Şezlong hayalinden okul alışverişine
‘5 bin eksik maaş artı 10 bin okul masrafı eşittir eksi 15 bin ile bu haftayı kapattık. Yaşamının anlamı sadece nefes almak haline getirilen tüm kadınların hayatları aynı.’

Uzun tatil günlerimizde biriktirdiğimiz anılar, şezlongda geçirdiğimiz keyifli saatler, plajdan çıkıp otelin serin bahçesinde yediğimiz muhteşem akşam yemekleri, çocuklarla yaptığımız kültür gezileri ve tüm tatil boyunca aile fertlerinin biz kadınların üzerindeki iş sorumluluğu alarak bizlere de dinlenme alanı açmaları bu yazı olağanüstü kıldı. Seneye de yapılacak yurt dışı gezimizi planlarken...  
Market kasasındaki kuyruğun başından gelen sesle daldığım hayallerden; elimde yelpaze, ardımda dört farklı marketten satın aldığım indirimdeki kırtasiye ürünleri, çantamda alınacaklar listesiyle uyanıverdim. Tatil diye gittiğimiz aile evinde yaptığımız akraba ziyaretlerinin arasında yedi günlük deniz sefasını bir güne sığdırmak bu hayalleri kurduruyor tabii. 
Dışarısı 39, içerisi 45 derece olan iş yerindeki kadınlar olarak elimiz iş görürken hayaller içinde sonbaharı karşılıyoruz. Çay molamızda çekildiğimiz köşemizde eller internetten sipariş verilecek okul malzemeleri için çalışıyor, maaşların hesaba düşmesiyle hummalı okul alışverişleri tamamlanıp tezgahımıza geçiyoruz. Sohbet derin, sıcaktan tansiyonlarımız çıkmışken okul önlerine 30 bin personel alınacağını anlatıyor Aysel. “Bu kadar personel ev ekonomisine yük” diyor biri. “Doğru tabii, her aileye üç çocuk istenilen ülkede her çocuk için ayrı ücret istenir” deyip çocuk sayısına bölüyorlar masrafı. Keyfimiz kaçıyor şefin sesiyle: “Bu hafta az çalışma olacak, ücret düşecek. İsteyen izin yapsın!” Bizim burada bir hafta izin demek, bütçeden 5 bin eksilmesi demek. Hızlıca planlar yapılıyor. Pazar ucuzlamışken konservelerimizi yapalım; çoluk çocuk, ev temizliği, formaların elden geçmesi, indirimli mağazaları dolaşmak derken oooo çoğu işimizi hallediverdik. 
5 bin eksik maaş artı 10 bin okul masrafı eşittir eksi 15 bin ile bu haftayı kapattık. Yaşamının anlamı sadece nefes almak haline getirilen tüm kadınların hayatları aynı. İsimlerimiz farklı olsa da, işçi ya da memur olsak da aynı kaderin içine mahkum edilmişiz. Eğitim yılının başlamasıyla birlikte dertlerimiz çoğalarak karşımıza çıkıyor. Yapamadığımız tatilin yükünü sırtlamışken gelen sorunlara yer açmak hepimizi yoruyor. Açlık sınırının altında ücretlerle, her bir öğrenciye binlerce liralık okul masrafı ile bu yokluğun içinde hâlâ umudumuzu diri tutuyoruz. Biliyoruz ki yan yana gelirsek üretenin yöneten olduğu bir ülkeyi kuracağız. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan mahalle kreşlerine, insanca yaşayabileceğimiz ücretlere örgütlü bir yaşamla ulaşacağız. En güncel talebimiz olan "okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek" her çocuğumuzun hakkı diyerek mücadelemize devam edelim. 

Fotoğraf: Pixabay


Editörden