Dünya 2024 yılına hareketli girdi. Bir yandan Orta Doğu’da süren savaş ve katliam, bir yandan da farklı ülkelerde kadınların hakları için mücadelesi sürüyor.
Açlık sınırının altında yaşadığımız bir dönemde, insanca yaşanacak bir ücret mücadelesi verirken, kadın cinayetleri durdurulsun, çocuk istismarı son bulsun derken tüm gündemimiz savaş oldu.
Sadece bir kişi ve bir hastalık üzerinden bu ülkedeki sağlık sistemi, hastaların karşılaştığı tablo okunabilir.
Sorunlarımız ortak ve her sohbetin sonunda ‘biz birlikte olduğumuz sürece güçlüyüz’ noktasında birleşiyoruz.
'25 Kasım’a giderken sizlere kadın dayanışmasının ve mücadelenin beni nasıl hayatta tutuğunu anlatayım…'
Kayıt paraları, temizlik yükü, artan servis ve kırtasiye fiyatları, yetersiz öğretmen sayısı... Küçükçekmece’de yeni eğitim-öğretim yılı öncesi kaygılar büyüyor.
Fakültede ve yurtta arkadaşlarımızla görüşüp yaşadığımız sorunların değişmesi için ne yapabileceğimizi konuştuk.
‘Biz kadınlara düşen görev her zaman birliğin ve dayanışmanın yaşattığına dair olan inancımızı kaybetmeden yaşamak olmalı.’
Elazığ'da yaşayan kadın muhtar adayları, yaşadıkları mahalleyi kadınların, çocukların ve halkın ihtiyaçlarına göre birlikte yönetmek istiyor.
'Biz kadınlar yediden yetmişe şiddet görüyoruz ve hayatlarımız mücadele ile geçiyor. Ben cesaretimi asla kaybetmedim, kendime olan inancım ile mücadele etmekten de hiç vazgeçmedim.'
'Şöyle açıklayayım size, bir sabah uyanıyorsunuz ve bir kadının canice katledildiğini öğreniyorsunuz. İşte ben de bunları düşünerek çabalıyorum.'
On yıl önce Fatoş’la birlikte bir yufkacı dükkanı açan Filiz, bu küçük dükkanda kız kardeşliği bağını ördüklerini anlatıyor. Tabii sohbetimiz korona günlerine ve istismar tasarısına da uzanıyor.
Biz sesimizi duyurmaya çalışırken bize yapılan baskılar ve bu cinayetlerin, tecavüzlerin sebebini kadınların gece vakti dışarı çıkmasında arayanlar sayesinde maalesef giderek önemsizleştiriliyoruz.
'Bu 25 Kasım, benim ilk eylemim oldu ve bunun devamının da geleceğini düşünüyorum. Çünkü birlikte hareket ettiğimizde, daha güvenli bir geleceği inşa edebileceğimize inanıyorum.'
Emzirme hakkımız, emzirme için özel oda ve izin talebimiz, regl iznimiz, ücretsiz kreş, gündüz tek vardiyada çalışma, 8 Mart ve 1 Mayıslarda ücretli izinli sayılma taleplerimizin lafı bile edilmiyor.
Ekmekçioğlu fabrikasında sendikalaştıkları için işten çıkarılan ve direnişe geçen işçilerin en büyük destekçileri eşleri. ‘Direnişte en büyük güç, yalnız bırakılmamaktır’ diyen kadınlar anlatıyor…
‘Ben ve işçi arkadaşlarım ek zam talebimiz için mücadele etmeye kararlıyız. Bizim keyfimiz kaçacağına Kurukahveci Mehmet Efendi patronunun keyfi kaçsın’
ODTÜ’de aktif ve düzgün çalışan Cinsel Tacizi Önleme Birimleri, üniversitelerdeki kadınların ve LGBTİ’lerin en acil talepleri arasında yer alıyor.
‘Kimseden borç isteyecek yüzümüz kalmadı. Kızım okusun diye borç aldık dershaneye yazdırdık. Kriz yüzünden eşim 3 aydır işsiz. İnanır mısınız 5 gündür kuru ekmek yiyoruz...’
‘ASM’de çalışan hekimler olarak halkın sağlığını ve meslek onurumuzu korumak için üç kez iş bıraktık. Malatya'da iş bırakma oranı düşük de olsa genel olarak katılım iyiydi…’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















