DERGİMİZDEN
MESEM ve yeni eğitim politikaları çocukları okuldan koparıp ucuz iş gücüne dönüştürüyor. Yoksulluk derinleşirken her 4 çocuktan 1’i çalışıyor; devlet ise çocuk işçiliğini meşrulaştıran adımlar atıyor.
MESEM’de 15 yaşında çalışan Deniz ve annesi Sümbül’ün gözünden çocuk işçiliği… Eğitim yerine iş hayatına atılan çocuklar, geleceğini ve güvenliğini tehlikeye atıyor.
Soru artık ‘neden böyle’ değil; ‘nasıl değiştirebiliriz?’ sorusu. Ve bu sorunun yanıtı, hiç olmadığı kadar örgütlü bir yerden geçiyor.
Çalıştığım iş yerinde hijyen, yemek, mola gibi konuların hepsi ayrı bir sorundu. Soyunma odası kapatılmıştı ve biz tuvalette üstümüzü değiştirmek zorunda kalıyorduk. Denetim yoktu, sömürü had safhada
‘O gün orada yalnız değildim hissiyatının ne kadar güçlü olduğunu anladım. Baskılara karşı miras bırakılmış bir mücadelenin parçası olmak, tarifi imkansız bir güven ve aidiyet duygusuydu.’
‘Görünmeyen her şiddet biçimi sürer; fark edilen her şiddet ise sorgulanır, konuşulur ve değişmeye başlar.’
'Önümüzdeki yıl mücadeleyi baskı altına almaya çalışacakları aşikar. Ama mızrak çuvala sığmayacağı için elimizde olan tek şey birlikteliğimiz.'
‘Henüz tam anlamıyla kendilerinde o gücü, birlikte değiştirebilecekleri bir hayat olduğunu hissedemiyor olsalar da yine de her fırsatta yan yana gelmenin yollarını arıyorlar...’
2025 yılı mücadele ve direniş yılı oldu. Kadınlar bu yıl sokaklarda, meydanlarda, fabrikalarda, üniversitelerde hak gasplarına ve kadın cinayetlerine karşı haklarını savunmak için alanlardaydı.
‘Biz ölmüşüz, devletin haberi yok. Devlet eve gireni hesaplamıyor ki çıkanı hesaplasın. Ama patronun cebinden çıkacak her kuruşun hesabını yapıyor’
‘Güvenli kampüs talebimizden cezasızlığın son bulması ya da yeterli ışıklandırmaların yapılması talebimize kadar evde, okulda, yurtta, sokakta her yerde örgütlülüğümüzü yaşamak için büyüteceğiz.’
‘Umarım bu yeni yıl, düşlediğimiz günlere gebedir. Umarım 2026, daha eşit, daha adil, daha özgür ve insanca bir yaşamın kapısını aralar.’
‘Yeni olanın bizleri peşinden sürüklediği, umudun içimizi kalabalıklaştırdığı, sevinçle geçecek nice yıllarımız olacak çünkü çaremiz umudumuz.’
Peri Tekstil işçisi Meral 2026 yılından beklentilerini yazdı...
Dergimizin yıl sonu envanter sayısına katkı olması dileğiyle kaleme alınan bu mektup, bireysel mutsuzluğun toplumsal bir bunaltı çağına dönüştüğü bir yılın muhasebesini yapıyor.
Bu trajediye neden olan koşulların bir kader olmadığı ve tek mecburiyetimizin dayanışma olduğu gerçeği, hayatları birbirine benzeyen işçilerin hikayelerinde gizli.
Smart Solar işçisi Birgül Ünsal, düşük ücret dayatmasına karşı grevde özgürlük ve adalet için direnen kadınların sesi oluyor: ‘Korkmamız gereken tek şey, hakkımızı aramamak.’
İşçi sınıfının geçmiş kuşaklarının mücadele mirasını devralmanın, büyütmenin ve sonraki kuşağa devretmenin bir aracı olarak emeğin edebiyatına ihtiyacımız var...
Astım ve bronşit hastası olmasına rağmen çalışmaya devam eden işçi, boşanma sonrası tek başına ayakta durma mücadelesini, borç batağını ve çocuklarının güvencesizliğini dile getiriyor.
Tekstil işçisi Fatma Çelik, Tokat'taki Şık Makas fabrikasındaki 9 yıllık çalışma hayatında yaşadığı baskıyı, zorbalığı anlatıyor...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN










































