1 kutu bebek mamasını bulup buluşturamayan, bunu büyük bir sorun haline dönüştüren, bir kadını “korunduğu” bir mekanda prematüre bebeğine uygun zorunlu mama için çırpındıran bir tablo var karşımızda!
Bugünlerde en çok eğitim sistemini sorguluyorum, bir de ‘her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok’ diyen politikacıları...
Bana öğretmenlik yaptırmadılar şimdi de zar zor girdiğim hastanedeki işimi elimden alacaklar
‘Et yüzü göremiyoruz. Önceden 1 tavuk alıyorduk, şimdi onu da yapamıyoruz. Herkes öyle, ben yalnız değilim.’
Taşa değen ayaklarımız, sendelemekten yorulmuş bedenlerimiz, dönen başlarımız kendine gelsin artık. Gelin birbirimize bakalım! Bize dayatılan paranoyalarla değil, hayatın gerçek dertleriyle konuşalım.
Balkona çıkıp hava almak, aynı zamanda bir sosyalleşme, dert paylaşım alanı da olmuş durumda. Ee buyurun korona günlerinde balkondan sohbetlerine...
Genç kadınların ‘Artık geçinemiyoruz’ çığlıklarından en çok öne çıkan sorunun ekonomi olduğunu anlayabiliyoruz.
Yapılması gereken, erkek egemenliğinin baskın olduğu sendikalarda, bu engellerin ortadan kaldırılması için nasıl politikalar geliştirileceğini, hangi taleplerin öne çıkarılacağını ele almak olmalıdır.
‘Kadın neden şimdiye kadar ayrılmamış?’, ‘Nasıl böyle biri ile birlikte olabiliyor?’… gibi soruları ele alışımız göstereceğimiz dayanışmayı, şiddetin karşısında alacağımız net tutumu da belirliyor.
Erdoğan’ın, geçenlerde yabancı yatırımcılarla yaptığı bir toplantıda sarf ettiği, “OHAL’i fabrikalardaki grevlere müdahale için kullandıkları” şeklindeki sözlerini Sincan'da işçilerle konuştuk.
Buradan bakınca annemin finansal okur yazarlığı Özgür Demirtaş’a taş çıkartır. Yıllarca asgari ücretle 3 çocuklu ev geçindirmiş…
İstanbul, Küçükçekmece’de sohbet ettiğimiz işçi kadınlar sokaktan aldığı umutla konuşuyor. Ancak kadınlar, ‘bu kadarı yetmez’ diyor. Kadınlar, ‘birleşelim, iş durduralım, hayatı durduralım’ diye ısrar
‘Asgari ücret yeterliyse, Şimşek asgari ücret alsın. Hem devlet tasarruf etmiş olur...’
Kimliğimiz, mezhebimiz, dilimiz, savunduklarımız, cinsel yönelimlerimiz, kısacası her şey suç oldu bu ülkede…
Büşra Sanay’ın oldukça başarılı bir gazetecilik çalışmasıyla Türkiye’de ensest gerçeğini tüm yönleriyle gözler önüne serdiği “Kardeşini Doğurmak” kitabına birkaç not...
Etlik Şehir Hastanesi'ndeki kadın işçiler, açıklanan asgari ücreti geçim için yetersiz buluyor.
‘Malatyalı kadınlar İstanbul Sözleşmesi hakkında ne düşünüyor?’, ‘İstanbul Sözleşmesi Malatyalı kadınlar açısından nasıl tartışılıyor’ sorularına yanıt aradık…
Bu tartışmalar işçiler arasında yer yer kavgaya dönüşse de tek ortak gerçek ise; AKP başta olmak üzere siyasete olan güvensizlikleri.
Galiba mesele poşetin paralı hale getirilmesine verdiğimiz tepkiyi, poşetin içini dolduramayacak duruma düşmemize vermemizde.
8 Mart geldi çattı. Tüm takvimlerden, yer kürenin her bir parçasından biriktirdiği eşitlik türküsünü söyleyen kadınların tarihini de yeniden gösterir bize mart güneşi.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















