film

Yıllarca çeşit çeşit eleştirilerle gündeme gelen, sinema dünyasının en prestijli ödülleri olarak kabul edilen Oscar bu yıl da ‘beyaz’ ve ‘erkek’ oluşuyla gündemde.

Parazit, nihayetinde bizi şu sonuca taşıyor: Yıllarca ezilmişlik, ötekileştirilme, sömürülme duygusunun öfkesi bir düzeni altüst edebiliyor, sınıfları ortadan kaldırabiliyor.

25 Kasım yaklaşırken birlikte izleyip birlikte konuşabileceğimiz filmlerden bir liste hazırladık

Mülkiyeliler Birliği ve Uçan Süpürge Vakfı işbirliğiyle düzenlenecek olan “Kadın Filmleri Günleri” kasım ayı sonuna kadar her pazar akşamı saat 18.30’da Mülkiye Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek.

Yüzleşme, sessizlik perdesiyle örtülen bir yaraya dokunanları anlatıyor. Gerçek bir hikayeden yola çıkan film, bir papazın istismar ettiği çocukların, yıllar sonra adalet arayışını konu ediniyor.

Çocukken gittikleri kilisenin papazı tarafından cinsel istismara uğrayan çocukların büyüdüklerinde karşılaştıkları bir yüzleşme...

Bu filmlerin ortak noktası ne mi? Tabii ki ‘tarihte yer alan kadınların, kadın olarak verdikleri kimlik mücadelesi ve başarılarının erkeklerin gölgesinde kalmaları...’

Manana herkes gittikten sonra ev halkına evden ayrılmak istediğini söyler. Aile için adeta kıyamet kopmuştur. Herkes “Neden?” diye sorar. “Neden?

Film kimseyi haklı çıkarmıyor, kimseyi kötülemiyor, kimseyi de kahraman yapmıyor. Fakat sorgulamanızı bekliyor. Neden susan tarafın hep kadın olmak zorunda olduğunu...

Bir grup kadın Kefernahum filmini izledi ve hissettiklerini yazdı: ‘Kefernahum’a yol açan bu vahşi düzeni anlamak için yanımıza yöremize bakmanın gerekliliği bu filmin gerçekliği kadar önemli...’

Kırmızı halı, ödül alanlar ve alamayanlarla tartışılan Oscarlı filmlere bir başka açıdan bakalım. İşte Oscar kazanan filmlerde kadın ve erkek oyuncuların repliklerinin karşılaştırması.
Cleo’yu ve Sofia’yı terk edilişleri sonrası güçlü kalma çabaları ortaklaştırıyor, ancak aralarındaki dayanışma asla sınıf farkını ortadan kaldırmıyor.

Kimse bir diğerinin hikâyesini dinlemek dahi istemiyor ama anlatmak da istiyor, durmadan konuşmak ve rahatlamak... Sanki anlatınca bitecek, kendine sığınacak bir yuva bulacak gibi... Bitmiyor...

Tel Aviv’de yaşayan üç Filistinli kadının aileleri ile yaşadıkları sorunlar, ortaklaşan hayatları ve sorunlara birlikte çözüm bulmamaları... Filmin Türkçe ismi Duvarlar Arasında.

‘Filmin adı (Insyriated) Türkçeye ‘Hayatın İçinde’ olarak çevrilmiş. Ama izleyince göreceksiniz ki anlatılan daha çok, aslında ölüm demek olan savaşın içinde yaşamak!’

Şen kahkahaları, şarkıları, dansları eksik olmuyor. Sevgileri ve muziplikleriyle Ventas hapishanesinin gaddar gardiyanlarını dahi yola getiriyorlar. Kanla sulanmış bir coğrafyanın 13 Gül’ü...

Film, her kadının anneliğe hazır olmayabileceğini ve her kadının anne olmasının zorunlu olmadığını belirtmekten çekinmez.

Bir filmin sizi perdedeki anın içine çekmesi nasıldır bilir misiniz? O an karakterlerin yanında, o diyaloğun orta yerinde gibi. Onun bir parçası. O kadar gerçek, o kadar hayatın içinden.

Kartal’da bir araya gelen Ekmek ve Gül okurları; İran’da kadınların tribünde futbol izlemesinin yasak olmasını konu eden ‘Ofsayt’ filmini birlikte izleyip, dergimize yazdılar.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününe kadar her gün izleyebileceğiniz kadınların şiddete ve baskıya karşın nasıl ayakta kaldığını anlatan filmler izlemeye ne dersiniz?
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN
Editörden
Bültenimize abone olun!
E-posta listesine kayıt oldunuz.