İlke IŞIK

Hayatını mücadeleye adayan bir kadındı İlknur Yılmaz

22 Ocak 2016’da kaybettiğimiz İlknur Yılmaz, Hayat televizyonu ve Evrensel gazetesinin emektarı, belgesel yönetmeni, abla, kız kardeş, yoldaştı bizim için. O hayatını hep mücadeleyle geçirdi.

Meghan da makbul çıkmadı!

‘Rüya gibi bir hayatı’ iten Meghan’ın isyanını Türkiye’de evlenmeyerek ya da boşandığı için ‘makbul olmayan’ ilan edilen ve hükümetin hedefinde olan kadınların isyanından biliriz.

Şiddete karşı merhamet değil, eşitlik lazım

Aile ve evlilikte ısrar sürdükçe, kadınlara boşanmayacaksınız dendikçe, kadınlar insan değil; eş, anne, bacı olarak görüldükçe, mahkemelere kanunu bırak dedikçe nasıl engelleyecek bu iktidar şiddeti?

Hükümetin şiddeti önleme planında eşitlik yok, merhamet var

2019 bitmeden Adalet Bakanlığı, 2020’nin ilk günü İçişleri Bakanlığı şiddetle mücadele genelgesi yayımladı. Genelgelere dayanak olan plan ise şiddet sorununu ‘merhamet ve şefkate’ bağlamış durumda!

Taleplerimiz ortada, kadınlara kulak verin!

Her gün yeni bir kız kardeşimizi kaybederken, hiçbirimiz yaşama güvenle ve umutla bakamazken, ülkeyi yönetenlerin adım atması gerekiyor.

25 Kasım’da erkekler ekrana çıkmış ‘yarım kalma’ diyor... Şaka gibi! Ama değil...

Kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip bireylerdir mesele bu kadar basit, açık ve bilimsel aslında. Ama bunu görmemekte direnenler her bir kadının da faili işte.

Geçim sıkıntısı A Haber izleyerek geçmiyor maalesef...

Çaresizlik insan cinsinin yaşayacağı en korkunç duygu belki de. Ancak çaresizliğimizin müsebbipleri bizler değiliz. Bunu hatırlatmaktan bıkmayalım, usanmayalım, utanmayalım.

Duyuruyorum; bu yazı nafaka üzerinedir!

Nafakayı sınırlamak, kadınları tamamen yoksulluğun kucağına bırakmaktan başka bir şey değildir. Nafakaya ilişkin yapmak isteneni kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Şimdi nereye şikayet ediyorsanız edin!

10 Ekim 2015 – Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı!

10 Ekim Ankara Katliamı, o gün Ankara Garı’nda toplanmış olanların başına gelenler değil sadece. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

Devlet için hangi annenin acısı kıymetli?

Annelerin acıları diyorsa yönetenler, neye göre ayırıyor çocuklarının hakkını savunmak isteyen anneleri?

İktidarın politikaları öldürdü Emine’yi

Devletin kadınları sıkıştırdığı şiddet cenderesi, kadınları korumayan, şiddetle onları baş başa bırakan, hatta şiddeti bizzat yaratan ve körükleyen sisteminiz öldürdü Emine’yi.

Suruç’u da sorumlularını da unutma

Davutoğlu, bir dönem birlikte yürüdükleriyle hesaplaşma derdinde. Ama şunu bilsin; o her konuştuğunda biz Suruç’ta öldürülen çocukları hatırlayacağız, 10 Ekim katliamı sonrası sözlerini unutmayacağız.

Neler yaptığınızı ve yapmadığınızı çok iyi biliyoruz!

Dünyanın öbür ucundan on yedi yılda biz kadınlar için şunu yaptık bunu yaptık demenin çok bir anlamı yok artık. Neler yaptığınızı ve yapmadığınızı çok iyi biliyoruz.

Sandığa giderken 17 yılı unutmayalım

17 yıldır kadınlar yokmuş gibi davranan, şimdi bin bir dolapla seçim kazanma derdinde olan iktidara sormak gerekiyor ‘17 yıldır ne yaptınız!’

İktidar ömrünü uzatsın diye, niceler ‘Terörist’ ilan edildi

İktidar ömrünü uzatmak için çok şey yaptı şimdiye kadar. Her şeye oya tahvil edildi, seçim kazanmak için her yol mübah görüldü. Şimdi yeni bir seçim arifesindeyiz...

Dayanışma ile ayakta durmaya çalışıyoruz

Avukat İlke Işık, geçtiğimiz hafta tanıklık ettiği 3 kadın davasını yazdı: ‘Dayanışma ile ayakta durmaya çalışıyoruz. Dayanışmanın gücüne inanalım kadınlar, elimizdeki en kıymetli şey o çünkü.’

Yeniden yapabiliriz

Kendi çıkarları için istediği hukuksuzluğu yapanlarla yolumuz aynı değil. Onlar kendi yolunda devam ederken, biz dayanışmanın, barışın yolunu çizebiliriz. 31 Mart’ta yaptık, niye yeniden yapmayalım!

Her günümüz bir yıl gibi

Bir haftada neler yaşadık neler... Tek tek sayınca haftanın başında yaşadıklarımızın bazılarını unutmuş bile oluyoruz...

Diktatörlere karşı, bilimin ışığında ‘Kadınlar’

Kadınları görmezden gelen yönetenlerin, şiddetin her türüne itaat etmemiz tavsiyeleri ile geçirdiğimiz günleri düşünüp, kız kardeşlerimizin başarıları ile mutlu olmayı ihmal etmeyelim.

Bu ‘bir aşk hikayesi’ değildi(r)!

‘Bizimkisi bir aşk hikayesi’ diyorlar ya, İstanbul’u aşkımız, sevgilimiz ilan etmişlerdi ya, bu erkeklerin kadınları öldüren sevgilerinden hiç farksız değil. Öldüren sevgi istemiyoruz...