‘Çoğu zaman gece vardiyasından çıkıp hastaneye gidiyor sonrasında hiç uyumadan tekrar işe geliyorum. Bunu bilmelerine rağmen iş yükümü arttırıp, her zamankinden fazla sayıda ürün çıkarmamı istiyorlar’
Aslı, bebeğini ilk koronavirüs vakasının açıklandığı gün kucağına aldı. Kaygılarına devletin ödemediği aşıların sıkıntısı, yalılarından ‘Evde kal’ çağrıları yapanlara duyduğu öfke eklendi.
Bin bir türlü aile baskısıyla yüzleşen Zeynep, kendine yeni bir sayfa açarken hikayesini bizlerle paylaşıyor.
‘Biliyoruz ki ne bu kış uzun sürer ne de ilkbahar gecikir. 8 Mart’ta baharı hep birlikte karşılayacağız.’
Sesi sadece kendi için değil herkes için yüksek çıkan bir kadın Nurcan’ın hikayesi…
Her köşesi katledilen kadınların isimleriyle dolu olan,’Ölmek değil yaşamak istiyoruz’ çığlığı atanların ülkesinde 7/24 etkin koruma politikaları uygulanması gerekirken, yaptığım ihbar yanıtsız kaldı.
Patronlar işçileri iki kat çalışmaya ikna etmek için neler yapıyor neler... Bursalı tekstil işçisi kadınların anlattıkları pek çoğunuza tanıdık gelecek.
Başbakan Binali Yıldırım’ın, daha geçtiğimiz günlerde “Sendikalaşmaktan korkmayın...” çağrısı yaptı. Oysa gerçek Türkiye’de işçiler bir kez daha sendikalaştıkları için işlerini kaybetmekle yüz yüze.
Pek çok öğrenci kalacak yer sıkıntısı yaşıyor; kafelerde ya da AVM’lerde çalışarak, okul lojmanlarında temizlik ya da ütü yaparak yaz okulu parasını çıkarmaya çalışıyor.
Bu 8 Mart başka... Emekçi Kadınlar Günü değil de “Emekçi Kadınların Fedakarlık Günü”ne dönüştürülmek isteniyor bu 8 Mart. Evet, aklımızın ayarlarıyla hiç bu kadar oynanmamıştı.
Bizi bu büyük evin içine yeniden sığdıracak yegâne şeyin paylaşmak olduğunu, dışarıda titreyen insanlar olduğu müddetçe hiçbir kalın battaniyenin bizi üşümekten korumayacağını deneyimledik.
Konserve, kurutulmuş sebzeler, dondurulmuş gıdalar... Kış öncesi hazırlıklar sürüyor ama bu pahalılıkta kışlık hazırlık yapmak bile bütçeleri sarsıyor.
Çocuklar bazen aileye yük olmamak için, bazen de bir gelecek görmedikleri için çalışmayı tercih ediyor. Oysa onların hakkı, iyi bir eğitim almak; öğrenmek, oyun oynamak...
‘Çözüm konuşuyoruz; fabrikada herkesin dilinde idam. Ama ben onaylamıyorum. İdam etsen ne olacak, yapacak olan bunu mu düşünüyor? Bunları ancak biz değiştirebiliriz.’
Ev işçiliği yapmış, geçirdiği iş kazası sonrası büyük sıkıntılar çekmiş, mücadele etmekten vazgeçmeyip hakları için işverenine dava açmış, güçlü bir kadın Minire İnal.
Bir okul çantası ne kadara doluyor?
Her yıl 8 bin çocuk istismara uğruyor. Yılda ortalama 17 bin istismar davası açılıyor. Bu davaların yüzde 45’i mahkumiyetle sonuçlanmıyor. Çocuklar evlendiriliyor. Böyle gelmiş, ama böyle gitmez…
Tüm dünyada sağcı hükümetler, halkın yaşadığı ekonomik sorunlardan, bu sistemin temsilcisi olarak kendileri sorumlu değil de kıskanç dış güçler, göçmenler sorumluymuş gibi konuşuyorlar.
Demir çubukla ateşi karıştırıyor Sevim. Saca dizdiği hamurları dans ettirir gibi oynuyor sonra. ‘Eskiden kuma çok evde vardı’ sözlerini savuruyor ardından...
Sevda’nın sığınma evine ya da geçici bir süreliğine başka bir yerde kalmaya yanaşmamasının altında çok temel bir güdü yatıyor. İfade etmeye çalıştığı şey tam olarak; ‘yaşam hakkının korunması...’
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















