Müfredat gereği öğrencilerimden çocuk hakları ile ilgili düşüncelerini yazmalarını istedim. Türkiye’deki çocuk hak ihlalleri ile ilgili tabloyu onların gözünden aktarmak istiyorum:

“Ülker Abla, kendi ütülediği takım elbiseyle iyi hal indirimi alacak o kocaya kafa tutandır! Ülker abla kimliksiz kadınların kimliğidir…”

Hayat pahalılaştıkça, sokaklar güvensizleştikçe yurtlar öğrencilerin ‘hapishanesi’ haline geldi. Youtube’dan dizi izleyip üç kuruş para için günübirlik işlerde çalışmak hayatın özeti gibi...

Korkuya, baskıya, yok sayılmaya karşı ancak yan yana gelirsek ‘iyi oluyoruz’. Bir kez daha hissettik ki ne çok ulaşacak sesimiz ne çok birbirimizden alacak gücümüz var.

Koca koca, camlı binalarda aslında pencereye de, güneşe de hasret çalışan ‘plaza çalışanlarının’ gerçek dünyasına hoş geldiniz!

Çünkü bugün açısından gençliğin ihtiyaçları, gelecek planları, hedefleri, hayal ettiği yaşam AKP iktidarının çizgisiyle uyuşmuyor.

İktidarın sağlık politikaları birçok halka hizmet veren devlet hastanelerinin bir kısmını işlevsiz hale getirdi. Yap-işlet-devret modeli olan şehir hastaneleri ise büyük sıkıntılara yol açıyor.

'Sıra arkadaşları olarak Rojin için ses olmaya devam ediyoruz; unutmak da unutturmak da yok, mücadelemiz sürüyor.'

Şimdi kız kardeşler, yaz ortasında üşümemek için kolları sıvama vakti. Yaşamak için, emeğimiz için, özgürlüğümüz için harekete geçme vakti.

'Anlaşılan yetkililer, gözlerini gerçeklere kapamayı tercih etti yine. Yarım domatesleri yok sayıp önlüğün beyazına takıldılar.'

Fidan, yemek ücreti dahi almadığı iş yerinde asgari ücretle çalışıyor. Fidan, patronun eline milyonluk harcamaların evraklarını verirken, ona yemek ücretini dahi çok görmesine öfkeli…

‘Çocuğu okula aç giden veliler, liselerde üniversitelerde acıkmamak için su içen, bayılmamak için direnen öğrenciler kızgınlığını, size hangi sözlerle ifade etsin?’

‘Bir çırpıda anlattı Suriyeli kadınlar: Sokakta bize hiç iyi davranmıyorlar, biz aslında sanıldığı gibi Türk vatandaşı değiliz, oy da kullanmayacağız. Neden bize kötü davranıyorlar?’

Yöneticiler tarafından belirsizlik içine sürükleniyoruz. Hepimiz hem psikolojik hem fiziksel hem de maddi çöküntü içindeyiz, tükendik, sesimizi duyun.

'Her çocuğun iyi bir eğitimi alması gerekirken, bizlerin kazandığı üç kuruş ile hayatta kalmak ile çocuklarımızın eğitim hakkı arasında bir tercih yapmamızı istiyorlar.'

Erkek hekim olunca halk “Hocam”, “Doktor Bey” diye hitap ederken, kadın hekim olarak “Hemşire Hanım” ile “Doktor Bey” arasında gidip geliyorsunuz.

Adliyelerde adalet bulamayanlar yahut bulamayacağına inananlar dertlerini bir dilekçeye değil, sosyal medyaya yazarak derman bulmaya çalışıyor. Peki nereye kadar?

Boşandıktan sonra tek başına ayakları üzerinde durmaya çalışan kadınlardan biri tekstil işçisi Aysel.

Genellikle kadın yurtlarının merkezden çok uzak, ıssız yerlerde yapılması; yurt yollarının ışıklandırılmasının zayıf olması... Hepsi dış dünyayı daha da korkunç hale getirmenin yollarından değil mi?

Pazar tezgahı, belediyenin yardım kuyruğu, kışın defalarca kömür yardımı için başvuran kadının evine daha yeni gönderilen kömür... Bunlar seçimle geçimin nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor.

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden