Malum elektrik faturaları aldı başını gidiyor. 6 yaşındaki yeğenim bile elektrik faturasını görünce telaşlanıyor. Saçlarımı kurutmuyorum artık o da çok elektrik yakıyor diye. Aldığım para ay sonuna gelmeden buhar olup uçuyor. Elektriğe, motorine, yumurtaya, tavuğa, peynire zam üstüne zam.

İşyerinde herkesin dilinde bir zamlar bir de coinler var. Fabrikada mühendisinden, işçisine herkes bitcoin oynuyor. Fabrika yönetimi baktı ki olmuyor; üretim esnasında telefon kullanımını sınırlandırdı. “Ada alın ada yükseldi”, “Elon Musk tweet atmış doge yükselecek doge alın”… Fabrikanın içinde bir uçtan bir uca yatırım tavsiyeleri dönüyor. Kenarda kıyıda azıcık birikimini coine yatıran; altınlarını bozdurup coin alan; arabasını satan, kredi çeken, borç alan pek çok kişi bu sayede kısa yoldan zengin olmaya çalışıyor. Birlikte çalıştığım Bahar kenarda kıyıda zor zamanlar için biriktirdiği parasını coinlere yatırdı: “3 yaşında çocuğum var, işe gelmek için anneme bırakıyorum birlikte hiç zaman geçiremiyoruz. Ben işçiyim ama çocuğum işçi olmayacak. Geleceğimizi garanti altına almak zorundayım ona hiç yoktan bir ev almalıyım. Bir gün mutlaka çok para kazanıp bırakacağım bu işi” diyor.

KREDİ ÇEKİP BİTCOİN OYNAYANLAR

Yeter de eşinden ayrıldı, tek başına hayata tutunmaya çalışıyor. Fabrikadaki en ağır işlerden birinde çalışıyor, çalışırken bileklerinin ağrıdığından yakınır hep. Arabasını satıp, bitcoine yatırdı. Gerekçesi ise artık işçi olmak istememesi. Bir başka arkadaşımız da kredi çekip bitcoine yatırdı. Yatırdığı parayı kaybedince tazminatını alıp işyerinden ayrıldı. Fabrikada 300 kişiyiz 250 kişi borsa oynuyor. Bu sistemde herkesin zengin olması mümkün mü? Eğer hepimizin bu sayede zengin olması mümkün olsaydı bu fabrikalarda üretimi kim yapacak? Birilerinin yoksul olması gerekmiyor mu? Dünyanın en zenginleri bitcoin piyasasını da belirlemiyor mu?

Pandemi döneminde bile bizi ölümüne çalıştırıp kârını katlayan patronlarımızla; bizlere bir gün kısa yoldan zengin olma vaadi ile coin satanlar; bu sayede bizleri bir kere daha borçlandırıp daha da yoksullaştıranlar aynı sınıftan mı? Sahip olduğu servetin sadece yüzde ikisi bile aç olan 42 milyon insanı doyurmaya yeten Elon Musk ile işçi Yeter’in ‘coin’i aynı olabilir mi? Hayatımız boyunca hiç binemeyeceğimiz Bentley, Porche, WW. Gibi arabalara parça üretiyoruz. Şirketler kâr oranlarını ikiye katlamış ama iş bizim maaşlara zam yapmaya gelince pek cimri oluyorlar. Daha ne kadar böyle yaşarız?

Bize bir gün çalışmaya ihtiyacımız olmayacak kadar zengin olabilme hayalini satanlar sanal, yaşadığımız sömürü, düştüğümüz çaresizlik gerçek. O zaman bu düzeni değiştirmek yan yana gelmek gerekmez mi? MESS grup sözleşmesi geldi. Taslaktaki oran neden gerçek enflasyonun altında? Sözleşmeye neden doğal afet, pandemi gibi durumlarda çalışmadığımız günlerin maaşımızdan kesilmemesini güvence altına alan bir madde yok? Neden 8 Mart’ı bizler için tatil ilan eden bir madde olmasın sözleşmede? Neden taleplerimiz etrafında birleşmeyelim?

Fotoğraf: Unsplash

İlgili haberler
Bitcoin: Bir borç batağından diğerine…

Esenyurt’tan işçi kadınlar anlatıyor: ‘Elimizde kenarda üç beş kuruşumuz vardı, onun bir kısmıyla gi...

Asgari yaşamlara mahkûm edilmek istemiyoruz!

25 Kasım’a kadar yapacağımız her iş, kadınlarla yaptığımız her buluşma, konuşacağımız her konu bu uz...

Kısırın da tadı kaçtı!

Nerede o eski kısır günleri? Şimdi hadi toplaşalım bir kısır yapalım desek, yediğimiz lokma boğazımı...