Kıtlık hazırlığı
‘Mesele biraz da Karınca ile Ağustos Böceği hikayesi gibi: Ya kışın ihtiyacım olursa, ne yaparım?’

Astrolojiye ve astrologlara inanır mısınız? Bir dönem benim inanmışlığım oldu. (Arada hata yapabiliyorum.) Zamanını tam hatırlamıyorum ama birkaç yıl önce dinlediğim astrologlar, gezegenlerin sıralanması sonucu oluşacak elektromanyetik enerjinin dünyadaki elektrik sistemini etkileyeceğini ve tüm sistemin uzun süre kapanacağını söylemişlerdi. Ben de tedbirli olmam gerektiğini düşünüp eve birkaç gaz lambası, ışıldak ve el feneri aldım, başladım beklemeye. Söylenen tarih geldi geçti, elektrik kesilmedi. Gaz lambası nostalji köşesinde yerini alırken ben de astrolojiye inancımı kaybetmiş olarak yaşamaya devam ettim. 
“Şimdi bu muhabbet nereden çıktı?” diyeceksiniz. Her yıl sonbaharda kış hazırlıkları başladığında bu hikaye aklıma gelir. Sanki kışın açlıktan ölecekmişiz gibi yap yap bitmeyen hazırlıklar bütün eylül ve ekim ayı boyunca sürüyor.
Bundan 5-10 yıl öncesine kadar bu kadar yoğun kış hazırlığı yapmazdık. Biraz erişte keser, salça yapardık; çünkü kışın kış yemeklerini yemeyi severdik. Son yıllarda hazırlığın artmasının bir nedeni de ekonomik zorluklar. Yazın 20 liraya aldığımız domates kışın 100 lirayı geçince kışa ekonomik hazırlanmak da elzem oluyor.

Kış hazırlığı ekonomisi 

Ama iş biraz çığırından çıkmış durumda. Önceleri sebzeleri kuruturduk, sonra buzluğa koymaya başladık. Buzluk yetmeyince 3-5 çekmeceli derin dondurucular aldık; kalabalık ailelerde yanına ikinci buzdolabı da eklendi. Çoğumuzun evinde, kış hazırlığı için yerlerini almış dolaplar ve derin dondurucular var. Üstelik bütün bu masraf ve emeğin sonunda ev halkının memnuniyetsizliği de cabası: “Yine mi fasulye, yine mi patlıcan?” Sen aylarca hazırlan, ev ekonomisini düşün, emek harca; kimseyi memnun edeme!
Kış hazırlığı küçük bütçeyle geçinme kaygısı taşısa da kendi ekonomisini de yaratmış durumda. Normalde haftada üç beş kilo aldığımız domatesi sonbaharda 40-50 kilo alıyoruz; diğer sebzeler de aynı. Onlarca kavanoz, her yıl yenilenen ve fiyatı artan kavanoz kapakları, tam kapanmayan kavanozlardan verilen fireler... Bir de bütün bunları saklamak için alınan derin dondurucular var. TÜRKBESD verilerine göre yurt içi derin dondurucu satışı 2023’te 697 bin 914 iken 2024’te 923 bin 271’e yükselmiş, 2025’te ise 773 bin 863 olmuş.
Kapitalizmin bize empoze ettiği “Ne kadar çok tüketirseniz o kadar mutlu olursunuz” fikrinden biraz uzaklaşınca tabloyu daha net görebiliyoruz. Elbette “Kış hazırlığı yapmayalım” demiyorum. Ama ninelerimizin, annelerimizin, hatta bizim bile beş on yıl önce yaptığımız kadarını yapsak belki bu kadar yorulup bu kadar harcamak zorunda kalmayacağız. Hem ne ninelerimiz ne annelerimiz kışın açlıktan ölmüşler, çok şükür. 
Ben bu sene hiçbir hazırlık yapmamaya karar verdim. (Bu kadar laf ettikten sonra.) Tabii bu kararı alırken de epey düşündüm. Mesele biraz da Karınca ile Ağustos Böceği hikayesi gibi: Ya kışın ihtiyacım olursa, ne yaparım? Sonunda ağustos böceği konumuna düşme kaygısı taşımadım değil. Bu yazıyı yazarken aldığım kararın doğruluğunu hâlâ düşünüyorum. Bence siz de hazırlık yaparken “Acaba biraz abartıyor muyum?” diye düşünün. Dergimizin gelecek sayısında umarım bununla ilgili mektuplar alır, hep birlikte bir değerlendirme yaparız.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül (Arşiv)

İlgili haberler
Kriz kış hazırlığını da, aşureyi de vurdu

Aşure dağıtan tüm kadınların yüzünde hep aynı gülümseyiş var. Bazen birbirimize selam dahi veremeden geçtiğimiz yollardan, bu kez paylaşmayı yeniden hatırlatarak geçmek gülümsetiyor kadınları.


Editörden