Görüyor ve biliyoruz ki bu seçimler yalnızca “Belediyeyi kim yönetecek?” seçimi değildi, şimdi artık daha da çok “Nasıl bir hayat” istediğimizin seçimi haline geldi.

'Aslında emeğinin gücüne inancını kaybeden ve adeta yıkıma uğrayan emekçiler de bu tokat sayesinde kendine gelmişti. Bir şeylerin değişebileceğine dair umutlar yeniden yeşermişti.'

'Ölümden değil yaşamdan yanayız' demek, eşitlik mücadelesini omuz omuza vermek için birbirimizin sesi olacak, en renkli kıyafetlerimizle sokaklarda olacağız.

Bir kuaförde karşılaşıyoruz onunla. Oldukça genç bir kadın ve hamile. Epey memnuniyetsizdi, yüzü hiç gülmüyordu. Kadınların sohbet etmeden duramadığı yerde onda hiç ses yok.

Önümdeki yol puslu ve zor bir yoldu. Nafaka talep etmemiştim, kızlarımın velayeti bana verilmişti ama maddi yetersizliklerden onları yanıma alamamıştım.

Bu halıların her santiminde 1600 ilmek vardı ve günde ortalama birkaç milim yüksekliğinde dokunabiliyordu. Günlük 7,5 lira karşılığında iki büklüm bir halde binlerce ilmek!

İşten atılmanın yasak olduğu pandemi sürecinde Kod 29 ile işten atılma tehdidi ile yüz yüze olan metal işçisi kadınlar çalışma koşullarını ve üzerlerindeki baskıyı anlatıyor.

Tüm çocukların; çocukluklarını yaşaması, okuma heveslerine ket vurulmaması ve hayallerini süsleyen hayatları yaşaması için mücadelemiz hep sürecek!

Menopoz, kadınların yaşamının doğal bir dönemi olmasına rağmen sağlık sistemi tarafından giderek daha fazla tüketim alanına dönüştürülüyor.

‘Kitap, Filistin’i uzaktan izlenen bir savaş görüntüsü olmaktan çıkarıp insanları, hikayeleri olan canlı bir coğrafya olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.’

Çocukların eğitim hakkı, anne babaların ceplerindeki para kadar olmamalıdır. Eğitim her çocuğun en temel hakkıdır.

‘Mesele biraz da Karınca ile Ağustos Böceği hikayesi gibi: Ya kışın ihtiyacım olursa, ne yaparım?’

Pendik Esenyalı’da çocuklarını istedikleri okula göndermek isteyen aileler bir çıkmazla karşı karşıya.

'İşe giderken çocuklarımı evde yalnız bırakmak, çalışırken kameradan çocuklarımı kontrol etmek istemiyorum. Bir şey oldu mu kaygısıyla yaşamak istemiyorum.'

'Okullarda ücretsiz bir öğün yemek verilmesi, gerek sağlıklı nesiller yetiştirilmesi gerekse ailenin gider kalemlerini azaltmak açısından önemli.'

‘5 bin eksik maaş artı 10 bin okul masrafı eşittir eksi 15 bin ile bu haftayı kapattık. Yaşamının anlamı sadece nefes almak haline getirilen tüm kadınların hayatları aynı.’

Devlet her türlü demokratik zemini, grevleri, direnişleri yasaklıyor, gazeteleri, kitapları sansürlüyor ama barıştan bahsediyor…

AKP’nin çeyrek asırlık iktidarı boyunca ‘demokratikleşme’ söylemlerinden aşırı güvenlikçi politikalara uzanan zikzaklı çizgisi, Kürt kadınlarının yaşamında derin izler bıraktı.

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle kadınlara sorduk: “Barış sizin için ne anlama geliyor? Barışı sağlamak için ne gerekli?”

Editörden