Çocuklar için mücadelemiz sürecek
Tüm çocukların; çocukluklarını yaşaması, okuma heveslerine ket vurulmaması ve hayallerini süsleyen hayatları yaşaması için mücadelemiz hep sürecek!

Herkeste bir telaş okullar açılıyor diye. Yeni kayıt yaptıranlar kayıt parası alındığından şikayetçi. Evde birden fazla okula giden çocuğu olanlar okul alışverişinin el yaktığından, almak istediklerini alamadıklarından şikayetçi. Tüm sohbetler dönüp dolaşıyor, okulların açılmasına geliyor. Ama beni en çok etkileyen Fatma ile yaptığımız sohbet oldu.

Misafirliğe gittiğimiz evde karşılaşıyoruz, ev sahibi arkadaşımın komşusu tesadüfen sohbetimize ortak oluyor. Fatma, Adana’nın yoksul mahallerinden birinde yaşıyor. 4 çocuğu var; 3 erkek, bir kız annesi. Geçimini evlere temizliğe giderek karşılıyor. Bel fıtığından ameliyat olduğu için aylardır çalışamıyor, bir an önce iyileşip çalışmaya başlamak istiyor. Kocası çalışmıyor, zaten evde varlığı ile yokluğu anlaşılmıyor, her işle Fatma ilgileniyor.

Sohbet yine geçim sıkıntısı, okulların açılması, masraflar derken koyulaşıyor. En çok Fatma anlatıyor. Ne demişler; aşk ağlatır, dert söyletir. Büyük kızını 22 yaşında evlendirmiş. “Ben 17 yaşında evlendirildim ama kızımı 22 yaşında evlendirdim” diyor. Büyük oğlu liseyi bitirmiş, üniversiteye gitmeyi çok istemiş ama “lisede bile hem çalışıp” hem okumuş. Lise bitince bir pastanede işe girmiş, “Bir yıl boyunca pastanede her işi yaptı ama işi bilmiyor diye maaş vermediler. Şimdi 18 yaşında oldu. Haftanın her günü 2 otobüsle gitti, 2 otobüsle döndü işten. Bir yılın sonunda işi öğrendi diye asgari ücret aldı. O da benim ameliyat dönemime denk geldi yoksa çok zor durumda kalırdık.”

Diğer oğlu 12 yaşında, ortaokula gidiyor. “Bir meslek öğrensin diye onu bu yaz erkek berberinin yanına çalışması için koydum. Bütün yaz çalıştı ama bir lira bile para almadı. Meslek öğreniyor diye sesimi çıkarmadım. Bu sene okula gitmek istemiyor. Hem oku hem abin gibi çalış diyorum. ‘Anne çok yoruluyorum, ikisini bir arada yapamam. Eğer okula gideceksem çalışmam, çalışacaksam okula gitmem’ diyor. Okul masraflarını düşününce galiba artık okula göndermeyeceğim. Zaten okuldan da korkuyorum. Okul önlerinde zararlı madde satan insanlar var. Oğlumla birlikte okula gidiyorum, çıkışta gidip alıyorum. Bana kızıyor gelme diye. Yaz boyunca da arada çalıştığı berbere gidip kontrol ettim.”

ÜÇ HARFLİLER DE EL YAKIYOR

En küçük oğlu 9 yaşında, daha ilkokula gidiyor. Geçen yıl çanta almış oğluna en ucuzundan. Bu sene sonunda yırtılmış. “Pahalısını alamıyorum, ucuzu da fazla işe yaramıyor. Geçen yıl 750 liraya aldığım çanta bu sene bin 500 lira. Defterler vs. dünya para tutuyor.”

Birden söze ufaklık atılıyor: “Anne ben nerede ucuz satıldığını biliyorum” diyor. Gülüyorum, “Nereymiş, söyle bakalım.” Şu üç harfli marketlerin birinin adını veriyor. Fatma da gülüyor. “Çocuk işte” diyor, “Kırtasiyeye gücümüz yetmediği için markete gelen ürünleri almaya çalışıyoruz. Ama orası da bütçemizi aşıyor, bu sene geçen yıla göre daha da el yakıyor. Bir an önce iyileşip işe başlamam lazım ama doktor ‘Tam iyileşmen lazım kendini zorlama’ dedi.”

“Eşin neden destek olmuyor, çalışmıyor?” dediğimizde “Ben hastaneye gittim, doktor ameliyat günü verdi. Hastaneye yatışım yapıldı, ‘Ben bekleyemem’ dedi, çıktı gitti. Ameliyata tek başıma giriyordum. Annemi, ablamı aradım. Tam ameliyata girerken onlar geldi, o da böyle bir adam işte. Daha ne anlatayım size” diyor.

Hayalleri, umutları daha bu yaşta bitmiş, geleceksiz gençler şimdiden ev, geçim derdine düşmüş. Belki bir meslek öğrenip hayata tutunma mücadelesine 10’lu yaşlarda başlamışlar. Annelerin yalnız başına verdikleri hayat mücadelesi, her geçen gün artan hayat pahalılığı karşısında direncini kaybetmeye başlıyor. Bu yoksulluk, yoksunluk sadece maddi eksiklik değil; bir insan hakları sorunudur. Aslında yıllardır yürüttüğümüz “okullarda bir öğün ücretsiz, sağlık yemek” kampanyamız yalnızca bir öğün yemek değil, geçim zorluğu çeken ailelerin çocuklarını okutabilmek için yüklerini bir nebze olsun rahatlatma, çocuklar arasındaki eşitsizliği bir nebze olsun azaltmak içindi. Tüm çocukların; çocukluklarını yaşaması, okuma heveslerine ket vurulmaması ve hayallerini süsleyen hayatları yaşaması için mücadelemiz hep sürecek!

Fotoğraf: Unsplush