Benim dinlediğim kadınların çoğu maruz kaldıkları şiddetten kurtulmak için çözüm bulmaya bile çalışmıyorlar. “Başvursam ne olacak ki?” diyorlar. Çünkü yasaların kadınları korumadığını düşünüyorlar.

Oğlumun sınıfının mevcudu 18. Canlı derse katılabilen öğrenci sayısı 5. Biz telefondan giriyoruz canlı derslere. İki çocuğumun dersleri çakışıyor, ben ikisi arasında tercih yapmak zorunda kalıyorum.

Hukuk öğrencisi genç kadınlar bugün dünden daha fazla tartışıyor kadınların uğradığı adaletsizlikleri. Genç hukukçuların bugünden üstleneceği rol kadınların mücadelesinin güçlenmesi için çok hayati.

Sorumlulukların kadınlara yıkılıp, iletişimin sıfıra düştüğü evliliklerde ‘oyun bağımlısı’ kocaların yaşattıklarından bıkan kadınlar anlatıyor…

‘Hava yağışlı, yerlerde kar vardı. Sokaktaki insanların çaresizliği, çocukların ağlama sesi hâlâ gözümün önünden gitmiyor.’

İşçi kadınlar krizin kendilerini nasıl etkilediğini anlatıyor; ‘Patronların lüksü değişmedi ama ben işten atıldım, evdeki 3 peteği kapattım, ekmeği evde yapıyorum, kış başından beri ayakkabım delik...

Kozmetik sanayine milyarlar kazandırıyoruz, ama açlık sınırı altındaki ücrete tabiyiz. Çift vardiya sisteminden tek vardiya sistemine döndüğümüzden beri 12 saat aralıksız çalışıyoruz.

Yaşananların olumsuz gelişmelerin hayatımıza etkilerini, nasıl yansıdığını, derneğimize yardım almaya gelen etrafımızda yer alan daha önce AK Partiye oy vermiş kadınlarla konuştuk.

Yeni eğitim öğretim yılı başlamasına çok az bir zaman kala hafızalarımızda henüz taze olan bazı olaylarla birlikte çocukların nasıl tehditlerle karşı karşıya kaldığını, neler yaşadığını hatırlayalım.

Ne kadar benzer ülkeler olduğumuzu düşünüyorum Sonya konuştukça, ne kadar benzer dertlerimiz olduğunu...

‘Bu, onurlu bir yaşam mücadelesi. İnsanca çalışmanın, insanca yaşamanın, kadın olarak saygı görmenin mücadelesi.’

Kıdem tazminatı hakkını düzenleyen 1475 sayılı Kanuna göre, emekli olmak için gereken koşulları sağlayan işçi, -son çalıştığı işyerinde en az 1 yılını doldurmuşsa- kıdem tazminatını alabilir.

‘39 yaşında bir kadının yapabileceği işler genellikle sigortasız işler oluyor. Evde yaptığımız işlerde bile tecrübe soruluyor. Her gün evde yaptığım işin tecrübesini nasıl öz geçmişe yazabilirim ki!’

Mahalle aralarında giderek çoğalan tekstil atölyelerinde yaşları 14 ile 17 arasında yüzlerce çocuk çalışıyor. Bu çocukların dertleri, yaşadıkları sorunlar hem boylarını hem de yaşlarını aşıyor.

‘Kızıl Goncalar, dini ya da dindar kesimi değil, tarikatların dini bir kılıf haline getirerek insanları kendilerine nasıl muhtaç bıraktığını ele alıyor.’

‘İnsan başına gelince daha iyi anlıyormuş, yargının ne kadar kötü olduğunu. Petkim koca bir firma olabilir, elleri her yere uzanıyor olabilir ama pes etmeyeceğim. Biz sustukça onlar güçleniyor.’

42 yıldır her 24 Ekim'de eşit ücret için sokaklara dökülen kadınlar sonunda kazandı. İzlandalı kız kardeşlerimizi kutluyoruz. Darısı başımıza!

Güney Afrika Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim Merkezinde çalışan Gugu Ncube, iş yerinde cinsel tacize maruz kaldı, işten atıldı. Eylem yapan Ncube’ye sendikalar da destek verdi.

Ataerki Suriyeli kadınların için de Türkiyeli kadınlar için de ortak. Yaşamda pek çok ortak yönü bulunan kadınlar şimdi de mücadele için ortaklaşmalı.

8 Mart’tan 1 Mayıs’a kadınlarla yürüttüğümüz tartışmalar kadınların çözümsüz kalan bunca sorun karşısında ciddi bir tepki biriktirdiğini ortaya serdi. 24 Haziran bu tepkiler için önemli bir tarih!

Editörden