yoksulluk

İstanbul’daki deprem sonrası evleri hasar gören kadınlar yaşadıkları zorlu süreci anlattı: Mecburen yerin altına taşınmak zorundayım.

Erken yaşta evin yükünü sırtlayan Leyla, evliliğinde de şiddetin yükünü taşımış. Bugün kızı için ikinci evliliğini yapan Leyla kadınlara şöyle sesleniyor: Kadınlar kendilerini korumak için savaşmalı.

Kayseri’de krizin hayatlarına nasıl yansıdığını konuşmak için buluştuğumuz kadınlar arasında öfkesini dile getiren ve ‘İnceldiği yerden kopsun’ diyen çok. Bu da, bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor.

Sincan Organize Sanayide çalışan işçi kadınlar art arda gelen zamlara tepkili, ancak işten atılma korkusu da yaşıyor. Kadınlar ‘Bunca yükün altından nasıl kalkacağız’ diye kara kara düşünüyor.

İzmir’de kadınlar, okul masraflarının bel büktüğünü anlatıyor. İçlerinde evinde elektriği kesik olduğu halde okuldan kayıt için lamba istenen dahi var. Kadınların hikayeleri ayrı isyanları ortak...

Kadınlar krizle birlikte sadece daha da yoksullaşmıyor aynı zamanda şiddetin her türlüsüne daha fazla maruz kalır hale geliyor.

Kanser hastası E.C. evliliği boyunca şiddet görmüş. Şiddete dayanamayarak çocuklarını alıp evden ayrılan E.C. hastalığı nedeniyle hem çalışamıyor hem tedavi olamıyor. E.C. dayanışma bekliyor.

Kimisi TV programlarında çıkıp ‘Fasulye pahalıysa yemeyin kardeşim’ diyor, kimisi ‘Ülkede kriz falan yok, hepsi manipülasyon’. Peki kadınlar bu konuda ne düşünüyor?

Geçinemediğini, çocukların masraflarını karşılayamadığını anlatıyor Fatma. Hayatın gerçeklerini, çay ve simit üzerinden bir ailenin geçim hesabını yapanların suratına vuruyor adeta.

Yoksulluğu en derinden yaşayan bir kadın, bir yanda her gün kötüye giden sağlık durumu, bir tarafta her gün daha açlığa mahkum olan hayatı...

Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinden Adile Doğan: Şiddet, yoksulluk, işsizlik kadınların hayatının orta yerinde dururken iktidar koltuk derdinden başka bir şey görmüyor.

Ne beka, ne 20 liralık patlıcan ne mermi ne de 200 gramlık keyif çayı, halkın açlığının, yoksulluğunun önüne geçemiyor.

Bu seçim iki Rabia arasında bir seçim olarak anılacak: Tek Adam’ın rabiası bir yanda, Giresun Eynesil’in Rabiası tam karşısında.

Kuştepe’ de çocuklar geleceksizlikle karşı karşıya, gıda yetersizliği ve barınma koşulları sebebiyle Kuştepeliler bin bir çeşit hastalıkla boğuşurken, işsizlik en temel sorunlardan.

Nuray’ın evinde ne elektrik ne de doğalgaz var. Evin penceresini bile açmıyor üşümemek için. Yardım kömürü bile alamıyor. Tüm bu yoksulluğu üç çocuğu da yaşıyor.

İstanbul’da yaşayan Çoban ailesinin evine aylık 2023 lira ile engelli bakım aylığı giriyor. Bu paranın sadece 1100 lirası kira ve apartman aidatı. Yaşar Çoban taşeron işçi. Melek Çoban ise engelli.

Elazığ’da yaşayan Sakine geçinmek için çöp topluyor. Geçmişte biraz olsun daha iyi olan işleri şimdi daha az, çünkü her geçen gün birileri daha ekleniyor çöp toplamaya.

Ceylanpınar’da kış ortası yazlık tişörtle gezen 5 yaşında dördüz kardeşlerine bir mağazadan ücretini ödemeden giyecek alıp kaçan 11 yaşındaki N.U. hapse girmekle karşı karşıya.

Yardımlar adeta yoksulluğa yama yapılırken Prof. Dr. Meryem Koray, sosyal yardımların kadınları güçlendirmediğine ve yardım değil ‘hak’ talep edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bursa’da yaşayan bir kadın, cebine ‘Çok zor durumdayım, çocuğa bakacak durumum yok. Tek Çarem buydu’ notu bıraktığı 3 yaşındaki çocuğunu bir alışveriş merkezinde terk etmek zorunda kaldı.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.