Patron Ahmet Aslansoy'un cinsel saldırısına uğrayan işçi kadına "itibarı zedeleme" soruşturması açıldı. Sanık patron polis koridorunda korunurken, kadın işçinin kararlı mücadelesi simge oluyor.
Bir avuç sermaye grubuna, iktidar çevrelerine aktarılan her kaynağın, aslında kadınların temel talepleri ya da eşit yaşam hakkı için kullanılmayan kamusal kaynaklar olduğu bir gerçek.
‘Güven, yalnızca birilerinin bize sağlayacağı bir his değil; haklarımızı birlikte savunabildiğimiz, sözümüzün karşılık bulduğu, birbirimizin arkasında durabildiğimiz koşullarda yeniden kurabileceğimiz
‘Sen burada ölsen bile ses çıkaramazsın’ diyorlar. Bu durum hepimizi korkutuyor. En ufak bir ses çıkardığımızda bizi işimizle tehdit ediyorlar.’
‘Biliyorum ki kadınlar birbirine sahip çıktığında, yalnız olmadıklarını gördüğünde daha güçlü oluyor.’
Toplumun ‘düşmüş’ kabul ettiği kadınların zorla alıkonulduğu Magdalene Çamaşırhaneleri, bugün hâlâ yüzleşilmeyi bekleyen büyük bir toplumsal enkaz bıraktı.
Kadınların tarihsel kazanımları sınıfsal içeriğinden koparıldığında, sistemin kendini en saldırgan biçimde yeniden üretmesinin aracına dönüşebiliyor...
‘Siyaset yapanı al, LGBT’yi al, sanatçıyı al, gazeteciyi al... Peki ya yıllardır vurgun yapanlar ne olacak? Onlara gık denmiyor.’
İşçi bir kadın boşanmak için iki yıldır uğraşıyor, kanser tedavisi gören bir annenin kızı yoksulluk nedeniyle MESEM’e gitmek istiyor. İşte iktidarın ‘güvende’ dediği ailelerin gerçek tablosu.
10 Ekim 2015 günü gerçekleştirilen katliam AKP’lilerin bizzat ifade ettiği ‘400 vekili verin bu iş huzur içinde çözülsün, kaos mu istiyorsunuz buyurun size kaos’ sözlerinin gerçekleşmiş hali oldu.
Hangi ilacın kime, ne kadar satıldığını, yıllar önce yasaklanan maddelerin nasıl hâlâ tarlaya ulaşabildiğini, Avrupa'dan geri dönen ürünlerin sonunda kimin sofrasına gittiğini bilmiyoruz.
‘Toplumu, gençleri, okulları şiddetten korumanın yolu onlara güvenli bir gelecek, güvenli bir barınma ortamı, geleceğe dair umutla bakabilecekleri politikalar üretmekten geçer.’
Bir şeylere kılıf uyduruyorlar da yoksulluğa karşı ne yapılıyor? Alım gücünün düştüğü bu dönemde ailelerin kaygıları giderek artıyor.
Eskiden pazarın en taze ürünlerini sabah erken saatte seçerek alırdık. Şimdi ise; biraz daha uygun olur ümidiyle akşam pazarın toplanmasına yakın gider olduk.
'Sana söz veriyorum çocukluğum, bu rüyanın peşini bırakmayacak, sevgiyle bakan çocuklar için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğim.’
Menopoz, kadınların yaşamının doğal bir dönemi olmasına rağmen sağlık sistemi tarafından giderek daha fazla tüketim alanına dönüştürülüyor.
‘Görenler görmeyenlere duyursun! Komşunu da al gel!’
‘Kitap, Filistin’i uzaktan izlenen bir savaş görüntüsü olmaktan çıkarıp insanları, hikayeleri olan canlı bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.’
Çocukların eğitim hakkı, anne babaların ceplerindeki para kadar olmamalıdır. Eğitim her çocuğun en temel hakkıdır.
‘Mesele biraz da Karınca ile Ağustos Böceği hikayesi gibi: Ya kışın ihtiyacım olursa, ne yaparım?’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN



















