yoksulluk

Birleşmiş Milletler’in Kadın ve Kalkınma Programı’nın son raporuna göre salgın nedeniyle 2021 yılına kadar 47 milyon kadın ve kız çocuğu aşırı yoksulluğa sürüklenecek.

Ekim sayımızda, tarikat ve cemaat eliyle hayatları karartılan çocukları, pandemi ile birlikte derinleşen yoksulluğu, uzaktan eğitimi, yurtlarda büyüyen çocukların şimdisini tartışıyoruz...

Emekçi kadınlar ‘Hastalanıp ölecek miyiz?’ kaygısını bir kenara bıraktılar, bırakmak zorunda kaldılar. Belirsizlik ve önünü görememek koronadan ya da açlıktan ölmekle karşı karşıya getirdi.

Ankara Dikmen’de küçük bir çamaşır yıkama atölyesinde çalışan kadınlar yaşanan kriz nedeniyle iş yerlerinin kapanması endişesi içinde ne yapacaklarını kara kara düşünüyor.

Ankara Etimesgut’ta kadınlar pandemiyle ağırlaşan ekonomik koşullara eğitimdeki korkunç tablo eklenince büyük sorunlarla karşı karşıya kalmış. Çare ise elde avuçta ne varsa elden çıkarmakta bulunmuş.

‘Çoğu zaman gece vardiyasından çıkıp hastaneye gidiyor sonrasında hiç uyumadan tekrar işe geliyorum. Bunu bilmelerine rağmen iş yükümü arttırıp, her zamankinden fazla sayıda ürün çıkarmamı istiyorlar’

Van’ın en işlek caddesinde mor zemin üstüne beyaz harflerle Kadın Emeği yazılı bir tabela göze çarpıyor. Burası iki kadının emeği, dayanışması ve gücünün dört duvarı!

İstanbul’da konuştuğumuz kadınlar, birikmiş faturalar, ödenemeyen kiralar ve artan borçlarla boğuştuklarını anlattı.

Derin Yoksulluk Ağı’ndan Hacer Foggo, korona sürecinde yoksul kesimin ve çocukların yaşadığı zorluklara dikkat çekerek bu ailelerin devlet ve belediyeler tarafından yalnız bırakıldığını ifade etti.

Yoksula da, şiddetten kaçıp yeni bir hayata başlayana da, sağlık emekçisine de dert oldu! Kadınların omzundaki yüklere ayrıca bir yük bindiren uzaktan eğitimde hem çocuklar mağdur oldu hem anneler…

Parça başı iş yapan ve gecelere kadar çalıştıkları halde sadece 700 lira kazanan kadınlar, çocuklarının eğitiminden salgına kadar türlü endişe yaşıyor.

UN Women ve UNDP tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre, salgın, kadınlar ve erkekler arasındaki yoksulluk farkını derinleştirecek, 47 milyon kadın ve kız çocuğunu yoksulluk sınırına sürükleyecek.

Pandemi boyunca ve sonrasında tedbir adı altında ne yapıldıysa kadınların hakları pahasına yapıldığına çok kez tanık olduk. İşte Kamboçya, Kanada, ABD ve İrlanda’dan örnekler…

İnsanın dünyaya borçlanabiliyor olması akılalmaz bir ayrıntı. Peki şimdi nasıl olacak? Garip bir iştahla her gün biraz daha parlayacak bir bıçağın keskin yüzü gibi bu soru.

İstanbul Pendik’ bağlı Esenyalı Mahallesinde kadınlar Erdoğan’ın buzdolabı ve ekonomi söylemini tartıştı: “150 liraya hurda buzdolabı aldım, aylardır dolabım sebze meyve görmedi.”

Cumhurbaşkanının “Buzdolabı satışları arttı” diyerek gerekçelendirdiği “Uçuştayız” tablosuna tepki gösteren kadınlar, çarşının pazarın yolunu unutmuşken buzdolaplarının nasıl dolacağını soruyorlar.

Milyonlarca işçi ve emekçi işten atılma ve ücretsiz izin dayatmasıyla yüz yüze kalırken yoksulluk daha da derinleşti, kadınların sırtına evi döndürme telaşıyla daha çok yük bindi.

İkitelli’de çocuklarıyla birlikte hayatta kalma savaşı veren Fatmagül ve Sibel’in yaşadıkları, İzmir’den Sevil’in işsizlikle savaşı rakamların gerçek hayattaki karşılığının ne olduğunu gösteriyor.

Hayatını kadınların desteğiyle yeniden kurmaya çalışan Filiz: ‘Ekonomisi uçan ülkede evimizde çay yok, yemek pişirecek yağ yok, çamaşırı elimizle yıkıyoruz. Evde televizyon yok.’

Yoksulluğun belki resmi çok çizilmiştir, belki fotoğrafı da çoktur ama Hatay’dan gelen bu fotoğraf, yoksulluğun, açlığın, kimsesizliğin acısını bir tokat gibi çarpıyor yüzümüze.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.