yoksulluk

Salgın sürecinde 520 kadının yoksulluk, şiddet, taciz ve istismar şikayetleriyle başvuruda bulunduğu Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği rapor hazırlayıp hükümete seslendi.

Rosetta özelinde anlatılan bu yaşam mücadelesi, bugün pandemi ve krizin kıskacında geleceğinden kaygı duyan milyonlarca Türkiyeli genç kadına oldukça tanıdık gelecektir…

Hükümet bütçe görüşmelerinde ülkenin açlık ve yoksulluk gerçeğini yok saysa da boğazına kadar borç, sömürü ve fakirliğe batmış kadınlar haykırıyor: Artık nefes alamıyoruz!

‘Kuru ekmek karın doyurur’ siyaseti yürütenlere işçi mahallesi Esenyalı’dan kadınların cevabı var: ‘Karnımız yalnızca kuru ekmek yemekle doymuyor!’

Sema, işsizlik nedeniyle dayanacak güçlerinin kalmadığını, faturalarını ödeyemediklerini, sularının kesildiğini, ailedeki hastalarına bakamadıklarını, karınlarını dahi doyuramadıklarını anlatıyor...

Pandemi süreci işçileri işten atma, ücretsiz izin, yoksullaşma gibi tehlikelere daha da yaklaştırırken kadınlar da bu ihtimaller üzerine evde B planları yapıyor, tasarruf tedbirleri uyguluyor.

Pandemi sürecindeki ücretsiz izin uygulaması fiili işsiz sayısını da arttırdı. İşsiz nüfusun büyük bir kısmını oluşturan kadınlar herkesin borç içinde, krediye bağımlı bir şekilde yaşadığını söylüyor.

‘Faturanı ödemediğinde elektriğin, suyun kesiliyor arkasından kapına icra da geliyor. Faturadan kısamıyorsun. Ama et yiyeceğime makarna pişireyim diye düşünüyorsun. Ne yedin diye kimse sormuyor sana.’

Aylarca işsiz kalan, çocuklarının karnını doyurmak için komşularına giden bir kadın: ‘Bana en zor zamanımda bile elini uzatamayan devletimiz bundan sonra hangi yüzle oy isteyecek?’

İki göz odada yaşayan üç çocuklu aile marketin son kullanma tarihi geçmiş, çöpe atılanlardan yemek yapıyor, halk pazarı kaldırılınca yerdeki meyveler topluyor. Bebek için alelade bez kullanılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Evimize ekmek götüremiyoruz’ diyen esnafın sözlerini ‘abartılı’ olarak nitelerken Samsun’da bir kadın 3 günlük bebeğini yoksulluk sebebiyle sokağa bıraktı.

Deprem kaygısıyla çadırlara sığınanların çoğu, pandemi döneminde ya işsiz kalmış insanlardan oluşuyor ya da kazancı insanca yaşamaya yetmiyor.

Ayla engelli çocuğu olan, yaşam koşullarının yükünü daha da arttırdığı bir kadın. Ekonomik sıkıntıların da evdeki kavganın da şiddet olduğunun farkında. Buna karşı ise ‘Birlik olmamız lazım’ diyor.

Kötülük diye tarif ettiğimiz bütün günahı bir yıla kestiğimiz sorunların sebebi ne? Giderek artan yoksulluk, şiddet ve çocuk istismarlarının sebebi 2020 mi? Biraz açmaya ihtiyacımız var buraları...

Pandemiyle kağıt üzerinde varlığını sürdüren kreş, bakım evi gibi sosyal hakların eksikliği uzaktan eğitim sürecinde çalışan aileler için şu soruyu daha görünür kıldı: Biz çalışırken çocuk ne yapacak?

Pendik’e bağlı Esenyalı Mahallesi’nde yaşayan kadınların anlattığı ülkede yoksulluğun boyutlarını ortaya koydu. Kadınların ortak noktası ise muhtaç olmaları.

Nereden çıktı bu Hermes çanta tartışması? Gerçeklerden… Hangi gerçeklerden? Geçtiğimiz iki haftaya bakalım….

İzmir'de yaşadıkları yoksulluğun çocuklarını eğitimden mahrum bıraktığını ifade eden veliler yetkililerden ücretsiz internet ve tablet talep etti.

Serpil, büyük bir yoksulluğun içinde çocuklarıyla ayakta kalmak için her yolu deneyen, nihayetinde bu yoksulluktan çıkmak için “eskortluk” yapmaya başlayan bir kadın. Serpil anlatıyor…

Asgari ücretle geçinen bir ailede merdiven silmekten elde ettiği gelir dışında asgari ücretle yaşamaya çalışıyor. Çocuklarsa eğitim için interneti ve tableti olan komşularının evlerine gidiyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.