Bir araştırmada; depresyonun kadınlaştığı, kadınların erkeklerden 2 kat daha fazla depresyona yakalandığı gibi sonuçlar elde edilmiş. Peki neden? Fabrikanın soyunma odasından yanıtlıyoruz...

Her seçimde AKP’ye oy veren PTT çalışanı: Her seçim döneminde ‘sizi kadroya alacağız’ diyerek bizleri kandırdılar. Sonra ‘siz kapsam dışısınız’ dediler. AKP de artık bizim için kapsam dışı.

Ben diyorum ki, komşunu da kap gel. Gel bizimle sen de slogan at. Neden korkacağız ki? İşimizden olacağız diye mi? Alanda olmazsak zaten işimizden olacağız. Bari bir anlamı olsun...

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği pandemi koşullarına rağmen 1 yıl boyunca sürdürdüğü çalışmaları mahallede gerçekleştirdiği şenlikle sonlandırdı. Şenlikten kadınlara kalan kocaman bir dayanışma oldu.

En çok kadınlar biliyor galiba bu ülkede adaletin nasıl bir şey olduğunu. Şiddete uğradığında korkusuz, çekincesiz, sakince adli mercilere gidebileceğini söyleyen kaç kadın vardır acaba?

Aynı sorunları yaşayan aynı dertlere sahip akşama pişirecek aş bulmakta zorlanan kadınların söz konusu siyaset olunca birbirlerine kinle bakmalarının nedenini okumaya buyurun.

Batman’da Uzman Çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne maruz kalarak intihara sürüklenen İpek Er, ilk değil son da olmayacak belki ama, elbet bir gün kadınların mücadelesi bu olayları sonlandıracak...

Kadınlar 14 Mayıs seçimlerini konuşurken nasıl bir ülkede yaşamak istediklerini, bir cumhurbaşkanından beklentilerini daha çok konuşmaya başladılar.

Biz kadınlar; bu öfkelerimizin nedeni olan gülüşlerimizi solduran tüm sorunlarla, içinde bulunduğumuz dayanışmayı daha da güçlendirerek sonuna kadar mücadele edecek kadar güçlüyüz.

‘Kadınlar kimse fark etmese de kayyım direnişinin merkezinde bulunuyordu çünkü gelecek kayyımın ilk icraatının kadın kuruluşlarını işlevsizleştirmek olacağı aşikardı.’

‘Bırakın kaç çocuk yapacağımıza karar vermeyi, önce doğurduğumuz çocuklara sahip çıkın. Eşit, sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılmaları için gerekenleri yapın.’

Çiğli’nin dört bir yanında hizmet veren kadın esnafların dükkanları boş, kendileri kaygılı: ‘Önümü göremiyorum’

Geçim derdiyle açtıkları fırında Havva’nın eşi yorgunluktan yakınmaya başlayınca Havva devralmış işleri. Tüm çalışanları kadın olan fırında ekmeklerini kazanan kadınların sesi oluyor Havva…

‘Çalışan kadınlar yüksek kreş ücretlerini karşılayamayacağı için ya işini bırakıp evde çocuğuna bakacak ya da yarı zamanlı çalışmayla düşük ücretlere, esnek çalışmaya mahkum edilecek.’

Evinin önünde öldürülen Fatma Şengül’ün kızından çağrı var: ‘Kadın katliamlarına sessiz kaldığımız her gün, daha çok eksileceğiz. 28 Ekim’de hep birlikte Fatma Şengül’ün sesi olalım.’

Cumhurbaşkanı “2019’u kadınlar sırtlayacak” diyor. Sırtlayacağımız, kurmak için omuz vereceğimiz bir dünya var elbette. Ama“mahdumlar” gemileri daha rahat yüzdürsün diye değil.

Antep’te işçi kadınlar buluştu. Gittikçe zorlaşan yaşamlarını konuşan kadınlar ‘Bu böyle gitmez’ diyor. Çözümü de birlikte tartıştılar.

Samatya Hastanesinde çalışan üniversite mezunu bir temizlik işçisi kadın anlatıyor: İşimden dolayı gocunmuyorum ama neden okuduğum meslek dalında iş bulamadığımın stresini yaşıyorum.

Bu koşuşturmacada performans sistemi biz işçileri yarış atına çeviriyor. Mesele maaşa gelince kriz diyen işveren, çalıştırmaya geldiğinde üretim azalır diye bir bardak su içmemizi bile izin vermiyor.

İşyerinde 100’den fazla kadın işçi varsa emzirme odası zorunludur. Olmasa bile emzirme odası mescide dönüştürülemez, mescit emzirme odası olarak kullanılamaz.

Editörden