Bilgi ve deneyimleri mücadeleye, örgütlenmeye ve birleştirmeye dönüştürebilirsek, dinsel ve milli görünüşlü kirli yönetim ile savaş politikalarının yerle yeksan olması çok uzak bir ihtimal olmaz.

Özgürlüğünü ‘çalışarak’ elde etmiş bir kadının yardıma muhtaç haline gelişinin nasıl hissettirdiğini bilir misiniz? Nazlı biliyor. Ve anlatıyor; bilene güç vermek, bilmeyene gerçeği göstermek için.

Benim yurduma ve diğer KYK yurtlarına manevi danışmanlık hizmeti açılıyor. Sanki burada verilen tavsiyeleri baskıcı bir aileden duymak sorunu yaratan şey değilmiş gibi.

'Yoksulluğun ve fazla çalıştırılmanın bir sonucu olarak, işçi kadınlar tüm yaşamlarını fabrikaya adapte ediyor.'

Kadınları ve sağlıkçıları koruyan, şiddetin tekerrür etmeyeceği bir adalet düzeni istiyoruz.

'Tarihi bir dönemeçten geçiyoruz. Şimdi Ortadoğu’da sömürü ve yıkım döngüsünü kırmak için her bir ülkeden işçilerin, emekçilerin, kadınların dayanışma ve mücadelesinin yeşermesine ihtiyacımız var.'

Tuzla’da geçtiğimiz günlerde sendikalaşmak istedikleri için işçilerin işten atıldığı bir fabrikada direniş başladı ve işçiler kazandı. Fabrikadan bir kadın işçi neden sendikalı olduğunu anlatıyor.

‘Aldığımız ücretler 25 bin lira o da fazla mesailerle… Resmen yoksulluk ve sefalet hayatı yaşıyoruz.’

Sadece zorlukları ve kölelik koşullarında çalışmanın ezilmişliğini değil, mücadeleyle değiştirebilmenin zaferini de anlatan işçi filmleri... İyi seyirler!

Kocaeli’den Fatma şahin tesadüfi bulduğu bir karneyi inceliyor ve öğrencilerin yeteneklerinin görmezden gelindiğini, eğitim yönteminin onları bir çerçeveye sokuşturduğunu anlatıyor...

Daha önce yazdığı mektuplarla tanımıştık Nazlıyı. Kocaeli Kadın Dayanışma Derneği üyesi Nazlı derneğe katıldıktan sonraki yaşamındaki değişiklikleri, yenilikleri ve hissettiği gücü anlatıyor.

Çocuklarımıza açlığın, sefaletin olmadığı korkuyla yaşamın sürmediği, kendilerini özgürce ifade edebilen bireyler olarak yetiştirmek için barış ve huzur dolu bir dünya istiyoruz.

Devletin öğrencilere daha fazla destek olması gerekiyor. Hiç değilse yurtlar öğrenciler için ücretsiz olmalı ve her öğrenciye geri ödemesiz burs verilmeli.

MESEM’de 15 yaşında çalışan Deniz ve annesi Sümbül’ün gözünden çocuk işçiliği… Eğitim yerine iş hayatına atılan çocuklar, geleceğini ve güvenliğini tehlikeye atıyor.

Tüm tehdit ve engellemelere rağmen Akşemsettin Mahallesinde kadın muhtar adayı Hülya Zabun 11 bin 157 oyu nasıl aldı, bundan sonra ne olacak? Yanıtı kadınlar verdi...

Emani’ye olanlar beni tetikledi. Irkçılıkla mücadele etmem gerektiğinin, kadın hakları ve çocuk hakları ile ilgili daha çok çaba sarf edip farkındalık yaratmamız gerektiğinin farkına vardım...

Baskının farklı yönlerini her daim konuştuğumuz bir süreci yaşıyoruz ancak bu sefer, gelecek kaygısı ve daha iyi yaşam koşulları için mücadele etmek sohbetlerimizin ana konusu olmuştu.

Zöhre ve 2 kızı... Üçü de birbirinden bağımsız çok benzer hayatlar yaşadı. Şimdi birbirlerine tutunuyorlar ve diyorlar ki ‘Kimseye mecbur değiliz.’

‘Sandıktan çıkardığımız olumlu sonuçlarla sahada da örgütlenme ve mücadeleyle kazanma zamanı.’

İMES’te çalışan kadın işçiler kötü çalışma koşullarının yanı sıra tacizden de bıkmış durumda. Tüm zorluklara karşın mücadele ve yan yana gelmek kadın işçiler için artık tek çıkış yolu olarak görülüyor

Editörden