DERGİMİZDEN

Otur şöyle, seyret hayatını

Ömrümüze bulaşan zehri yıkıyor “Kamçılanma Mesafesi”. Uzunbay’ın karakterleriyle, bu zehri yıkamak için karşılaşıyoruz. Kadınlar sesleniyor. Bu zehri yıkamak için biz de bu sese eşlik ediyoruz.

İran’dan Türkiye’ye, ofsayttan kırmızı karta

Kartal’da bir araya gelen Ekmek ve Gül okurları; İran’da kadınların tribünde futbol izlemesinin yasak olmasını konu eden ‘Ofsayt’ filmini birlikte izleyip, dergimize yazdılar.

Kuşatmadan kurtulmak!

Dokuz Eylül Üniversitesi Ekmek ve Gül Kadın Çalışmaları Topluluğu, “Kuşatılmış hayatlarımızdan sıyrılmanın araçlarından biri edebiyattır.” diyerek “Karakalpak Kızı” romanını birlikte okudu.

HÜKÇAT yeni dönem için çalışmalara başladı

Her bir araya geldiğimizde, ülkenin gündeminde olanları, yaşadığımız eşitsizlikleri tartışabildiğimiz ortamlar yaratmak, konuşmak istediğimizi fark ettik. Tanışma toplantıları da bunlardan biriydi.

Mücadele ettikçe özgürleşeceğiz

Binlerce yıl topluma şifacılık eden, toplumsal yaşama kaynaklık eden kadınlar şimdi yaşamın kıyısına itilen, baskılanan, eve hapsedilen kesim olmuş durumda.

Birbirimizle daha fazla konuşmalıyız

Müftülere nikah yetkisi verilmesini okurlarımız çevresindekilerle konuşup tartışıyor. Genellikle içeriğinin bilinmemesinin altı çiziliyor.

Çorlu’da kadınlardan ‘Atma, paylaş’ kampanyası

Çorlulu kadınlar ‘Atma, paylaş’ kampanyası ile bir araya gelip eşyalarını paylaşıyor, dertlerini konuşuyor.

Pakistan’da kara Kız Çocukları Günü!

Pakistan Senatosu kız çocuklarının asgari evlenme yaşını 16 yaşından 18 yaşına kadar yükseltmek isteyen tasarıyı reddetti.

Suriyeli çocukların eğitimi için iyi bir adım

Ürdün’de devlet okullarında kartlı ya da kartsız eğitim isteyen hiçbir mülteci çocuk geri çevrilmeyecek.

İngiltere’de çocuk bakımı: Çalışmak için üstüne para ödemek!

İngiltere’de çocuk bakımı masrafı emekçi ailelerin ücretlerinin 7 katı.

Ekmek ve Gül Ekim sayısı

Bu ay da birçok ilden ve ilçeden kadınlar, sorunları ve soruları, sevinç ve kaygıları, isyan ve dirençleriyle yer buluyor sayfalarımızda.

Rızamız yok hayatımızın karartılmasına

“Rızamız yok hayatımızın karartılmasına” demeye devam edecek kadınlar. Üzerlerine nasıl bir karanlık çullanırsa çullansın. Çünkü o karanlıkları aşacak gücün soluğu yüz yıldır sönmedi belleklerde.

İnsandan insana kurulan bağ ayakta tutacak kadınları

Yoksul kadınların ortak öyküsünü okuduk ‘Eğreti Yaşamlar’ dosyasıyla. Esenyalı’dan memleketteki tüm kadınların yoksulluk, şiddet, ezilmişlik tablosunu gördük. Bir bağ kurduk Nuran’la, Sinem’le...

‘Eğreti Yaşamlar’ın mahalleli kadınlara gösterdiği

Kadınların içinde bulunduğu durumu gözler önüne seren ‘eğreti yaşamlar’ dosyası aslında dernek olarak nelerle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha gösterdi.

Üzüntümüz insana dair, mücadelemiz de öyle!

Yaşadıklarının ağırlığı yüzüne, bedenine, ruhuna yansımış olan Nuran’ın sinir krizi geçirdiği gece ben de yanındaydım. Sanırım o anları ömrümün sonuna kadar unutamayacağım.

Aile Bakanı bize reva gördüğüyle yaşayabilir mi?

Esenyalı ve Sincan’dan kadınların hayat hikayeleri…Çileleri, sorunları, talepleri aynı. Memleketin benzer semtlerinde yaşananlar gibi…

Hayatımızı cehenneme çevirenlere karşı

Benim dinlediğim kadınların çoğu maruz kaldıkları şiddetten kurtulmak için çözüm bulmaya bile çalışmıyorlar. “Başvursam ne olacak ki?” diyorlar. Çünkü yasaların kadınları korumadığını düşünüyorlar.

Asıl müebbetlik mahkemeler, yasalar ve hükümettir

Nevin Yıldırım serbest bırakılmalıdır, suçsuzdur. Kadın davalarında, mahkemeler, erkekleri teşvik eden yasalar, bu hükümet, kadınlardan, müebbet hapis cezası almıştır...

Zeliha

Zeliha’nın babası ‘Sarıkamış şehidi’ olmuş. Kıtlık günleri başlamış sonra. Hele de annesi hastalanıp ölünce, hayatta kalma mücadelesi eklenmiş üstüne.

Yasakların ‘Ofsayt’a düşürdüğü kadınlar

İran'daki kadın temsilliğini perdeye aktaran 'yasaklı' yönetmen Panahi'nin filmlerinin her sahnesinde İranlı kadınların gerçeklerini görüyoruz. Peki bize ne anlatıyor Panahi?