Bilim alanında kesintiler toplumsal cinsiyet çalışmalarını vuruyor, sağlık emekçisi kadınlar vahşi şiddetle karşı karşıya, sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesi kadınları iyice güvencesiz bırakacak.

'Üzerimizdeki yükün altında zaten eziliyoruz yıllardır, bu kadar sorunun içinde çocuklarımızın eğitimi de bize devredilmiş durumda.'

Hastanede çalışan, asgari ücrete tabi olan İşçi Satı, gündüz hastane mesaisinde gece ise daha fazla kazanabilmek için nöbette. Bu süreci çocuğuna hasret geçiren Satı, daha iyi yaşam koşulları istiyor.

17 yıllık bir hemşire anlatıyor: ‘Darp, küfür, ölüm biz sağlıkçılarla birlikte anılan durumlar oldu. Mesleğimizi güven içerisinde yaptığımız, işimize saygı duyulduğu bir ortam istiyoruz.’

Kocaelili kadınlar, illerindeki tüm kadınları, meclis’e sunulan Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısını konuşmak ve tartışmak üzere buluşmaya çağırıyor.

Kadın işçilerle temmuzda asgari ücrete zam yapılmaması, tasarruf genelgesinin sonuçları, hükümetin OVP’si üzerine görüştük.

Gıda işçisi kadınlar anlatıyor: ‘Aslında bizim çalıştığımız, yorulduğumuz bundan kat kat fazlası eder de bunu bile çok görüyorlar. Biz yoruluyoruz onlar yiyorlar.’

Çanakkaleli kadınların 8 Mart yürüyüşüne deprem nedeniyle göç eden kadınlar da katıldı. Hükümet politikalarını eleştiren kadınlar, dayanışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Bir tarafta bizler, bir tarafta karanlık. Önümüzde sandık var. Biz seçimimizi hangisinden yana kullanacağımızı biliyoruz. Mücadelenin yeni başladığını da...

‘11 yıl önce başladığımız bu yolculuk, hiçbir zaman yalnız yürümediğimiz bir yolculuk oldu. Birlikte sürdürdüğümüz örgütlü mücadele bizim ne kadar güçlü olduğumuzu yeniden gösterdi.’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kadınların ‘boşandıktan sonra yeniden evlenebilmek için 300 gün beklenmesi koşulu’ ile ilgili kararında, bunun ayrımcı bir uygulama olduğunu söyledi.

Çalışabilir kâğıdını patronuna, müdürüne, şefine, insan kaynaklarına vs. veren kişi, çalışmasına engel olmadığı halde, iş ortamında bilinmesini istemediği kişisel durumunu bildirmek zorunda kalır...

Metal işçisi bir kadın anlatıyor; Krizle üzerimizdeki baskı arttı, bir kadın arkadaşımız sinir krizi geçirdi. Geriye dönüp bakıyorum da yıllarımızı, sağlığımız kaybetmişiz. Artık mücadele zamanı...

Eyüp Genç Hayat Grubu genç kadınları 3 hafta sürecek kadın çalışmaları atölyesinde buluşmaya çağırıyor.

'Benim başörtüme karışmasınlar istediğim gibi yaşayayım' derken benden farklı kadınların kötü şartlarda yaşamasını istemiyordum. Ben de aynı durumdayım. Okul bittikten sonra hiçbir gelecek görmüyorum.

Siz de kendi ayakları üstünde duran, pes etmeyen, bulunduğu zorlu koşullarda hayata başkaldıran güçlü kadınların hikâyesine şahitlik etmek ister misiniz?

Bursa’da kadınlar neden barış istediklerini anlatıyor: “Bu savaş bizim savaşımız değil, ama barış hepimizin olacak. Hiçbir vatan bir insanın canından daha değerli değildir.”

Yeni bir yılı karşılamak üzereyken biraz daha sevgi, dayanışma için; aşımızı, işimizi çalanlara daha güçlü haykıralım. Hayallerimizin kaybolup gitmesine izin vermeyelim.

Okuldaki şiddet sadece okulla ilgili bir sorun değil. Çocukların geleceği, şiddet sarmalıyla örülü gündelik hayatın içinde ailenin ya da okulun inisiyatifine bırakılamayacak kadar mühim.

‘Fazla mesai yapıyorlar. O da yetmiyor. Üzerine bir de geçinebilmek için ek iş yapan işçi kadınlar, çocuklarına nasıl vakit ayıracaklar?’

Editörden