25 Kasım’a giderken bugün şiddetin temelindeki unsurları incelemek ve önümüze mücadele rotamızı güçlendirmek amacıyla bu dosyayı hazırladık.
İlk defa 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü eylemine katılmış İrem, eylem anında hissettiklerini kaleme aldı.
Kemik ağrılarından kalp damar hastalıklarına, depresyondan saç dökülmesine pek çok hastalığın D vitamini eksikliğinden kaynaklandığını söylesek? Ve sadece güneşlenerek eksikliği tamamlayamayacağınızı…
Yeni mezun gıda mühendisi Güneş, 1 buçuk yıllık işsizliğinde hayatta kalmak için geliştirdiği ‘taktikleri’ anlatıyor ve soruyor: Kafeste düşlemek yeter mi?
Jina hareketinin birçok kazanımla birlikte İran’da ve dünyada kadın hareketi için bir mücadele deneyimi ve mirası bırakacağı ortada.
Gitgide zorlaşan hayat mücadelesi Hacer, Zahide ve Ayşe’yi oldukça yıpratıyor. Geçim derdi, psikolojik baskılar ve seçim kadınların gündeminde.
Kızı, eşinin yeğeni tarafından istismara uğrayan G.D., eşi ve eşinin ailesi olayın üstünü örtmek istemesine rağmen susmadı. Bu gücü nasıl bulduğunu, dayanışmanın önemini işte bu mektupla anlatıyor.
‘Bugün faşizme geçit yok diyecek olanlar işçi sınıfının elde ettiği kazanımlarla birlikte yan yana gelmelidir.’
Yaşam koşullarının gittikçe ağırlaştığı metal işçisi kadınlarla MESS sözleşmesinde taslağı ve kadın işçilerin taleplerini konuştuk.
‘Önce evlerimiz yıkıldı, hayallerimiz yıkıldı, TYP'ye sığınıp çalıştık çocuklarımıza ekmek götürelim dedik, onu da aldılar elimizden.’
2024 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen ilk Güney Koreli ve ilk Asyalı kadın yazar olan Han Kang’ı ve onun Türkçe’ye çevrilen kitaplarından ikisini tanıtmak istiyorum.
KÇP süreci, 1 Ağustos’ta başlayacak kamu emekçilerinin ve eylülde başlayacak metal işçilerinin TİS görüşmeleri, açısından tüm işçi sınıfının ortak sınıf mücadelesi için bir prova niteliğinde!
Evet o derin değersizlik ve çaresizlik duygusu ağır bir yok olma isteği getiriyor. Ama o küçük çocuklar aynı zamanda çok güçlü, bunu kendimden benzeri hikayeleri olan kız kardeşlerimden biliyorum.
25 Kasım’ın Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele günü olduğunu öğrendiğinde kadınlar, fabrikalarda yaşadıkları mobbingi ve çevrelerindeki kadınların yaşadıklarını anlatmaya başlıyor.
Tüm kazaların yüzde 41’i evlerde yaşanıyor. Bunların yüzde 26’sı evin içinde yürürken, yüzde 25’i ise oyun oynarken gerçekleşiyor. Kazalardan en çok kadınlar, çocuklar ve yaşlılar etkileniyor.
Son dönemde tüm Türkiye’de yaygınlaşan madde bağımlılığı ve satıcılığı Diyarbakır’da da oldukça yaygınlaşmış durumda. Özellikle Bağlar, Sur ve Ben u Sen’de.
Farklı şehir ve üniversitelerden genç kadınlar bulundukları alanlardan kadınların yaşamlarına dair gözlemlerini aktarıyorlar.
Suriye'den Türkiye'ye savaş nedeniyle gelen mülteci bir kadın Hedil. Çocuklarını arkasında bırakmış. O da zorluklar yaşıyor Türkiye'de, ama bütün zorluklara annesi ve kız kardeşleriyle göğüs geriyor.
Ulaşımdan olmayan parklara ve kreşlere, uyuşturucu sorunundan şiddete kadar birçok sorunla boğuşuyor kadınlar. İnsan düşünüyor, ‘Belediye bu sorunları çözemiyorsa ne yapıyor elindeki bütçeyle?’ diye.
Katranlık Mahallesi Derneği Kadın Kolları, Ekmek ve Gül’ün çağrısını yaptığı Kız Kardeşlik Köprüsüyle Hayatı Yeniden Kuruyoruz kampanyasına destek veriyor.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















