Sevda Karaca

Sözleşmeden çekilme günü eylem planı: Siz kimi kandırabileceğinizi sanıyorsunuz?

“Kadınların sözleşmeden vazgeçmeme kararlılıklarını ifade ettiği günlerde; sözleşmeden çekilip, aynı gün ulusal eylem planı açıklamasında ikna olunacak, mutlu olunacak bir tek şey bile yok!”

‘Kuvvettedir hak...’

‘Kadınların eşit, özgür, şiddetsiz bir yaşam mücadelesinin, haklarının korunup geliştirilmesinin de esası işçi sınıfının kuvvetindedir.’

Bayat, kokuşmuş, bıktırıcı

‘Bu yol, baskıcı, otoriter, merkeziyetçi, kadın düşmanı tek adam iktidarının işleyişi önündeki aksaklıkları ortadan kaldırmak ve bu iktidarı faşist bir rejim inşasına götürmeye çıkıyor.’

Davul zurnayla tecavüzcü karşılayan ‘toplum’ mu?

Bütün bu vahşi şiddet olayları ve devlet eliyle yaratılan meşruiyet kadınlara kamusal, toplumsal alanlardan çekilmeleri, hak kırıntısı bile talep etmemeleri gerektiğini ‘doğrudan’ söylemenin bir yolu.

Çalışmakla ev içi şiddet arasında nasıl bir ilişki var?

Kadınların ekonomik özerkliğinin olmaması, ev içinde fiziksel ve ekonomik şiddete uğrama risklerini arttırıyor, yani ekonomik özerkliğe sahip olmak şiddet riskini azaltan bir etken.

Bir tarihsel dönemeç; iki farklı gelecek ihtimali

Kadınların hem işte hem evde yükünü ve zorluklarını artıran, kadınları yalnızlaştıran, şiddeti artıran, gelecek kaygılarını perçinleyen bir süreçti pandemi.

Pandemide 25 Kasım: Bugünü doğuran mücadeleyi hatırla!

Pandemi koşullarında ağırlaşan sorunlar bir kere daha gösterdi: ev içinde, ev dışında; yaşamlarımızın maddi koşullarını değiştirmeden bedenlerimizi, haklarımızı, insanlığımızı geri kazanamayız.

Meselenin ‘Köken’ine inen bir eylem kılavuzu

Engels’e göre eşitsizlik, özel mülkiyetin kamusal alana egemen olan erkeğin elinde yoğunlaşması, üretim ile yeniden üretimin, özel-kamusal alanların ayrışması ile bağlantılı olarak biçimlenir.

Kadir Şeker’e verilen ceza: Adalet bunun neresinde?

Şiddeti olağanlaştırma, kabul edilir ve giderek de desteklenir kılma çabasının bir ürünü olan bu karar yalnızca kadınlara değil, tüm topluma açık seçik bir mesaj veriyor…

‘Gül gibi yuvalanan’ tarikatlar, cemaatler

Tarikat ve cemaatlerin at koşturduğu bir toplumsal ekonomik düzen, kadınlar ve kız çocukları… Sevda Karaca memlekette bir ‘gül gibi yuvalanan’ tarikat, cemaatlere dair yazdı.

Patronun haysiyetsiz silahı; Kod 29!

Kod 29; işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneğine hak kazanamadığı acımasız bir işten çıkarma türü.

İstanbul Sözleşmesi bir eşik; o eşiği biz kadınlar geçeceğiz

İstanbul Sözleşmesi, esasen kadınların eşitlik haklarını tümüyle ortadan kaldırmak isteyenler karşısında “eşitlikten vazgeçmiyoruz” sözünü ortaklaştıran somut bir gündem olması dolayısıyla önemli.

İstanbul Sözleşmesi: AKP içindeki tartışmalar neyin göstergesi?

İstanbul Sözleşmesi’nin gündem edileceğinin düşünüldüğü AKP MYK’sı neden ertelendi? KADEM’in açıklamaları ne gösteriyor? Sevda Karaca yazdı…

Dardanel’in çalışma kampından İstanbul Sözleşmesi’ne bir yol var…

Eşitlik, 8 Mart reklamlarında kadına değer verdiğini söyleyip, ilk fırsatta kadınları çalışma kamplarına kilitlemenin, kadınların tüm haklarını gasbetmenin üstünü örtemeyecek kadar bizim meselemizdir.

‘Millet istiyor’culara karşı kadın milletinin ‘hadi oradan’ sözü

İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkacak, hükümetin ve bu gerici cenahın karşısına dikilecek, haklarımızı korumak üzere yan yana gelecek, saldırıları durduracak temel güç nerede? Sevda Karaca yazdı…

AKP döneminde kadının adı kanla yazılıyor

‘Özlem Zengin’e ve partisine, “başörtüsü mücadelesi, dış güçler, darbeciler, millet düşmanlığı” söylemlerine sarmalasa da, geniş kesimlerin artık yalanlarına kanmadığını hatırlatmak gerekiyor.’

Hepsi hepimizin meselesi

Şimdi; çocuk istismarını aklama meselesi yeniden gündemde örneğin... Kadınlara mı havale edilecek mesele? Yoksa topyekûn bir itirazın gündemi mi olacak?

Metal işçisi kadın: Bir belirsizliğe gönderildik, karşımıza ‘hayatından vazgeçilecekler listesi’ çıkarıldı

‘Geçim zaten zordu, şimdi imkânsız oldu. Danışıklı dövüş var; devletle işveren birbirini kollayacak, işçiler pahasına bir orta yol bulacak. İşçinin bütün yükü sırtlanmasını hazmedemiyorum.’

Korona günlerinde kadın emeği

Bugün canımızı kurtarmaya çalışırken bize yaşatılan bu ağır sömürü, korona günlerinin ardından neyle karşı karşıya kalınacağını gösteriyor.

Salgınla artan ev işleri: ‘Normal’i de dehşetliydi!

İçinden çıkılamaz; çünkü aslında kadınların ev içlerinde halletmesi beklenen bu işler bireysel değil, toplumsal olarak örgütlenmesi, karşılanması gereken hayati ihtiyaçlardır!