Tez-Koop-İş Samsun Şubesinde örgütlü kadınların gündeminde çalışma yaşamında pandeminin artırdığı yükle birlikte İstanbul Sözleşmesi de var...

Ömrünün büyük bir kısmından kocasından şiddet gören Gertruida Baartman bu çiftliklerde sezonluk çalışan binlerce kadın işçiden biri.

“Yazmanın tek bir gerekçesi olabilirdi, o da insanların birbirilerini anlamalarına yardım etmek” John Steinbeck

Bir arkadaşım gece eşiyle çok şiddetli bir tartışma yaşamış. Bütün gün morali bozuk çalışmasına rağmen eyleme arkadaşlarını da toplayarak geldi. Eylemde fotoğraf çekip sosyal medyaya attı. Sonra...

‘Yasak ilanıyla birlikte hayatımız altüst oldu. Oğlum sağlıklı bir çocuktu aslında ama Sur olaylarından sonra uyuşturucu bağımlısı oldu.’

‘Seçimlerde Ak Parti’nin sandık görevlisiydim, oy verdim. Çocuğuma bez bile alamıyorum. Şimdi İstanbul Sözleşmesi’ni de kaldırınca bunların gitmesi için elimden ne geliyorsa yapacağım.’

Sosyalist bir kadının kaleme aldığı bu kitap, bugün de kadın işçilerin özgür bir yaşam hayalinin yollarını aydınlatıyor.

Evde de huzur yok. Eşiniz işsizse, borcunuz varsa vah halinize. İşçi evlerinde araştırılsın kadına yönelik şiddet bayağı fazlalaşmıştır. Ben bir yılda iki kez dayak yedim.

İşten dönerken o yorgunluğun üzerine en az 3-4 markete bakıyorum hangisinde daha ucuza ürün bulurum diye. Hafta içi nerede daha ucuz domates varsa oraya gidiyorum, çalışmadığım gün de sos yapıyorum.

Sincan OSB'de küçük bir fabrikada çalışan tek kadın olmak nasıldır dersiniz, hele de erkekler işlerine geldiği gibi davranıyorsa.

'Öncesinde tiyatro izlemeyi çok sevmezdim ama bizzat bir parçası olunca tiyatroya olan bakışım da değişti.'

Ayla engelli çocuğu olan, yaşam koşullarının yükünü daha da arttırdığı bir kadın. Ekonomik sıkıntıların da evdeki kavganın da şiddet olduğunun farkında. Buna karşı ise ‘Birlik olmamız lazım’ diyor.

Adile Doğan, işçi kadınların ortaya saçılan devlet-mafya- sermaye düzenindeki kirli ilişkilerle ilgili tartışmalarına dair izlenimlerini yazdı.

Bir dokunduğumuzda bin ‘ah’ işittiğimiz kadınların kimi işsiz, kimi bulduğu işlerde zorlu koşullara rağmen çalışıyorlar...

Yeni mezun kadın mühendisler sefalet ücretlerine, sürekli ayrımcılığa maruz kalarak çalışmak zorunda bırakılıyor. İşyerinde ‘beyaz yakalı-işçi’ gerilimini ortadan kaldırmanın formülünü veriyor Açelya.

‘Kadınlar olarak en ufak bir talebimizde ya karşılık bulamıyoruz ya da uzun süre beklemek zorunda kalıyoruz. Bu yüzden daima bir arada olup... örgütlülük bilincinde olmalıyız.’

Çimse-İş Sendikası işçiye değer vermeyen, işçilerin kendilerini sorgulamasından rahatsız olan patron yanlısı bir sendika. Sendikalı işçiyiz ama sendika hiçbir zaman yanımızda olmuyor.

İki kadın metal işçisi yeni yıl dileklerini anlatıyor birbirine: ‘Yoruldum artık, her gün aynı şeyi yapmak, kurulmuş saat gibi davranmak çok sıkıcı. Çalışma koşulları düzelsin, daha mutlu oluruz’

Asgari ücretle çalışan bir işçinin bir günlük tatil yapabilmesi için dört gün çalışması gerekiyor. O yüzden plan var, tatil yok.

Aydın’da Güzelhisar KYK yurdunda Zeren’in asansör faciasından ölümünden sonrası biz tepkimizi göstermek için yurttan aşağı indik. Üç gün üst üste kampüsün içindeki tüm yurtlarda eylem yaptık.

Editörden