Pandemi döneminde salgını önlemek yerine yine kıdem tazminatını fona devretme planları yapan iktidara metal işçisi kadınların tepkisi: ‘Kıdem tazminatının üstüne konmasına izin vermeyiz.’
Kadınlar, çalışma yaşamında türlü eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu eşitsizlikler, sosyal güvenlik sisteminde daha da çoğalıyor.
Türkiye'de artan çocuk istismarı vakalarına karşı Çanakkale 8 Mart Kadın Platformu, basın toplantısı gerçekleştirdi.
Aynı apartmanda yaşayan birbirinden habersiz ne çok hikayesi, ne çok anlatacakları var kadınların. Dili farklı, ama yaşadıkları şiddet de, yaşam savaşı da aynı.
“Enflasyona ne kadar zam yapılırsa bize de o kadar zam yapılacak. Ama şu an en az 15 bin lira olması lazım. Paranın hükmü hiç mi olmaz arkadaşlar? Kış çetin geçecek...”
Sultangazi’de 250'ye yakın işçinin çalıştığı bir gıda fabrikasında Suriyeli, genç, kadın işçiler çoğunlukta. Sigorta hemen yapılmıyor, uzun bir deneme süresi önce. Hareketlerin beğenilmezse de, eyvah!
‘Devlet okulunda okuyan halkın çocuğunun temizliğini ya veli yapıyor ya öğretmen. Bu durumda ne sağlıklı eğitim olur, ne de sorunsuz bir gün.’
Kadın işçiler kadınlar için zaten oldukça zor olan çalışma hayatının kıdem tazminatının fona devriyle hepten zorlaşacağını düşünüyor.
Zeliha’nın babası ‘Sarıkamış şehidi’ olmuş. Kıtlık günleri başlamış sonra. Hele de annesi hastalanıp ölünce, hayatta kalma mücadelesi eklenmiş üstüne.
‘Gebze Belediye Meclis toplantısında CHP grup sözcüsü “Okulda 1 öğün ücretsiz sağlıklı yemek” teklifini sunduğunda, Gebze Belediye Başkanı bunu ‘solcuların’ uydurduğunu söylemiş.’
Şişli Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi çağrısıyla Pangaltı metroda buluşan kadınlar Kadın Emeği Pazarına yürüdü, 8 Mart açıklaması yaptı.
Gönül’ün anlattıklarıyla esnaf bir kadının 40 yaşından sonra nasıl işçileştiğini okuyacağız.
Sultangazi’deki bir tekstil firmasında çalışan Sultan 3 yıl sonra emekli olmanın hayalini kuruyor. Aynı işyerinde çalışan Ayten de yaşlı pek çok insanın artık tekstilde çalıştığını anlatıyor.
Onca kadın bu ekonomide ne tek başına bir yere gidebiliyor ne de kalıp mücadele edebiliyor. Kadın dayanışmasıyla hayatlarımızı yeniden kurabiliyoruz.
Bugün Frankfurt mutfağını, kadını tek başına fabrika bandı çalışanı gibi kurguluyor diye eleştirebiliriz elbette. Ama mutfağı tasarlayan Margarete’in başka hayalleri de vardı…
Şimdi de suçumuz kadın olmaktı. Ben ehliyet aldığımda kırk iki, yüzmeyi öğrendiğimde kırk beş yaşında bir kadındım. Başka kadınlar tarafından desteklenerek o da.
‘Bugün yine sendikaları zorlasak, birleşik mücadeleyi sağlasak, genel grevi örgütlesek… Deneyimlediklerimizin Türkiye genelinde yankı bulduğunu göreceğiz.’
Çankaya’da dört kadın, sokak hayvanlarına bakmak için dişini tırnağına takmış mücadele ediyor. Çevrenin tacizine, hakaretlerine rağmen, hayvanların da bir can olduğu bilinciyle yılmadan çabalıyorlar.
Farklı iş kollarından işçi kadınlara sorduk; boş vakit sizin için ne demek diye… Farklı işler, farklı mahalleler, farklı isimler, farklı koşullarda da olsalar hep birbirinin aynı yanıtlar verdiler.
Fabrikada makineye doğru yürürken ‘Bir günlüğüne yasalar biz kadınların elinde olsaydı ne yapardık?’ sorusu kafama takıldı. Öğlen paydosunda arkadaşlarıma bu soruyu yönelttim...
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















