DERGİMİZDEN

Sosyalizmi kurmak Adem’den değil, Havva’dan başladı

Devrimden önce çalışan kadınlar sadece evlerde hizmetçi ya da çiftliklerde işçiyken, sağlanan eğitimler ve toplumdaki düzenlemelerle artık kadınların binlercesi öğretmen, doktor, mühendis ve dahasıydı

Kötülüklere şiirlerinle yanıt verdik

“Başka anlatılacak ne var ki? Daha güzel bir dünya istiyorum.” Sanırım burada yollarımız birleşiyor seninle. Dediğin gibi “İnsan insanca yaşamak ister sözün kısası.”

Gülüşümüzü eksilttiler, ama asla umudumuzu değil

Biz insanlığın güzel günlerini yaratmak için çıktık yola. Aramızdan ayrılanlara, asla artık yoklar demiyoruz. Her birimiz, bizden koparılanların da umudunu, özlemini sırtlayarak devam ediyoruz yola.

102 can ve oğlum için adalet!

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden Uygar Coşgun'un annesi: Buradan 102 can ve oğlum için; adalet, adalet, adalet diyorum...

Eşitsizlik evde de fabrikada da aynı

Bugün fabrikalarda, depolarda ve diğer çalışma yerlerinde bir sürü kız kardeşimiz eşitsizliğe maruz kalıyor. Bu tür olaylara biz susarsak herkes susar. Susmayalım.

Ayağımdaki nasırın hesabını kim verecek?

Günde 13 saat çalışan genç bir işçi kadın bir gününü anlatıyor ve çalışma temposunun, yaşadıklarının sebep olduğu sorgulamayı: Kim verebilir bacaklarımdaki morlukların, ayağımdaki nasırların hesabını?

Başbakan ‘Sendikalaşmaktan korkmayın’ mı dedi?

Başbakan Binali Yıldırım’ın, daha geçtiğimiz günlerde “Sendikalaşmaktan korkmayın...” çağrısı yaptı. Oysa gerçek Türkiye’de işçiler bir kez daha sendikalaştıkları için işlerini kaybetmekle yüz yüze.

Din adına hem inancımızı hem emeğimizi sömürüyorlar

Fabrikada haremlik selamlık yapıp erkek ve kadınların sigara içtikleri, yemek yedikleri alanları ayırdılar. Türban takmaya zorluyorlar. Ustabaşı bağırıyor; türbanlarınızı bağlayın!

Zaman kısıtlı da olsa bir araya gelmeye değer

Bunca sıkışmışlığın arasında yine de kadınlarla bir araya gelip iş çıkışı kendimize zaman ayırmaya çalışıyoruz. Çünkü işyerindesohbet etmeye ve birbirimizin derdini dinlemeye zamanımız olamıyor.

Gece 3’e kadar, 3 bin parça iş, günde 30 liraya

Fermuar birleştirmeden, bin parça yaparsa ancak 10 lira kazanabiliyor. Günde 3 bin adet yapabilmek için gecelere kadar çalışan Sakine’nin mesaisi uzadıkça uzuyor...

Sadece çocuklarımızın değil ülkenin de geleceği karartılıyor

Eğitimin paralı hale getirilmesi, okulların temizliği ve güvenliğinin yanında velilerin kaygı listesine müfredat da eklendi. ÖVDER olarak herkesi geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

BEKEV’den ‘eğitim’ seferberliği

İzmir’de faaliyet yürüten Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma Derneği Evi eğitimde ve okullarda yaşanan sorunlara karşı eğitim seferberliği başlattı.

Bizden kazanmasalar bizi burada bir saniye tutmazlar

Suriyelilere dönük ırkçı saldırılar İstanbul’un belli semtlerinde kadınlara ve çocuklara büyük korku yaşatıyor. Küçükçekmece Mehmet Akif Mahallesi’nde yaşayanları kadınlardan dinleyelim.

Okullar açıldı, masrafı boyu aştı

“Geçen yıl muhtardan fakirlik belgesi aldım, aidat vermedim ama bu yıl nasıl alırım, alabilir miyim bilmiyorum”

Katil kim?

“Evlilik programlarından sıkılmışken her gün kan revan olayların içinde bulduk kendimizi.”

İrem Derici, Rihanna ve ‘Body Pozitivity’

“Evet konumuz içimizi yiyip bitiren (onu da yiyen ) şişmanlık veya onun gibi şeyler.”

İnsanın insan tarafından sömürülmediği bir dünyada yaşamak istiyorum

Hakkari Yüksekova’dan İstanbul’a uzanan bir yaşam Lorin’inki. Hem açık öğretimde okuyup hem de tekstil işçiliği yapan 25 yaşındaki Lorin, insanın sömürülmediği bir dünya istiyor.

Duygular ve feminist siyaset

Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı öğrencileri ve Dünya Kadın Yürüyüşünün ortaklaşa yürüttüğü bir atölye feminizm atölyesi. Kadınlar bu atölye ile farklı tartışmalar yürütüyor.

Her şeye koştuğumu zannediyorum ama yerimde sayıyorum

“Ben hayalini kurduğum hiçbir şeyi yaşamadım. Küçük bir çocukken hayalim gelinlik tasarımcısı olmaktı. Tasarımcı olmayı bırak ilkokula bile gidemedim. Okula gitmek için çok ağladım ama göndermediler.”

Ekmek ve Gül Eylül sayısı

Elimizin değdiği, gözümüzün gördüğü her kadının karanlığın dayattığı çaresizlik hikayesinin içinden çıkıp yaşama tutunmak için ne kadar büyük bir gayret gösterdiğini görüyoruz...