Parçalı görünen bütün taleplerimiz aynı yerde birleşiyor: Kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesinde.
Adana’da Mar&Bit Konfeksiyon patronunun fabrikayı kapatarak işçilerin alacaklarını gasbetme girişimine karşı mücadele eden ve kazanan kadın işçilerden Nurten Yiğit yazdı.
İki yıldır nişanlı olan ancak ev kuramayan bir kadın avukat yazdı: Mobbing ve tacize uğramadan çalışmak, asgari ücret düzeyindeki maaşlarımız insanca yaşam koşullarında olmasını istiyoruz.
Üniversiteden haziran ayı itibarı ile mezun oldum. İş arama sürecinin zor ve uzun bir yol olduğunu biliyordum ancak kadın olduğum için daha en baştan yenik olduğumu fark etmem fazla zamanımı almadı.
Ayşe ve Fatma Antep Ünaldı Mahallesi’ndeki konfeksiyon atölyelerinde çalışan, 17 yaşında iki genç işçi. Atölyelerde yaşadıkları ise fiziki şiddet, sözlü taciz, kötü çalışma koşulları...
Van’ın en işlek caddesinde mor zemin üstüne beyaz harflerle Kadın Emeği yazılı bir tabela göze çarpıyor. Burası iki kadının emeği, dayanışması ve gücünün dört duvarı!
Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım, sadece bir aşk hikayesi değil; aynı zamanda bir dönemin ruhunu, gençliğin ideallerini ve mücadele azmini yansıtan bir anı kitabı.
Bize bu acıyı deprem değil, bir avuç patron, inşaat şirketleri, müteahhitler ve onların iktidarı yaşattı...
Pandemi ve işsizlikle birlikte İstanbul’daki yaşamlarını bırakıp Artvin’e göçen Neziha ve ailesinin, çay toplamayı bilmezken çay toplayarak yaşamlarını devam ettirme mücadelesini okuyacaksınız.
Lüks dekorlarla göz kamaştıran güzellik merkezlerinde nefes almadan çalıştırılan kadınlar var. Ve onların alın teriyle, kazandırdıkları parayla lüks içinde yaşayan patronlar...
Atakent Mahallesi 2.etap sakinleri ve kadın kadın dernekleri Atakent mahalle muhtarı Özge Erdoğan Yeşilırmak'ı ziyarette bulundu, yaşadıkları sitede öne çıkan sorunları dile getirdi.
‘Biz Dicle Ekmek ve Gül’den kadınlar olarak bu toplumda varız söz sahibiyiz. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz.’
Zannediliyor ki bizlerin sadece hastane ve ev arasında gidip gelmekten başka bir şey yapmamıza gerek yok. İşte bu algı birçok engelden en korkunç olanı ve ne yazık ki bu aşılması en güç unsur.
Siyasi iktidar ve temsilcisi Milli Eğitim Bakanı, harem selamlık bir eğitim sistemini topluma dayatarak tek tip toplum yaratma arzusunu yaşama isteğini dile getirmektedir.
İsviçreli kadınların eşitlik mücadelesinin geçmişine, bugününe ve geleceğine bakalım bu yazıda...
Birkaç saniye hayalini kurun, bir savaşın içindesiniz. Korkunç bir çığlık, silah ve bomba sesleri, insanlar ölüyor yanı başınızda. Biri belki en yakınınız, sevdiğiniz. Ne hissedersiniz?
Ermeni Soykırımı gerçeğini küçük yaşta babası ve annesinin anlattıklarıyla öğrenen Ani Kalk, Ermeni olmayı anlatıyor...
Devletin “Aile Yılı” kampanyaları, gençlerin mutluluğu için değil, tüketim çarkını hızlandırmak için tasarlanıyor. Ücretsiz internet ve indirimler, gerçek sorunları unutturuyor.
AKP’den önceki iktidarların tarif ettiğinden öteye, sermayenin, iktidarların ihtiyaçlarına göre şekillenmeyen, gerçek bir laiklik, gerçek bir din ve vicdan özgürlüğü emekçilerin ihtiyacı olan.
Şiir örmek, bilme istencini ve kadının varlığını küçümseyen algıya karşı büyüyen tavırdır. Umudun ve mücadelen kalemimle birlikte sürecek, Sennur abla.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















