Emeğin kentinde emekçi kadın aday
Kocaeli yüzlerce işletmesiyle, gerçekleşen onlarca grev ve direnişiyle bunun en büyük örneği olmuş kentlerden biri.

Partiler ve adayları nasıl bir yerel yönetim anlayışına sahip olduklarını anlatmak için çeşitli çabalar gösteriyorlar. Kimi topyekun sahada, kimileri de daha geriden geliyor. Kocaeli’de Emek Partisi Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Arzu Erkan yaklaşık bir buçuk aydır sahada, işçilerle emekçilerle çeşitli alanlarda buluşmaya çalışıyor. Sabah işçi duraklarında güne başlayıp gece fabrika önlerinde gün noktalanıyor... Buluştukları herkesin yerel yönetimden beklentilerini, nasıl bir yerel yönetim istediklerini de tartışıyorlar.

Arzu Erkan Kocaeli’de sahada çalışma yürüten tek kadın aday. Bu yüzden özellikle okul önlerinde annelerle, mahallelerde, iş yerlerinde kadınlarla yan yana gelmeye dair özel bir çabası var. Yerel yönetimlerde bir kadın adayın olmasının kadınlar açısından heyecan veren bir durum olduğunu dile getiriyor Erkan. Kadınların birbirlerinin derdini, talebini çok iyi bildiğini, asıl yaşatanın kadın dayanışması olduğunu ifade ediyor.

KADIN İŞÇİLERİN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNİYOR

Kocaeli 14 organize sanayi bölgesi, 2 serbest bölge, 37 özel limanı ile mal ve hizmet üreten yüz binlerce emekçinin kenti. Yani bir emek kenti. Türkiye İş Kurumu İşgücü Piyasası Araştırması 2022 yılı sonuç raporuna göre bu kentte çalışanların yüzde 25’i kadın. Bu veri bu araştırma kapsamında yer alan işletmeleri ve sigortalı çalışan kadınları gösteriyor. Bu veri içerisinde yer alan kadınların yaşı, çocuk sahibi olup olmadığı gibi bilgilere yer verilmemiş. Ancak biz biliyoruz ki Kocaeli’de mal ve hizmet üretenlerin dörtte biri kadın olmasına rağmen onların sorunları, ihtiyaçları, talepleri göz ardı ediliyor. Nasıl mı? İlk olarak ulaşım alanında yok sayılıyor.

Kocaeli’de akşam belli bir saatten sonra merkezi mahalleler dışında ulaşım hatları kesiliyor. Ara bir mahallede oturan bir kadın işçi, evine en yakın noktada inip yürümek zorunda kalıyor ya da hiç servis olmadığı için toplu taşıma ile bir noktaya kadar gidebiliyor. İşte burada güvenlik problemleri boy gösteriyor. Tenha, karanlık sokaklarda sağ salim eve gitmeye çalışan kadınlar her gün kaygı döngüsünün içine giriyor. Oysa ücretsiz, güvenli ve çalışma saatlerine göre planlanan bir ulaşım sisteminde bu sorunlar yaşanmadan zamanında eve varılabilir. Aynı zamanda sokakların aydınlatılması, kör nokta bırakmayacak şekilde olmalı. Oysa yıllardır bu kenti yönetenler ulaşımın büyük bir çoğunluğunu kooperatiflerle çözmeye çalışıyor, bu da çeşitli sorunları beraberinde getiriyor. Bunun karşısında emekten yana bir yerel yönetim anlayışı benimsendiğinde ulaşım da halktan yana ve halk için bir anlayışla planlanacak. 

KREŞ EN YAKICI SORUNLARDAN

Çalışan kadınlar her gün aynı endişeleri taşıyarak evine varıyor. Ancak ertesi gün işe giderken çocuğu olan kadınlar için yeni bir endişe başlıyor, “Çocuk nerede kalacak? Evde tek bıraksam başına bir şey gelir mi?” sorularıyla hazırlanıyor işe. Emekçi kadınların bir kısmı çocuğu aile büyüğüne bırakıyor, komşuya emanet ediyor ya da üstüne kapıyı kilitliyor ve işe gidiyor. Yasada yer alsa da Kocaeli’de de pek çok işletmede kreş yok. Oysa yerel yönetimler tarafından sağlanabilecek, her mahalleye kurulabilecek bir kreş, bakım yükünü de toplumsallaştırmanın önünü açacak. Sadece çocuk bakımı değil, ev işleri de kadınların üzerine bırakılmış bir yük. Bu yükü ortadan kaldıracak şeylerin ilk adımı da mahallelerde kurulacak aşevleri ve çamaşırhaneler olacaktır. Ev içi emeğin de toplumsallaştırılmasının ilk adımları bunlar. Tüm bunların gerçek dışı olmadığını biliyoruz. Çünkü yerel yönetimler sadece gençler için aşevleri ya da çamaşırhaneler kurabiliyor. Bunlar da sayısal olarak tek tük örnekler şeklinde kalsa da imkansız olmadığının, yerel yönetim bütçesinin buralarda kullanılabileceğinin bir kanıtı.

EMEKTEN YANA YEREL YÖNETİM HAYAL DEĞİL

Sıklıkla işçilerle yan yana gelen ve halkçı yerel yönetim anlayışını anlatan Erkan’ın söylediklerini kimse hayal olarak görmüyor ancak “bu koşullarda gerçekleşmesi zor” diyor. Bu anlatılanlar ve daha fazlası emekten yana demokratik bir yerel yönetim anlayışı ile imkansız değil, hayal değil. Olmasının bazı koşulları var elbette. O da yan yana gelmek ve birlikte mücadele etmek. Daha önce bunun örneğini en çok da kadınlar gördü. Birlikte hareket etmenin, mücadelenin getirdiklerini. Kocaeli yüzlerce işletmesiyle, gerçekleşen onlarca grev ve direnişiyle bunun en büyük örneği olmuş kentlerden biri.

Fotoğraf: Arzu Erkan