Bütçe işçi ve emekçi kadınlar açısından daha fazla sefalet anlamına gelirken onların emeğini sömürerek kendisini var eden sermaye için servet vadediyor.
‘Annelerin gözyaşının, çocukların açlığının normalleştirildiği bu düzene razı değilim, razı olmayacağım. Ekmek de bizim, gül de bizim.’
Karamsarlığın etrafımızı sardığı bugünlerde başka türlü ‘aydınlık’ bir geleceği hayal etmek ve aydınlığı nasıl inşa edeceğimizi geçmişten gelip geleceğe ışık tutan bir deneyim üzerinden tartışalım…
‘Emekliliğin herkes için koşulsuz bir vatandaşlık hakkı olması, uzak bir hayal ya da gerçek dışı bir ütopya değil.’
Bu trajediye neden olan koşulların bir kader olmadığı ve tek mecburiyetimizin dayanışma olduğu gerçeği, hayatları birbirine benzeyen işçilerin hikayelerinde gizli.
Genç bir işsiz kadın: ‘Bahaneler arkasına sığınılmış her şeyin güzel ve sorunsuz olduğu görüntüsü çizilmekte lakin öyle değil. Başkalarının çıkarlarının değil, geleceğimizi bizlerin planlaması gerek.’
İzmir’de sağlık ve belediye işçileri: ‘Saraylar varken çocuklarımızın eline poşet verip yurttan çıkardılar’
Avustralya’da okul öncesi ve erken çocukluk eğitimi alanında çalışan eğitimciler ve işçiler son 20 yılın en büyük grevini yaptılar.
İşyerlerinde kadın ve erkek çalışanlar için ayrı tuvalet tesis edilmesi yasal zorunluluktur. İşyerinde bir tek kadın çalışan olsa bile kadın tuvaleti tesis edilmek zorundadır.
Alerjenler genellikle dış ve iç ortam alerjenleri olarak sınıflandırılır. Alerjenler ülkeden ülkeye, hatta aynı ülke içinde coğrafi bölgelere bağlı olarak değişiklik gösterir.
İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için mücadele ederken birliktelikler oluşturmayı, Cinsel Taciz Önleme Birimleri kurulması, aktif hale gelmesi için güçlü bir mücadele örmeyi önümüze koyabiliriz.
Salcomp işçileri: 1 Mayıs seçim dolayısıyla da önemli ve bütün işçilerin birlik beraberlik içerisinde o gün o alanda olması gerek.
Rosa Luxemburg’un mücadelesi, insanın insan gibi yaşaması, özgürlük ve barışın mücadelesidir. Eylemi, işçi sınıfını, kadınları, emekçileri zincirlerinden kurtaracak yeni bir dünya kurmanın eylemidir.
Günde 13 saat çalışan genç bir işçi kadın bir gününü anlatıyor ve çalışma temposunun, yaşadıklarının sebep olduğu sorgulamayı: Kim verebilir bacaklarımdaki morlukların, ayağımdaki nasırların hesabını?
Bakıma muhtaç çocukların devlet korumasında olduğu yurtlar ve kurumlar yeniden gündemde. Bu kurumlar nasıl kurumlar, sorunları neler, son yıllarda nasıl bir dönüşüm yaşadı?
ILO 190 iş yerinde şiddet ve taciz konusunda yazılmış en kapsamlı metin. Biliyoruz ki işyerlerinde dayanışma, birlik ve örgütlülük kurulmadan tacizcilere ve tacize karşı en ufak bir adım bile atılmaz.
‘Sendikal çalışmada istikrarın, kendine ve yol arkadaşlarına olan güvenin vurgusu önemliydi bizler için.’
Bugün sendikal hak ve özgürlükler için direnişlere yönelik sendikalar parçalı bir duruş sergiliyor. Bu nedenle grevli toplu iş sözleşmesi hakkının ilk sınandığı Berec grevini hatırlamakta fayda var.
“Okulumuzda fakülte binası, yemekhane ve yurt hasar almış. Yerine bir şey de yapılmamış. Üniversite yıkılacaksa, binalardaki öğrenciler nerede eğitim alacak? Yurt yıkılırsa nerede kalınacak?"
Tarihin yeni ve nispeten eski zamanlarında yaşamış iki kadının yaşamını ve mücadelesini konu alan bu iki çizgi romanı umudunuzu ve inancınızı tazelemeniz için öneriyorum.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















