Kendimizi hangi pozisyonda hissediyorsak orada durmamızı ve içimizden geçenleri söylememizi istediğinde; “Mutsuzum”, “Daha iyisini yapabilirim”, “Yetemiyorum” gibi cümleler döküldü ağızlarımızdan.

‘Bakışlarımız değişti toplum olarak. Şüpheyle bakar olduk kapı komşuya, arkadaşlara, babalara, ağabeylere, dedelere, enişte ve kuzenlere...’

Devlet bütçesinden patronlara verilen paylar, iş eğitime gelince ne hikmetse olmuyor. Bunun yükünü çeken öğretmen, veli ve öğrencilerin yaşadıklarını Sultan Öğretmen anlatıyor...

HT Solar işçileri toplaşıp Ekmek ve Gül’e yazdı. Fabrikada eksilen yemekler, önlerine gelen ilginç yemekler… Biraz karamizah da işçilerden…

Kadın, hayatının her evresinde, sadece kadın olduğu için bir takım sağlık sorunları yaşar. Bu yazıda kadın cinsel hastalıkları ve kadına özgü kanserleri kaleme almaya çalıştık.

Filmi izledikten sonra bugün çalışma ve yaşam koşullarımıza baktığımda mücadeleden asla geri durmamam, durmamamız gerektiğini bir kez daha gördüm.

‘Ben iki yıldır Türkiye’deyim. Bir yıldır da tekstilde çalışıyorum. Mülteci olunca patronların ve ustabaşıların insafına kalıyorsun. Herkese asgari ücret, fazla mesai var bize yok.’

Meryem onu, dansını bir sermayeden öte görmeyen herkesle hesaplaşıyor. İhsan, Murat, pavyonda çalışan diğer erkekler ve annesiyle... Ama Meryem’in öfkesi pavyondakilere değil sadece, tüm toplumadır.

Sendikalı, sendikasız, tam zamanlı ya da yarı zamanlı hangi biçimlerde çalışırsa çalışsın tüm kadın işçilerin en çok sahip çıktığı ve en yakıcı diye tarif ettikleri talep 'iş güvencesi.'

“Şu anda savaşla ekonomik krizi gölgelemeye çalışıyorlar. Savaşın ve ekonomik krizin yükünü bize yıkıyorlar. Tüm gelirler savaşa harcanıyor. Sonunda savaşın kazananı belli.”

Emperyalist ve işbirlikçi tekelleri hedefe koymayan “iyi niyetin” başarı şansı yoktur ve halkı aldatmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir.

Bir hakimin, kadını ve arabayı bir satış sözleşmesinin çerçevesinde tanımlaması ile bir kadının kızını ‘alacak adama’ sapasağlam ‘teslim etme’ kaygısı, iki farklı sınıf; aynı egemen kültür...

Anlatacağımız, “iktidar” denen şeyin “kimin” eline geçtiğine bağlı olarak kadınlar açısından nasıl “değiştirici” bir güç olduğu ve olabileceğiyle ilgili…

Bu yüzden bizim tarafımız net. Biz; ezilmenin ne demek olduğunu en iyi bilenler, buna karşı her şeyimizle mücadele eden kadınlar olarak diyoruz ki; mülteciler kardeşimizdir!

Savaştan ve yoksulluktan kaçan göçmen kadın işçiler ve yerli kadın işçiler şu konuda hem fikir: ‘Bize zam yok. Patronlar da bayram ediyor.’

Cart, fazla mesaiye zorlanan, hakları gasbedilen, patronun kârı için kapı önüne konan işçi kadınların yaşamlarını özetliyor ve tek çarenin birlikteliğimiz ve mücadele olduğunu öğütlüyor.

‘Erdoğan-Şimşek programı kapsamında kadın istihdamının artırılmasına dönük hamleler aslında kadınların kısa süreli, düşük ücretli ve güvencesiz çalıştırılmasına dayandırılıyor.’

'Saklı, sistem eleştirisini yeterince derinleştiremese de karakterlerin suskunluklarında ve bakışlarında saklı kalan duygularla, Türkiye toplumunun ahlaki ikilemlerine dair bir alan açıyor.’

'Uretral sendromun asıl nedeni olan genital atrofi, menopozdan sonra uzun süre estrojen uyarısı olmadığı için üreme organlarındaki gerileme ve küçülme demek.'

Editörden