Şimdi ben çalışmıyorsam bu yaptıklarım ne? Böyle çabalarken 'Akşama kadar ne yaptın ki?' sözü de bütün çabalarını, emeklerini yerle bir ediyor insanın...
İster memur olsun ister sözleşmeli ister işçi, belediye emekçilerinin hiçbiri aldığı ücretten memnun değil. Emekçiler kayıplar artar, gelecek kaygısı karamsarlığa sürüklerken ‘ne yapmalı’ diye soruyor
‘Sanki evlenip çocuk yapmamak bir eksiklikmiş gibi davranılıyor. Hem başarılı olmamız hem çocuk yapmamız bekleniyor.’
İzmir’de sendikalı bir işyerinde çalışan tekstil işçisi kadın ağırlaşan yaşam koşullarına karşı öfkesini paylaşıyor. Bu öfkeden, işçilerin öfkesini görmezden gelen sendikalar da nasibini alıyor.
‘Kaderim böyleymiş’ demeyin. Kaderimizi değiştirmek bizim elimizde. Ben kadının güçlü olduğunu; çocukları için her şeyi yapabileceğini annemden öğrendim.
Sabahın erken saatlerinde başlayan aşure telaşı... Aslında aşure biraz işin bahanesi, en doğrusunu kadınlar söylüyor: “Herkes kendisi için yaşar hale geldi ama hayat zorlaşıyor yan yana olmak lazım.”
Ya işsiz kalacağız. Ya da iş yükümüz artacak. Sonuç hangisi olursa olsun şu an herkes çok mutsuz.
Dilimizi koparan yularlar bugün somut mamüller değil belki, ama bizi kendi çıkarlarında uzlaştırmak isteyen egemenler, görünmez yularlarla devam ettirmek istiyorlar saltanatlarını...
Konteyner kentlerde yaşam mücadelesi veren kadınlar ne gibi zorluklarla karşı karşıya kalıyor, gelin görelim.
Dönemin başlamasıyla yine kampüslerde yan yana gelen kadınlar birlikte mücadeleyi büyütmeye devam ediyor. Üniversitelerindeki tüm kadınları güvenli bir kampüs talebinde ısrarcı olmaya çağırıyor!
Okuldan alındığımda bunun cezası olduğunu düşünürdüm, okumak zorunda olduğumu…Bir taraftan her kitabın arkasına ‘Haydi kızlar okula’ yazdırıp bir taraftan o kızları kaderleriyle baş başa bırakıyorlar.
Aldığı ücret yetmeyen, her gün işten çıkarılma korkusuyla çalışan metal işçisi bir kadın, ‘İşçinin ne istediği, nasıl geçindiği kimsenin umrunda değil’ diyor.
Ankara Onkoloji Hastanesinde çalışan kadın işçilerin gündemi asgari ücret. Hükümete öfkeli olan işçilerden Filiz, ‘Çocuklarımı düşünmeyeni ben de düşünmem’ diyor.
Kış geldi. Kış saati uygulaması başlamazsa, işten erken ayrılamazsak yarın öbür gün bizim de başımıza bir şey gelmesinden korkuyoruz.
2021, insan olduğumuzu, insanca yaşama hakkımız olduğunu, haklarımızın gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini daha çok konuşacağımız, bunun için daha çok mücadele edeceğimiz bir yıl olacak.
Yeni mezun bir doktor olarak çalışmaya hazırlanan Duygu’nun geleceğe, çalışma hayatına dair endişeleri yüksek. Daha az şiddete maruz kalacağı bir alan için üç yıldır sınava hazırlandığını söylüyor.
Çocuklar daha uzun süre evde kalacaklar gibi görünüyor. Bu olağanüstü tablo yetişkinlerden daha çok etkilenen çocuklar için özel bir dikkat de gerektiriyor. Peki ne yapabiliriz?
15 yıldır ev işçiliği yapan Elif, kendi gibi yüzlerce kadın tanımış, sadece bir ev işçisi biliyor emekli olabilen. Emeklilik hakkını gasbedecek istihdam paketine tepkisi büyük, bir de çağrısı var.
Kendi ahlak kurallarını yaratarak bir cennet oluşturduklarını düşünen siyahların hayatı, refahla birlikte gelen eşitsizliğin, toplumsal çatışmaların da öne çıkmasıyla, bir ‘cehennem’e dönüşüyor.
Çukurova Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu olarak 8 Mart yaklaşırken KYK yurtlarında kalan kadın öğrencilerin taleplerini dinledik.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















