‘Kadınlar olarak en ufak bir talebimizde ya karşılık bulamıyoruz ya da uzun süre beklemek zorunda kalıyoruz. Bu yüzden daima bir arada olup... örgütlülük bilincinde olmalıyız.’
Çimse-İş Sendikası işçiye değer vermeyen, işçilerin kendilerini sorgulamasından rahatsız olan patron yanlısı bir sendika. Sendikalı işçiyiz ama sendika hiçbir zaman yanımızda olmuyor.
İki kadın metal işçisi yeni yıl dileklerini anlatıyor birbirine: ‘Yoruldum artık, her gün aynı şeyi yapmak, kurulmuş saat gibi davranmak çok sıkıcı. Çalışma koşulları düzelsin, daha mutlu oluruz’
Asgari ücretle çalışan bir işçinin bir günlük tatil yapabilmesi için dört gün çalışması gerekiyor. O yüzden plan var, tatil yok.
Aydın’da Güzelhisar KYK yurdunda Zeren’in asansör faciasından ölümünden sonrası biz tepkimizi göstermek için yurttan aşağı indik. Üç gün üst üste kampüsün içindeki tüm yurtlarda eylem yaptık.
‘Bu yüzden çoğu zaman o karanlık caddelerden geçerken ürpeririz. Biliriz ki bu karanlık birimizi yuttuysa diğerimizi de yutabilir.’
Herkesin çözüm için ayrı ayrı fikri var, ancak talepler etrafında birlik olma fikri zayıf. Ama yan yana gelemedikçe, çözüm için birleşmedikçe sorunlarımız çoğalmaya devam edecek.
İşyerinin ekonomik olarak güç durumda olması, hak kazanan işçiye kıdem tazminatı ödenmemesine gerekçe oluşturmaz. İflas veya kapanma halinde de tazminat alınabilir.
Mahmure bir gün okula gelmedi. Bir hafta sonra, okul yolunda karşılaştım Mahmure’yle. Yanında kocaman bıyığı, kırlaşmış saçı, ütüsüz gri takımıyla adeta duman yığınını andıran bir adam oturmaktaydı.
Hiçbir şekilde formasyon eğitimi olmayan, olsa bile görevi okullardaki öğrencileri eğitmek olmayan, ‘sözde’ manevi danışmanlarla mı dengeli bireyler yetişecek?
İktidar, memurlara yarı zamanlı çalışma uygulamasını aile yılı sosu ile önümüze sunuyor. Peki kamu emekçileri bunu yiyecek mi?
Sırtımızı bir dağ gibi duran kadın dayanışmasına yaslıyoruz. ‘Güvenliğimizi’ bahane edip kendi iktidarını düşünenlere karşı, ‘Savaş değil barış istiyoruz’ diyor, barış içinde yaşamayı savunuyoruz.
Çöl Çiçeği filminden söz ediyorum. Waris Dirie’nin kendi hayat öyküsünü yazdığı aynı isimli kitaptan uyarlanmış 2009 yapımı bir film.
Ankara’da Türk Metal’in örgütlü olduğu fabrikalarda sözleşme sürecinde yaşananlar kadın işçilerin pek çok şeyi öğrenmesine de vesile oldu.
Iğdır’dan Ankara’ya büyük umutlarla gelen Ayşe, umduğunu bulamamış. Yaşamla baş etmek için pazarda el işi ürünler satarak geçinmeye çalışıyor.
'Emekçiler ayağa kalktığında hiçbir sözleşme dayatması kader değildir.'
Aylarca işsiz kalan, çocuklarının karnını doyurmak için komşularına giden bir kadın: ‘Bana en zor zamanımda bile elini uzatamayan devletimiz bundan sonra hangi yüzle oy isteyecek?’
İAÜ Kadın Araştırmaları Kulübü, 19 Mart boykotuna katılan üyesine verilen uzaklaştırma sonrası baskılarla karşılaştı. Kadınlar, baskılara rağmen mücadeleyi sürdürmekte kararlı.
Evlilik nedeniyle kıdem tazminatını alarak işten ayrılan kadın işçi, başka bir işte çalışabilir. İşveren ödediği kıdem tazminatını geri isteyemez.
Üniversite mezunu fabrika işçisi Lavin birçok kadın işçinin yaşadığı döngüyü anlatıyor. Lavin bugün işçi kadınların taleplerinin bütüncül bir şekilde çözülmesi gerektiğini söylüyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















