DERGİMİZDEN

Ekmek ve Gül Temmuz sayısı

Eşitlik ve adalet ve birliğimiz, birlikteliğimiz güçlendirecek bizi... Dergimizin Temmuz sayısı Evrensel gazetesi ile bayilerde. Kaçırmayın...

Adaletsizliği iyi tanıyoruz, adalet arayışımız bundan

Bizi hoyrat bir makasla, yaşamın olağan güzelliğiyle aktığı o güzelim fotoğraftan oymaya çalışıyorlar...

Adalet haramilerin kılıcının ucunda

Şiddet ve taciz karşısında “çözüm” olarak “pembe otobüsler” öneriyorlar. Şiddeti önlemek için yapmaya gönüllü oldukları tek şey; toplumu haremlik selamlık hale getirmek.

Mesele başka!

Sevda’nın sığınma evine ya da geçici bir süreliğine başka bir yerde kalmaya yanaşmamasının altında çok temel bir güdü yatıyor. İfade etmeye çalıştığı şey tam olarak; ‘yaşam hakkının korunması...’

Mersin’den Ankara’ya Ayşe’nin hikayesi

Hep böyle çalıştım ama kimseye boyun eğmedim. Boşandıktan sonra geri evlendirmek istediler beni, ‘Bir kere başımı yaktınız bir daha olmaz’ dedim. Çalıştım, çok çalıştım...

Melisa’nın dolmuşta yaşadığını ben fabrikada yaşadım

Melisa, seni gözlerinden öpüyorum. Ne olur sakın susma! Bana umut oldun. Eğer ben de ses çıkarsaydım eminin birileri de bana sahip çıkardı.

Çok mu oluyoruz, dört kadın laflayıp bira içerek!

1 erkek, 3 kadını; ben de oturunca dört kadını taciz edebiliyor. O oturmaya devam ettikçe onu görmezden gelmeye çalıştık. Ancak taciz arttı...

Yaz okulu parası, başımızın belası

Pek çok öğrenci kalacak yer sıkıntısı yaşıyor; kafelerde ya da AVM’lerde çalışarak, okul lojmanlarında temizlik ya da ütü yaparak yaz okulu parasını çıkarmaya çalışıyor.

Kadın cinayetleri ve ‘Ne yapmalı?’

Kadın cinayetleri en büyük yaramız. Her ay onlarca kadın için çeltik atıyoruz ölümlere. Burhaniye’de kadınların her biri bir ağaca isim oluyor.

Başıma gelince anladım iş güvenliği çok önemliymiş

“İş kazaları ilk defa yaşanmıyor, son da değil ama işçilerin örgütlü olması yan yana gelmesi gerekiyor. Şimdi bu sıkıntılar içerinde düşünüyorum, acaba tekrar çalışabilecek miyim?”

Demirci Gülcan’ın önyargılara karşı direnişi

“Çeliğin mazisi hoşuma gidiyor. O sert görünümlü, soğuk madde, ateşle buluştuğunda yumuşayıp şekil alınca hoşuma gidiyor. Dokundukça bana itaat ediyor. İnatçı bir keçiyi yola getirmek gibi.”

Meme kanseri kabusumuz olmasın!

Dünyada kadınlar arasında yüzde 30’luk oranla en sık görülen kanser türü olan meme kanserini alt etmek erken teşhis ve tedaviyle mümkün! Yeter ki risk faktörlerimizin farkında olalım.

Suriyeli kadınlar: Komşularımız, kız kardeşlerimiz...

“Türkiyeli kadınlar, Suriyeli kadınların ‘kişisel bakımlarına verdikleri önemi, ev bakımına vermedikleri’ni söylüyorlar sıklıkla. “

Dönecek yerimiz olmadığını biliyor musunuz?

Suriyeli kadınlar anlatıyor: “Bizi burada istemediklerini biliyoruz. Ama savaş bittiğinde dönebileceğimiz bir evimiz olmadığını onlar bilmiyor.”

Suriyeli Meryem: O sözlerin gerçeğini bir de bizden dinleyin

Keyfimden mi buradayım ben? Suriye’de yaşam çok zorlaşmış. Nasıl gideyim? Hiçbirimiz memnun değiliz buradan. Pazara gidiyoruz seksen laf yiyoruz. Çocuklarımız eziyet görüyor. Dayanamıyoruz.

Sığınmacılar ve sağlık çalışanları:  Derde derman olmak neden bu kadar zor?

‘Bu insani kriz, Türkiye’deki sağlık sisteminin tamamen piyasa koşullarına terk edildiği, sağlığın kendisinin para haline getirildiği bir döneme denk geldi.’

Kadınların öğrenim borcu erkeklerden fazla

Amerika’da 1.3 trilyon dolar okul borcunun üçte ikisi kadınların borcu. Erkek mezunlara göre bir adım geride başlayan kadın mezunların borçları nedeniyle en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor.

‘Hamileler sevişmeyi düşünmekten kaçınmalı!’

Kadınların hamilelikleri sırasında proteinsizlik yüzünden yaşamını yitirdiği Hindistan’da hükümet, kadınlardan et, yumurta yemekten ve sevişmekten kaçınmalarını istiyor.

Filtreli fotoğraflara uyarı imgesi

Sosyal medyanın etkilerine bir bakalım mı? Instagram’ın genç kadınlar arasında kendilerini “gerçekçi olmayan, düzenlenmiş, filtrelenmiş kopyaları ile karşılaştırma” eğilimi olduğu belirtiliyor.

Elbirliğiyle çözülen ‘yaz’ derdi

Eğer Esenyalı’da yaşamasaydım yaz boyunca kızımı ya memlekete anneannesinin yanına gönderecektim ya da her gün bir komşuyu, arkadaşı arayıp “Bugün kızımı size bırakabilir miyim?” diyecektim...