Puslu bir yola girmeyi tercih ettim
Önümdeki yol puslu ve zor bir yoldu. Nafaka talep etmemiştim, kızlarımın velayeti bana verilmişti ama maddi yetersizliklerden onları yanıma alamamıştım.

19 yıllık problemli bir evlilik içerisinde güzel olan tek şey 2 kız çocuğumun olmasıydı. Çekilmez evliliğimin sonuna geldiğimizde eski eşime artık evden ayrılması gerektiğini söyledim “Zaten kredi ödüyorum. Kiraya çıkamam” yanıtını aldığımda ödeyecek krediyi değil, ondan ayrılmak isteyişimi hazmedemediğini anlamıştım. Beni çaresiz bırakıp, cehennem hayatını sürdürmemi istiyordu. Ben ise kararlıydım, bu evlilik bitecekti. Eşyalarımı alıp evden ayrıldım. Önümdeki yol puslu ve zorlu bir yoldu. Nafaka talep etmemiştim, kızlarımın velayeti bana verilmişti ama maddi yetersizliklerden onları yanıma alamamıştım.

Bir süre kız kardeşimle kaldım, 6 ay sonra bir ev tuttum. Çocuklarım kendilerini bir yere ait hissetsin istemiştim. Hiç eşyam yoktu ve çevremin yardımıyla eksikleri tamamladık.

Çok geçmeden resmi olarak boşandık. Gündelik işlere giderek hayatımı devam ettirmeye çalıştım. Sonra çiğköftecide düzenli bir iş buldum, haftanın 6 günü mutfakta çalışıyordum, ancak sigortam yoktu. Burada çalışırken sigortalı olduğu için Leke’ye üretim yapan tekstil firmasına girdim. Yaklaşık 8 ay çalıştım, çırak maaşı alıyordum, maaşım asgari ücretten de düşüktü. 7. ayda iş kazası geçirdim, sol elim 170 derece yandı. 1 aya yakın tedavi gördüm. Elim enfeksiyona çok açıktı ve işe devam edemedim.

Çocuklarımı yanıma alamıyordum çünkü kendime yetmeyen bir maaşım vardı. Sonra özel bir hastaneye girdim. Hastanede çalışan kadınların çoğu eşinden ayrılmıştı ve bu kadınların hepsini gece çalıştırıyorlardı. Kadınların çalışması gerektiğini bildikleri için durumu fırsata çevirmişlerdi. Esnek çalışma, baskı, az insanla çok iş yapma, mesailerimizin verilmemesi gibi problemlerin yanında aldığımız ücret asgari ücretti. Gelen baskılara karşı iş yavaşlatma, iş bırakma gibi eylemler yaptık. Yaşanan başka bir sorun sonrası bana tutanak tuttular ve savunmamı istediler. Oradaki baskı ve stresi de kaldıramayarak istifa ettim.

Şimdi bir özel şirketin mutfağında çay, kahve yapıyorum. Asgari ücretle geçiniyorum, daha doğrusu geçinemiyorum. Hele de ekonomik krizle daha da geçinemez hale geldim.

Boşanalı neredeyse 5 yıl oldu. Hâlâ çocuklarımı yanıma almak istiyorum. 40 yaşına kadar çalışmamış olmak, bir nitelik geliştirememek, aldığım ücretin yetmemesi ve bir aileye bakacak durumda olamamak çok zor. Asgari ücret, bir de üstüne bu kriz kadınları güvencesiz, çocuklarından uzak bir yaşama savuruyor işte. Sadece günü kurtardığımız, sosyal yaşamın olmadığı bir hayat yaşıyoruz. Maalesef bu devlet kadınları korumak yerine onları çaresiz bırakmayı tercih ediyor.


İlgili haberler
Şiddete karşı direnen Dilber, şimdi kendi işini ya...

Dilber şiddete karşı direnmiş bir kadın. Kadınların özgürlüğün kendi elinde olduğunu düşünüyor ve o...

Kocamın bana her gün tecavüz etmesine göz yumdum ç...

Son birkaç haftadır, “Bu hikayeyi kendime mi saklasam, çok mu konuştum acaba?” diye sorguluyordum, a...

Birileri nafaka hakkında mı konuşuyor!

Okuyacağınız yazı bir nafaka hikayesi, evet. Ancak anlatılanlar sadece boşanmış bir kadının değil eb...