İzmir’den işyeri baştemsilcisi bir kadın anlatıyor: ‘Bastırılmak istendim, susturulmak istendim. Ama sonuçta seçim sandığında işçi arkadaşlarımızın iradesi konuştu.’

‘Az kaldı Mücella abla, kırmızılarımızı giyip kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısını hep birlikte söyleyeceğiz…’

Bugün çocuk parası alıyoruz, yarın buna da göz dikileceği kesin. Metal işçisi kadınlar olarak bunlara karşı bir araya gelelim, sesimizi birleştirelim.

Önümüze konan, karşımıza çıkan tüm bu engelleri aşmak için atalım adımlarımızı, 1 Mayıs’a giderken engelleri bilerek, bunlar karşısında durma cüretini kız kardeşlerimizin ellerinden tutarak gösterelim

Esenyalı’dan görünüm: Çocukları doyurmak için çöp karıştıran anneler, okulda açlıktan baygınlık geçiren çocuklar, öğrencilerini beslemek için evden yiyecek getiren öğretmenler…

Sevdiklerini kaybetmekten, su bile bulamamaya kadar her türlü sorunu yaşayan kadınlar 21 metre karelik konteynerlarda yaşamlarını yeniden kurmaya çalışıyor.

Bizim gibi evine bakan insanları sefalete sürükleyen devlet vekilleri, bizim aldığımız maaşla kaç gün geçinebilecekler acaba?

“Belgüzar tek başına yaşamayı sürdürür evinde. Gözleri sevinçle parlayarak ağırlıyor bizi. Pir Sultan’ın torunlarıyık biz. Acıyı bal eyledik de yedik.”

'Üniversiteli kadınlar eğlenmek için toplandıkları partilerde bile yaşadıkları ekonomik, politik, toplumsal sorunları tartışarak bu mücadele pratiğinden uzak olmadıklarını gösteriyorlar.'

AKP iktidara geldiği günden bu yana eğitim sistemini kendi ideolojik ihtiyaçları üzerinden dizayn ederek, yeni nesli siyasal çıkarlarına uygun biçimde şekillendirmek istiyor.

Kızı tecavüze uğrayan bir annenin yalnız olmadığını hissetmesi ne kadar değerlidir bilir misiniz? Nurten'in de kadınlardan tek isteği var; dayanışma.

Ufak bir tanışma faslından sonra benim soru sormama kalmadan başladık direnişin simgesi olan Özak Tekstil işçisi kadınlarla sohbete. Yaşadıkları farklı ama hepsinin ortak noktaları var.

Filiz Gür ‘Sen yapamazsın’ dayatmalarının ardından bir ışık huzmesi sunuyor: ‘Kırk iki yaşında, nihayet, bana telkin edilen onca negatife rağmen araba kullanabileceğimi/kullanabildiğimi öğrendim.’

Kendimden geçtim ama çocuğum için her an deprem olacak kaygısı yaşıyorum. Belediye binalar sağlam mı diye inceleme yapmıyor. Yapsa da ev çürük çıkarsa nereye gideceğiz?’

İktidar yıllar içinde tecavüzcüleri, çocuk katillerini kendi sistemini sağlamlaştırıcı birer el haline getirdi. Çünkü çürümüş bir sistemde çarklar her zamankinden daha kolay işler.

Tek adam yönetimi her türlü saldırganlıkla emekçi kitlelerin etrafını kuşatmış durumda ama bir yandan da barışın müjdecisi (!)

Ankara Dikmen’de küçük bir çamaşır yıkama atölyesinde çalışan kadınlar yaşanan kriz nedeniyle iş yerlerinin kapanması endişesi içinde ne yapacaklarını kara kara düşünüyor.

‘Sadece yaşamak değil; insanca, adımızla, varlığımızla, her alanda eşit haklarımızla yaşamak hakkımız. Var olanı korumanın yanında; daha da fazlasını talep etmek söke söke almak da görevimiz.’

Beş çocuk annesi, 40’lı yaşlarına yeni gelmiş, tek başına mücadele eden, güçlü bir kadın Rojda. Şırnak Uludere’den Ankara Tuzluçayır’a uzanan hikayesi ile bizlerle…

Narin depremin ağır hasarlar bıraktığı Adıyaman’da 3 çocuğuyla hayata tutunmaya çalışıyor. Öyle bir kadın ki o, hangi kadın başını sokacak bir yer arasa kendini onun yanında buluyor.

Editörden