Hayvan düşmanlığına, ırkçılığa karşı bir şey demek kadınlar için her zamankinden daha önemli. Hele ki giderek artan büyüyen şiddetin kadınlara yöneldiği bu kadar açık ve net iken.

Dün ‘ihtiyaç’ olan bu yasanın, şiddetin katlanarak artageldiği bu günde neden ihtiyaç olmaktan çıktığını açıklasınlar hele bir...

Normalde ve kriz dönemlerinde neden ilk kadınlar işsiz kalıyor, neden kadın işsizliği daha yüksek? Doç. Dr. Nilgün Ongan açıklıyor. İşsiz kadınlar da işsizliğin psikolojisini ve yaşamlarını anlatıyor.

Ankara Yenimahalle’nin yoksul semtlerinden Demetevler Lalegül Mahallesi Muhtarı Ebru Mert kadınların muhtarlığın kapısını özellikle taciz, şiddet ve iş bulma talebiyle çaldığını anlatıyor.

Bu ay ülkenin dört bir yanında ve her alanda haklarımızı savunmak ve daha fazlasını talep etmek için yan yana gelmeye, fırtınanın önüne geçmeye çağırıyoruz hepinizi.

‘Hasta olduğumuzda elimizdeki tüm ilaç ve imkanlarla birbirimizi iyileştirmeye çalışıyoruz. Hasta olmamak için hangi vitaminin daha faydalı olduğunu tartışarak en verimlisi bulmayı çabalıyoruz.’

10. Yargı Paketi, şiddet faillerine kapı aralarken kadınların güvenliğini, yaşam hakkını ve eşit yurttaşlığını tehdit eden düzenlemeleri yasalaştırmayı planlıyor.

İşçi ve emekçi kadınlar açısından tehlike büyük. Çünkü bu yasanın arkasında, kadınları “ahlak” sopasıyla kontrol altına alma arzusu yatıyor.

İki elti, sekiz kişilik aileye bakarken kendini dayanışma içinde buluyor. Devletten destek alamayan ve ailenin tek çalışanı olan Ayşe üstüne çalıştığı fabrikadan “daralma” gerekçesiyle çıkarılmış...

Depremin ardından gönüllülerin yardımıyla Antep’ten Van’a gelen Zeynep çocuğuyla yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Zeynep, hayatına devam etmek için çalışmaya ve acil kreşe ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Kıdem tazminatını alan ve alamayan iki kadından notlar: Bu hakkın önemini herkese hatırlatmak gerek.

İstanbul Valiliği'nin kamu alanlarında alkollü içki satışı ve tüketilmesinin önlenmesine dair verdiği talimati İstanbul Anadolu Yakası'ndan kadınlarla konuştuk.

Avukat Şenay Tavuz, hâlâ bir çok kadının Barodan avukat isteme hakkı olduğunu bilmediğini yazıyor. Ve ekliyor: Artık kadınlar, şiddet ve boşanma davalarında ‘Ölmek istemiyorum’ diye haykırıyor.

Yedi üniversiteden sekiz topluluk olarak ortak planladığımız forumda buluştuk, deneyimlerimizi paylaştık ve yan yana mücadele etmenin adımlarını attık.

Bugün fabrikalarda, depolarda ve diğer çalışma yerlerinde bir sürü kız kardeşimiz eşitsizliğe maruz kalıyor. Bu tür olaylara biz susarsak herkes susar. Susmayalım.

Devlet sadece yandaşlarını koruyor ve önceliği onlara veriyor. Bizlerse yine küllerimizden doğmaya çalışıyoruz...

Ankara’dan Eczacı Ezgi Kaya yazdı: Çöp toplayarak geçimini sağlayan ve üç çocuğu olan bir kadın, 2 kilo doğan ve beslenemediğinden 1 buçuk kiloya düşen bebeği için mama alamadan eczaneden çıktı!

Milyonlarca kadına dayatılan seçenek bu ikisi arasında; Ölüm mü, sıtma mı? Seçim manifestolarında ve bildirgelerinde sunulan da bu; allanıp pullanmış ‘sıtma’lar.

Şimdi milyonlardan aldığımız ve güçle 1 Mayıs’ı örgütleme zamanı, taleplerimizle alanlardan dolup taşmak, insanca, şiddetsiz ve özgürce bir yaşamı birlikte kurma zamanı.

Editörden