İÇİMİZDEN BİRİ

GÜNÜN PORTRESİ: Gönül Şen Menzel

Ressam Gönül Şen Menzel’i tanır mıydınız? Gökkuşağı tadında resimler yapan, sadece tuvallere değil çevresindeki insanlara da doğanın her bir rengini anlatma telaşında olan özgün ve üretken sanatçıyı?

Dilşad olacak diye: Anneannem

Bazı kadınlar yaşlandıkça, binyıllık bir ağaç gibi köklerini derine, çok derine salarlar. Derinlerde gelişip yayılan köklerinden süzdükleri bilgi, binlerce yıllık toprağın deneyimidir.

Onun adı hepimiz

Bardaklarımızda bekleyen yarım kalan çaylar, etraftaki her şey gibi sessiz, mahzun dinliyor Gülsüm’ü... O ise, odanın her köşesinde, yavrusundan bir iz bulma telaşıyla devam ediyor sözlerine.

3 kuşak erkek şiddetine direnen Ayşe’nin hikayesi

‘Devlet, bakanlıklar kadınlara sahip çıkmadığı için, o kadar kadın hiç yok yere cinayete kurban gitti. Artık bunlar yaşanmasın, kadınlar kendilerini yalnız hissetmesin!’

‘Hoş’ anı değil, kaybolmuş bir ömürdü: Deli Müşerref

O ‘mazbut’, o ‘nezih’, o temiz ailelerin yaşadığı mahalleler (ve köyler), bugünden geriye bakıldığında ne kadar ‘insancıl’ görülürse görülsün koca bir ikiyüzlülüğün üzerinde yükseliyordu.

Engelsiz Ressam: Meliha Bilgin

Kendisi gibi engelli olanlara sesleniyor Bilgin: “Benim gibi engelli olanlar kendilerini eve kapatıp hayata küsmesinler, hayata pozitif baksınlar. Çünkü ben pozitif bakıyorum”

Çalışırken hangi haklarımızı kaybettik?

Geçim sıkıntısı artıyor. Siz de etrafınızda 40 yaşın üzerinde, daha önce hiç çalışmamış ev kadınlarının iş aradığına şahit olmuşsunuzdur. Kadınlar çalışma yaşamına giriyor. Ama hangi koşullarda?

Kader’in çağrısı; Korkmayın!

Vahşi bir biçimde kocası tarafından katledilmeye çalışan Kader’in, içinden güçlenerek çıktığı hikayesini dinlemeye ne dersiniz?

Orda bir köy yok uzakta: Zeynep

Ekmek ve Gül, Zeynep’i benim kalbimde durduğu yerden alıp sahiplenecek, kalpte kalbe ulaştırıp çoğaltabilecek bir mecra; bu yüzden Ekmek ve Gül’ün sevgili kadın okuru, Zeynep’i size emanet ediyorum.

‘Nasıl yapacağız Gülsen Abla?’

13 yaşında oturmuş Gülsen tezgahın başına, şimdi 40’ında. Artık çocuk değil, haklarını bilen bir işçi kadın. ‘Örgütlü bir kadın dalgalı denizde nasıl hareket edeceğini bilir’ diyor...

Eziyetiyle emeğiyle: Kokina

Kokina çiçeği tezgahlarda yerini aldı. Peki bu çiçeğin güzel görüntüsünün ardındaki zorluğu biliyor musunuz? Roman kadınların emeğiyle tezgahlara gelen kokinayı Çiçekçi Selda anlatıyor.

Zeynep’in 24 bıçak darbeli hikayesi

Bu hikaye Zeynep’in ve Zeynep gibi hayata tutunan kadınların yeniden doğuş hikayesi. 24 bıçak darbesine rağmen ölümü, şiddeti, kocayı alt edişin hikayesi...

Kara kaşına kurban: Gönül abla

Ama Gönül… Ah Gönül abla… O hastane odasını nasıl da genişletip hayatın kendisini o odanın ortasına getirip bırakmıştın sen…

Şarkısını yeniden yazan kadın: Sakine

30 yaşına vardığında yaşadığı hayatı hak etmediğini fark eden Sakine, kocasına çocukluğundan beri bağlı iplerini kendi ellerine alır.

Gevri Nine

Yayla yolunda, at sırtında, belinde silahı kadınların önündedir yeri. Köy meydanında, alınan her kararda kabul edilir sözü. Doğum yaptırmak için de koşulur Gevri Kadın’a, dikişe de, baş ağrısında da..

Tüküreyim bahtına: BAHTINUR

İzmir’e ayak bastıktan on gün sonra doğmuş Bahtınur. Adını babası koymuş, bahtı bize benzemesin, nur gibi aydınlık olsun, ışık saçsın diye… Ne baht ama… “Sıçayım bahtına da, nuruna da” derdi sık sık…

GÜNÜN PORTRESİ: Sosyolojinin onur çiçeği Mübeccel Kıray

Türkiye’nin yaşadığı sancılı değişimin toplumsal analizcisi, Mübeccel Kıray’ı yaşamını yitirişinin 10. senesinde saygıyla anıyoruz.

Ağrı’dan Ankara’ya uzanan bir ayakta kalma mücadelesi

Ülkü hikayesinin kadınlara çaresizlik değil, cesaret vermesini istiyor ve bir çağrıda bulunuyor; “Haksızlıklara susmayın, sustukça eziyorlar, kendinize güvenin ve korkmayın...”

Kendi hikayesini değiştirdi, gazeteciliği de...

Rita, şiddet dolu bir evlilikten kurtulup, hayatını cinsiyetçilik ve ırkçılıkla mücadeleye adamış bir kadın gazeteciydi. ‘Sanayinin beyaz saçlı erkek baronları ve uşaklarına’ karşı hep gerçeği yazdı.

Zeliha

Zeliha’nın babası ‘Sarıkamış şehidi’ olmuş. Kıtlık günleri başlamış sonra. Hele de annesi hastalanıp ölünce, hayatta kalma mücadelesi eklenmiş üstüne.