Ayşe’nin maceralarından süzülen bu yazı dizisini kadınların duygularını, isteklerini, beklentilerini korkmadan özgürce ifade etmesinin ayıp ya da günah olmadığını vurgulamak için yazmaya başladık.

Her tatil zamanı çalışan annelerin en büyük derdi ‘Çocuğu nereye bırakacağım’ sorusu oluyor. Bu soru(n) sadece kadınlar için mi geçerli? Tabii ki değil. Cevabı bu yazıda.

Ebru’nun zorluklarla ama mücadeleyle dolu hayatı... Önce işsiz kaldı, sonra severek evlendiği adamın şiddetine uğradı, boşandı, sığınmaevinde kaldı, ‘dul kadın’ baskısına göğüs gerdi...

Ücretli izin talep eden işçi kadınlar çalışmak zorunda kalırken çocuklarını ya evde tek başlarına bırakmaya mecbur kalıyor ya da yanlarında işe götürüyorlar…

Eğitim yap-boz tahtası değildir, en küçük bir değişikliğin bile sonuçları bilimsel yöntemlere dayandırılarak yapılmalı. Çünkü birisini bile feda edecek kadar değersiz değildir bu ülkenin çocukları.

Okuyamayan, evlenmek zorunda kalan Duygu anlatıyor: ‘Hayat bize birçok şeyi öğretiyor. Buralarda yaşamak kolay değil.’

İşverenin cebinden beş kuruş çıkmadan çalışıyoruz. Bu program sayesinde 9 aylık çalıştırıp, sonra çıkartıp başkasını alıyorlar. Bizi bedavaya çalıştırmış oluyorlar.

En temel besin maddelerini satın almak giderek güçleşiyor. İş koşuşturması sağlıklı yemekler hazırlamayı zorlaştırıyor. Ama sağlıklı beslenmek hepimiz için çok önemli. Peki ne yapmalı?

Her akşam uyumadan önce evin neresi yaşam alanı olur, nerede çocuklarımla durursam canımızı kurtarırız diye düşünmekten uyku uyuyamıyoruz.’

IFJ, 52 ülkeden 558 kadın gazeteciyle yaptığı araştırmaya göre, kadın gazetecilerin yarısından fazlası Covid-19'a bağlı olarak eşitsizliklere maruz kaldı.

Esenyurt’ta farklı iş kollarından işçi kadınlar hem AKP’nin işçiler için bugüne kadar ne yapıp yapmadığını tartışıyor hem de kıdem tazminatının fona devredilmesini.

‘Çıkarlarımız ortak, ama iş siyasete gelince anlaşamıyoruz. Yanına bir de din faktörü eklenince iyice bölünüyoruz.’

‘Bu fabrikada çalışan yüzlerce kadınız, bizim sorunlarımız ayrıca gündem olmalı. Kadın işçilerle bölüm bölüm toplantılar yapılabilir. En azından kadın komisyonu bu misyonu yüklenip, çaba göstermeli.’

‘İyi ki Eğitim Sendeyiz, dayanışma bizi ayakta tuttu, güçlendirdi, pek çok yeni tecrübeler kazandırdı. Kadınların ne kadar güçlü, inatçı olduğunu gördüm, işte bu umudumu daha da artırıyor.’

‘Hayatındaki sorunlar Fidan’ı dibe çekerken birçok çıkış yolu aradığı bu dönemde birlik olmayı öğreten Gençlik Yaz Kampında kendisini dibe çeken bu girdabın içerisinde tek olmadığını görüyor.’

Kadınların seslerini duyurmaya vesile olmaya, onların çağrısını yinelemeye devam edeceğiz. Çünkü kadınlar için nar çatladı, kuyu taştı… Artık bu saldırılara sabrımız kalmadı!

Suriyeli Rabiya evi geçindirmek için sayacılık yapıyor, elleri paramparça, aklı hep çocuklarının geleceğinde. Yaşadıkları ayrımcılık canlarına tak etmiş, artık korkmadan yaşamak istiyor.

Mahallelerinde kentsel dönüşüm başlayan kadınlar anlatıyor: Kentsel dönüşüme karşı şimdi en önde, mahallemize de sahip çıkıyoruz.

Tek adam rejiminin laikliğe karşı attığı ilk adım okullara imam atamak değil.

Genellikle güçlü kadın karakterler yaratan Şebnem İşigüzel’in dili kimi zaman sert. Satır aralarında dahi olsa, toplumsal olaylara, bu ülkenin gerçeklerine, kanayan yaralarına mutlaka parmak basıyor.

Editörden