Bizi korkutmak için yapılan o sert polis müdahaleleri, hakkını arayan tüm işçi ve emekçilere verilmiş bir gözdağıydı. Ama o meydanlar bize gösterdi ki; bizden çalınan hakları geri almak bizim elimizde

12 yıl boyunca devlet okullarında ücretli öğretmenlik yapan bir eğitimci, asgari ücretin altındaki ücretler ve yarım yatan sigortalarla devlet eliyle yürütülen emek sömürüsünü gözler önüne seriyor.

'Ankara'da pandemi döneminde açılan "Cemile'nin Mutfağı", artan maliyetler ve düşen alım gücünün esnaflar üzerindeki etkisini gösteren örneklerden biri.'

Açık hava sinemasında silah sesleriyle sarsılan Karadolaplı kadınlar, "Sosyalleşmemizi istemiyorlar" diyerek çetelere boyun eğmedi. Mahalle halkı uyuşturucuya ve şiddete karşı tek yürek oldu.

Yaşam alanlarını jeotermal ve maden şirketlerinin talanına karşı savunan köylüler, Çepanik Ovası'nda başlattıkları çadır nöbetini günlerdir sürdürüyor.

'Aslında berraklaşan tablo şu oldu: Farklı ülkelerden kadınların katılmasına rağmen, emperyalist saldırganlığa karşı kadınların çıkarları ortak, düşmanları birdir.'

"Varız ve buradayız." Peki ne yapıyoruz? Savaş arabamızı donatıyoruz. Birlikteliğimizi güçlendirerek, safları sıkılaştırarak, yan komşuya el uzatarak, sınıf arkadaşımızı yanımıza alarak...

‘Vatan kadınların her odasına, her sokağına pasaportsuz ve rahatça girebildiği; yönettiği ve denetleyebildiği tertemiz, büyük evidir. O yuvayı emeğiyle, direnciyle kurmuştur, yine kurabilir.'

İktidar, artan kadın cinayetleri ve yoksulluk karşısında tepkili olan kadınları, muhalif görünümlü milliyetçi gruplarla kendi lehine örgütlemeye çalışıyor.

Siyasi iktidarın batıyı ve bölgeyi bölerek, hak gasplarını ayrı meselelermiş gibi sunarak muhalefeti yalnızlaştırma hamlesine karşı kadınlar ortak kaderi görüyor.

Mutlak butlan sadece hukuk terimi değil; tarihte papaları, kralları, imparatorları ve koskoca dönemleri 'hiç yaşanmamış' saymanın da aracı olmuş.

İşçi kadınlar başta olmak üzere emekçiler, bulundukları alanlarda birleşmedikleri sürece sefaletten kurtulamayacaklarının farkındalar. Geriye yalnızca, ‘Nasıl ve nereden başlayacağız?’ sorusu kalıyor.

‘Ücretsiz kreşlerin ve çalışan annelere yönelik desteklerin yetersizliği işe dönmemin önündeki en büyük engellerden biri oldu.’

'Depremde şehrimiz gerçekten çok kötü hasar aldı ve hâlâ düzelebilmiş değil. Maddi olarak ailece zarar gördük, evlerimiz büyük hasar aldı. Hem maddi hem de manevi zorluklar yaşıyoruz.'

‘15-16 Haziran’ın bıraktığı en önemli miras belki de budur: Şalterler indiğinde, üretim durduğunda ve işçiler yan yana geldiğinde hayatı durdurabilecek gerçek gücün kimde olduğu da ortaya çıkıyor!’

‘Maltepe’den İstanbul’un diğer semtlerine, Artvin’den Dersim’e kadar doğamız ve ortak yaşam alanlarımız için verilen mücadeleleri büyütmeye çağırıyoruz.’

22 yaşındaki bir kadın anlatıyor: Şiddet, engeller ve yalnızlık karşısında onu ayakta tutan şey kadın dayanışması ve mücadele oldu.

Işıklara Bak Canım, yalnızca bir market günlüğü değil; tüketim toplumunun işleyişine, sınıfsal ayrımlara ve gündelik hayatın politik karakterine dair keskin bir sorgulama.

Sırlarımız, kaybolan bir göçmen kadının hikayesi üzerinden Danimarka’nın “mutlu ülke” imajının ardındaki görünmezleştirilen sınıf uçurumlarını ve göçmen kadın emeğini anlatıyor.

  • EN SON
  • ÇOK OKUNAN
  • ÖNERİLEN

Editörden