Ankara’da kadınlara sorduk: ‘Kenti birlikte yönetmek mümkün mü?’
Ankara, Etimesgut İlçesine bağlı Oğuzlar ve Sincan ilçesine bağlı Ertuğrulgazi mahallelerinde kadınlara yerel yönetimlerde taleplerini sorduk.

Yerel seçimler yaklaştıkça partiler ve adaylar eğilim anketleri yaptırarak aday oldukları yöredeki oy oranlarını, hangi adayın seçilme şansının daha yüksek olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Yerel seçimlere doğru giderken ayakları yere basmayan, oy avcılığına dönüşen seçim vaatleri havada uçuşmaya başladı. “Halkın yerel yönetimlerden çözmesini beklediği sorunlar nelerdir?”, “Yerel yönetimleri halkla birlikte yönetmek nasıl mümkün?” sorularına ise yanıt arayan yok.

Üstenci ve halkı politikadan soyutlayan bu anlayışa karşı alternatif bir çalışmanın başlangıcı olarak hazırladığımız anketimizle yola koyulduk. Etimesgut ve Sincan ilçesine bağlı Ertuğrulgazi ve Oğuzlar mahallelerinde uygulamak üzere bir anket hazırladık. İki ilçenin sınırında komşu ve iç içe geçmiş bu iki mahallenin sorunları ortak ve farklı belediyelere bağlı olmaları nedeniyle pilot yerler olarak belirledik.

Çaldığımız kapıları genellikle kadınlar açtı. Dolayısıyla anketin 4’te 3’ünü kadınlarla yaptık. Ankete katılan kadınların 3’te ikisi ev kadını diğer 3’te biri ise işçi, emekli, memur, çiftçi ve işsiz kadınlardı. Erkeklerin ise 6’da biri öğrenci, 6’da üçü işçi, 6’da ikisi ise emeklilerdi.

ÜCRETSİZ KREŞ VE YAŞLI BAKIM EVİ YAPILSIN

Ankete katılanların tamamı her iki mahallede de geceleri de açık olan ücretsiz kreş talebini dile getirirken, Sincan ve Etimesgut ilçe belediyenin modern, donanımlı yaşlı bakım evi açması gerektiğini söylediler. Oğuzlar Mahallesi’nden ankete katılanlar ise pazar yerinin acil ihtiyaç olduğunu belirtirken, pazar yeri yapılması konusunda mahalleli ile birlikte çalışma yapmayacak muhtar adaylarına oy vermeyeceklerini söylediler.

ALT YAPI VE ULAŞIM YETERSİZ

Ankete katılanlar her iki mahallede de özellikle sabah ve akşam saatleri ile hafta sonlarında ulaşım güçlükleri yaşandığını, EGO otobüsleri ve minibüs sayısının artırılması gerektiğini ifade ettiler. Sokak ve caddelerde aydınlatmayı anket katılımcılarının yüzde 50’si yeterli bulurken ilçe belediyenin sosyal yardımlarına ilişkin soruları ağırlıklı olarak “fikrim yok” şeklinde yanıtladılar.

‘ENGELLİ ÇOCUĞUM BÜTÜN GÜN EVDE’

Çocuklara yönelik belediye hizmetlerine ilişkin sorulara ise ağırlıklı olarak “yetersiz” yanıtı verilirken, az da olsa bu konuda fikrinin olmadığını belirtenler de oldu. Engelli çocuğu olan bir anne: “Belediyenin engelliler için hiç özel bir etkinliği yok, ilçe alt yapısı engellilere göre yapılandırılmamış. Bütün gün çocuğum evden, odadan dışarı çıkmıyor, sosyalleşemiyor” dedi.

KADIN LOKALİ YENİDEN AÇILSIN!

Oğuzlar Mahallesi’ndeki katılımcıların tamamı, kadınların bir araya gelebileceği sorunlarını, günlük sıkıntı ve sevinçlerini paylaşabileceği, hizmetlerin belediye tarafından ücretsiz karşılandığı bir kadın lokaline ihtiyaç olduğunu belirtirken, Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki anket katılımcılarının tamamı ise var olan kadın lokalinin pandemide kapatıldığını, kadın lokalinin yeniden açılması gerektiğini ifade ettiler.

SAĞLIK TARAMASI YAPILSIN

Kadın ve çocuklara yönelik sağlık taramalarının yapılması gerektiğini vurgulayan anket katılımcılarının 3’de birinin ise muhtarlık tarafından duyurulmadığı için var olan sağlık taramalarından da haberdar olmadıkları gözlemlendi. Sağlık Bakanlığının yanı sıra ilçe belediyelerin de kadın ve çocuklara yönelik sağlık taramaları yapması gerektiği belirtildi.

BAKIM KADINLARIN ÜZERİNDE BÜYÜK YÜK

Anketimizi yapmaya devam ediyoruz. Yaptığımız anket bir kez daha gösterdi ki evde yaşlı ve çocuk bakımı kadınların üzerinde büyük bir yük. Kadınlar ev işi, yaşlı ve çocuk bakımı derken eve hapsoluyor, mahalle hatta sokak dışında ilçe merkezine bile gidemez hale geliyor. Ev ekonomisine katkıda bulunmak için evden yapabilecekleri veya yarım gün çalışabilecekleri düşük ücretli, esnek çalışmaya da mahkum ediliyor. Bu noktada yerel yönetim anlayışının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Kreşlerin kar amaçlı özel sektöre bırakıldığı ve yaşlı bakımını devletin kamu hizmeti olarak sunmaması muhtarlıklara bu konuda yapılan başvuruların çokluğundan da anlaşılmakta. Dolayısıyla çocuk ve yaşlı bakımının işçi ve emekçi aileler için yoksulluğun derinleştiği bu koşullarda daha zor ve çekilemez hale gelmekte. Bu hizmetlerin belediyeler ve/veya devlet tarafından halkın kolayca ulaşabileceği şekilde verilmesi, karşılanması gerekiyor.

BAKIM EMEĞİ TOPLUMSALLAŞTIRILSIN

Hayal gibi görünen çocuk ve yaşlı bakım merkezleri gerçekten bir hayal mi? Geçmişte Sovyet deneyimine baktığımızda ev işlerinin, çocuk ve yaşlı bakımının toplumsallaştırıldığını ve devlet tarafından ücretsiz olarak bir halk hizmeti olarak verildiğini görüyoruz. Sovyetlerde toplumsallaştırma bununla da sınırlı değildi, aynı zamanda emperyalist savaş, iç savaş ve dış müdahalelerin yol açtığı çocukların evsiz kalması, ailesini kaybetmesi ya da çocukların bakımsızlığı, sokağa terk edilmişliği de kapsayan tüm çocukların bakım ve eğitimini kapsayan toplumsallaştırmadır.

Fotoğraf: Canva Pro Kolaj