Ekmek ve Gül dergisi ağustos 2019 sayısı

İspanya’da ev işçisi kadınlar haklarının peşinde

İspanya’da ev işlerinde çalışan yaklaşık 601 bin işçinin 528 bini kadın. Ev işçisi olarak çalışan kadınların ise üçte birinin sosyal güvencesi var. Ev işçilerinin büyük çoğunluğunun göçmen kadınlar.

Gülerek tükenmek mi, mücadeleyle gülmek mi

Hizmet sektöründe kadınların işyerlerinde ani bir ölüm değil de, sürece yayılmış bir ölümle karşı karşıya kalmaları, kadınları işçi sağlığının mağduru ve muhatabı değilmiş gibi gösteriyor.

İş cinayetleri ve kazalarına karşı: Yolumuz engel dolu ama çıkmaz değil!

İş cinayetlerine ve iş kazalarına karşı kadınların yürüyeceği yol engellerle dolu. Ancak, kadın işçilerin birlikte durabilmesi ve örgütlenmesiyle ayağımıza takılan taşları ortadan kaldırabiliriz!

Hayatınız kimsenin insafına kalmasın

Geçirdiği iş kazası sonucu yaşamı altüst olan ve eşi iş kazasında can veren iki kadın anlatıyor: ‘Yaşadıklarımızın sebebi olan patrona güvenmek yerine en baştan hakkımı aramalıymışım.’

Kadın emekçilerin tercihi mücadele

Kadın emekçilerin taleplerine yer veren sözleşmelerden kaynaklı olarak Tüm Bel-Sen, işkolunda ikinci sendika olmasına karşın kadın emekçilerin örgütlenme tercihinde birinci sırada yer alıyor.

Mutfağın mantığını değiştiren hayal

Bugün Frankfurt mutfağını, kadını tek başına fabrika bandı çalışanı gibi kurguluyor diye eleştirebiliriz elbette. Ama mutfağı tasarlayan Margarete’in başka hayalleri de vardı…

Kayısı işçisi kadınlar: ‘Çalışma koşullarında değişmiyor, biz alışıyoruz’

Kayısının başkenti Malatya’ya mevsimlik tarım işçisi olarak gelen kadınlar, uzun çalışma saatleri, ağır çalışma koşulları ve düşük ücrete rağmen çalışmak zorunda...

Mutfaktaki tehlike: Pestisit

Tarım ilaçlarının (pestisit) bilinçsiz ya da gereğinden fazla kullanılması hayatımız tehlikeye atıyor. Peki bu tehlike mutfağımıza kadar nasıl giriyor, ne yapılmalı, evde ne yapabiliriz? İşte yanıtı…

Zerrece ‘Keşke’si olmayan inatçı bir kadının hikayesidir

‘Başkasının dayattığı değil de kendi kararlarımı yaşadığım için pişman değilim. Ben kendi hayatımı yaşadım. Ailem kendi kurallarını ve törelerini dayattı, ben reddettim.’

Dernekten içeri adım atmak kadınların hayatında ne değiştiriyor?

Hacettepe Üniversitesi öğrencileri Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği üzerinden kadın derneklerinin kadınların toplumsal yaşama katılımına etkisine dair çalışma yaptı, işte sonuçlar...

İçimizden Biri: Yeter

Çok küçük yaşta para karşılığı verdiler beni, erken başladım hayata, üzüldüm, evladımı kaybettim, aç kaldım bir başıma da kaldım ama bugün buradayım. Hiçbir emek karşılıksız kalmaz buna inanıyorum.

Velilerin okul arayışı başladı: Kaliteli eğitim için bir şey yapmalı!

Çocuklar yaz tatilinde, ben yeni dönem için çocuğuma okul arayışındayım. Çözüm iyi okul için bulunduğumuz mahalleden kaçmak değil, orayı daha yaşanabilir kılmak gerek.

‘Çocuklarımızın kaderini sınavlar belirliyor’

Çocukların sınav sonuçları anneleri için de oldukça önemli. Üniversiteye yerleşebilme kaygısı bir yanda; işsizlik, geleceksizlik kaygısı bir yanda...

Kusur kimde?

‘Kadının özgürleşmesi, cinsel ve sınıfsal baskılardan kurtulması’ tüp bebek poliklinik sırası beklerken de karşımızdadır, çocuğumuzun adını koyarken de...

İyi ki kadınlar var! İyi ki dayanışma var!

Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde bir akademisyenin tacizine uğrayan Hilal, yaşadıklarını ve kadınların desteğiyle yürüttüğü mücadeleyi Ekmek ve Gül’e anlattı

Fabrikadan eve, bitmeyen çile…

Bir araştırmada; depresyonun kadınlaştığı, kadınların erkeklerden 2 kat daha fazla depresyona yakalandığı gibi sonuçlar elde edilmiş. Peki neden? Fabrikanın soyunma odasından yanıtlıyoruz...

Krize, işsizliğe, yoksulluğa karşı tek çare örgütlenmek

‘39 yaşında bir kadının yapabileceği işler genellikle sigortasız işler oluyor. Evde yaptığımız işlerde bile tecrübe soruluyor. Her gün evde yaptığım işin tecrübesini nasıl öz geçmişe yazabilirim ki!’

BİR GİYİM MAĞAZASINDAN NOTLAR:Nefes alma, hep gül, çayı da sen demle!

Yüksek rakamlı satışların yapıldığı mağazada tüm gün güleryüzle hizmet vermesi beklenen satış elemanının o güleryüzün arkasına saklamak zorunda kaldığı yorgunluk ve bıkkınlığın hikayesi…

Sahi sizin eviniz nasıl kokuyor?

‘Ev’e o kadar çok kafayı takıyor muydum mesela, çamaşırlar yine bu kadar sorun muydu ya da bulaşıkları kim yıkıyordu? Bir ara ‘Bu benim hayatım’ dediğimi hatırlıyorum ama sonra ne oldu?