Yoğun çalışma saatleri, meslek hastalıkları, uzaktan çalışma, düşük ücretler ve daha nicesi... Tüm bunları aşmak için çağrı merkezi çalışanı kadınlara güçlü bir sendika gerek!

Bir yanda artan ve vahşileşen şiddet, kadınları yok etme üzerine kurulu organize işler, diğer yanda toplumun ve kadınların şiddeti ve şiddetle ‘itaatkarlaştırmayı’ kabul etmediğini gösteren veriler.

‘Çok ağır şeyler yaşadım, ama benden daha kötü durumda olan insanlar gördüm. Daha büyük travmalar yaşayan küçük kızlar...’

Sultangazi Esentepe Mahallesi’nde yapılmak istenen talana karşı mücadele edenlerden biri olan Ayten, mahallede evleri gezerken karşılaştığı manzarayı Ekmek ve Gül’e anlattı.

İşe gitmek zorunda olan emekçilere tek bir maskeyi bile veremeyen Hükümeti gördük. İhtiyacı olan, evine ekmek götüremeyen emekçilerin hesabına tek kuruş para geçmediğini gördük…

Bir işçi kadın yazdıkları: ‘Belediyelerde ve hastanelerde çalışan taşeron işçi sayısı kadrolu işçi sayısını geçti. Hükümetin “kamuda taşerona kadro” diye müjde vermesi açıkça bir aldatmaydı.’

İkitelli’de yaşayan Betül ve Bedriye de ayrımcılıklara maruz kalan mülteci kadınlardan…Yaşadıklarını anlatırken ülkedeki emekçi kadınların yaşadığı sorunların ortaklığı gün yüzüne çıkıyor…

Jülide Kural’ın nefis oyunculuğuyla canlanan Rosa Luxemburg, bildirileri, çiçekleri, kitapları ve şapkaları ile umudunu asla yitirmeyen bir kadın devrimci olarak bugün yaşıyor gibi sahneleniyor.

‘Roman, bir eve dönüş hikayesi. Bu, başlangıçta mecburiyetten yapılan bir dönüş olsa da içerisinde birçok hesaplaşmayı, kendini hatırlamayı, geçmişi yeniden tartmayı barındırıyor.’

Tuzla Serbest Bölgesi’nde, TEKSİF Sendikasında örgütlenmek isteyen ve sendikal mücadele sürecinde işten atılan TKIS Blinds işçilerinin ilmek ilmek ördüğü direniş çadırındayız.

Meclis tatile girdi. 1 Ekim’de yeniden yasamaya başlayacak. Bu yıl Meclisin gündemi, işçi ve emekçi kadınlar açısından oldukça yoğundu... Meclis patronlara kıyak geçerken işçilere, kadınlara ne kaldı?

Uzmanlar çocukları tabletten uzak tutmamız konusunda uyarıyor, peki ama nasıl? Kreşler çok pahalı, hem de resmen ticarethane. Paramın yeteceği ve gözümün arkada kalmayacağı bir kreş istiyorum.

Afganların göç yollarında durak noktalarından biri Van. Van’da akşam saatlerinde parklarda toplanan Afgan ailelerden biriyle Türkiye’ye gelişlerini ve buradaki yaşam koşullarını konuştuk.

Örgütlü işyerlerinde ek zam talebiyle greve çıkan işçilerin grevleri, milli güvenlik gerekçesiyle yasaklansa da işçilerin bu yasağı tanımayarak direniş haklarını kullanmaları bizlere umut oluyor.

Üniversitelerde yüz yüze eğitim başladı. Pandemi döneminde uzaktan birbirine ses vermeyi başaran kadınlar, şimdi içlerindeki öfkeyi akıtıp yerini çiçeklerle doldurmak için bir arada.

Ekmek ve Gül’ün eylül sayısı, kendileri adına konuşan egemenlere karşı kadınları n megafonu alarak sesini yükseltmeye başladığı bir şecere gibi.

'Azıcık cam pencere açalım da cereyan yapsın' diyorsan Ekmek ve Gül’ü al, oku ve okut! Mücadelemizi büyütecek, bize nefes aldıracak cereyanı hep birlikte yaratalım!

İzmir’den üniversite ve lise öğrencileri AKP tarafından gündeme getirilen Anayasa değişikliği teklifi üzerinden ilerleyen tartışmalara dair fikirlerini Ekmek ve Gül’e yazdılar.

Umudumuz o ki, sadece bir günlük, büyük olaylar yaşandıktan sonra yapılan bir buluşma olmayacak bu. Bundan sonra birlikte ve güçlü olmak için buluşacağız.

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden