‘Sunay, Meral, Suna… Konuştuklarımızı en yakınındaki kadınlara anlatmaya gidiyor, duyuyor musunuz? Okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek haktır’

Pandemi, kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, ekonomik kriz, taciz, tecavüz, çocuk istismarı haberlerinin her gün dört bir yanımızı sardığı şu günlerde eylül ayı dergimiz de yine mücadele dolu...

Yan yana gelmiş beş altı kadın sohbet ederken bir soru atılıyor ortaya, suratlarda belli belirsiz bir mimik, herkes birbirine bakıyor…

Bütün imkanların ‘altın tepsi’ ile sunulduğu koşullarda başarı hikayeleri yazmak değildir marifet. Sömürünün, yoksulluğun, şiddetin binbir çeşidini yaşayıp her güne dirençle başlayabilmektir aslolan.

İstanbul’un Ataşehir ilçesinde, Barbaros Mahallesi muhtarı Kezban Üreyil, mahallelinin yaşadığı sorunları anlattı.

KHK ile getirilen koşul gereği, taşeron işçilerin sulh sözleşmesi imzalayarak geçmişe dönük haklarından feragat etmesi kadroya (şirketlere) geçiş için zorunlu.

Diyeceğim o ki baskılara karşı gelin eğer şu an içinizden gelmiyorsa o başörtüsü sizin için sadece bez parçası olmaktan başka bir şey olmuyor.

Aynı fabrikada çalışan, kapı komşusu olan bu insanları birbirlerinden ayıran şey konuştukları diller mi, yoksa doğdukları topraklar mı?

Yaşanan moral bozuklukları, hayal kırıklıklarını geride bırakıp, üzerimizdeki ölü toprağını atıp kendimiz için, geleceğimiz için, yarınımız için eyleme geçme zamanı.

İşsiz kalmamak, aç kalmamak için Kovid olduğunu saklar durumda bugün emekçiler. Bu çaresizlik içinde bir çare arayan kadınlar ise şiddeti bir de ekonomik olarak yaşamakta…

Hani insan şehrin en güzel sitesinden milyonluk ev alınca güvenli olduğunu düşünür ya. Para hırsıyla insanların hayatlarını hiçe saydıkları o yerden 104 ölü 27 yaralı çıktı, bir de 10 kayıp var.

Belirsizlikler yüzünden Eylül’de de okulların yüz yüze açılmaması kaygısını taşıyan kadınlar anlatıyor.

Sabahtan kapıyı açtık açmasına ama, bir de bize sorun! Acaba kimse gelecek mi, kadınlar burayı fark edecek mi?.. Daha bir sürü soruyla güne başladık. Ama sonra...

Çocuklarımızın bilimsel, parasız eğitim almaları da öğrencilerin güvenliği de devletin mesuliyeti olmalıdır. Ben bu sömürüyü kabul etmiyorum.

Yıllık izin hakkında her şey bir arada... Yıllık ücretli izin nedir, nasıl kullanılır, işveren izin konusunda sorun çıkarıyorsa nasıl bir yol izlemeli? İşte tüm sorularınızın cevabı...

Bu yıl geçen yıllardan daha çetin geçecek gibi. Bu sebeple kadınların bir araya gelerek, bu sorunları dile getirmesi, sorunların çözümü için taleplerde bulunması çok elzem.

‘Bizim emeğimizle bu kadar zenginler, malları mülkleri var. Biz işçiler var ediyoruz her şeyi.’

Sendikalaştıkları için işten atılan Sibaş işçilerinden Elif’in direnişle birlikte değişen yaşamı: ‘İnandığım hiçbir şeyden vazgeçmeyeceğim. Her şeyden korkan biriyken cesaretim yerine geldi.’

2020’ye “Birlikte Yürüdüğümüz bir 2020” diyerek girdik... Şair Gülten Akın’ın “Yol yürüyüş öğretir” dizesinden esinlendik...

Tebrikler, üniversiteyi “öğrenci şehri” olarak bilinen Eskişehir’de kazandın! Peki ya nerede, nasıl konaklayacaksın? Nasıl geçineceksin? Dertler derya…

Editörden