Bir domino taşı tarihten beri gelen, sıra sıra birbirini yıkan, yoksulluğu nesilden nesile taşıyan o taşların önüne ayağımızı koymadan, o yıkılan taşların yolu değişmeyecek. Değiştirelim o yolları...

‘Ölmemek için buralara geldik. Ama insanların bizi böyle aşağılamaları zor. Bize hep kötü bakıyorlar. Geldik diye, ucuz çalışıyoruz diye kızıyorlar ama bilmiyorlar ki biz o aza muhtacız.’

‘Daha fazla yoksulluk anlamına gelen bu programa halkı nasıl ikna edeceğinin kerametini ise son dönemde dillerinden düşürmedikleri ‘aile yılı’ masalında buluyorlar.’

Ayşe bir işçi disipliniyle gelip gidiyor alana. “Hakkımızı alana kadar bitmeyecek nöbetimiz” sözünü pelesenk etmiş diline.

Öğretmen atmalarının önü kesiliyor, ekonomik koşullar özel sektörlere mahkum etmekten başka bir yol sunmuyor

Bu hayatta kendi ayaklarının üstünde durmakla övünen bir kadın Jale. Yoksulluk çekmiş, boşanması engellenmiş ama kimseye eyvallah etmemiş. Kendini mücadeleyle var eden bir kadının hikayesi bu…

Çimse-İş Sendikası’nda örgütlü bir fabrikada çalışan kadın işçi, asgari ücret zammının bir tık üstündeki zammı “çok iyi” diye yutturmaya çalışan sendikacıyla aralarında geçenleri anlatıyor.

Seher, iki çocuğuna tek başına bakmaya çalışan bir işçi. Sözde geçirildiği kadroyla ücreti zaten her gün erirken, şimdi de kısa çalışma ödeneğinden dertli.

Denizli’de tekstil işçisi 40 kadın buluştu: ‘Kadınlar bir araya gelince her sıkıntıyı çözüyor...’

Konkordiya Samoilova kızıl bayrağı geleceğe korkusuzca taşıyan kadınlardandı. Çarlık Rusya’sında bodruma hapsedilen genç kadınları özgürlüğüne kavuşturan Vera’lardandı…

Alışveriş yaparken ucuz indirimli ürünleri takip ediyor; öte yandan yemek yaparken ertesi günün yemeğini düşünüyordum. Bizden gülüşlerimizi çaldılar.

Malatya Doğanşehir ilçesine bağlı Dedeyazı köyünde demir madeni çıkartılıyor. Yaşam alanlarını, sağlıklarını, geleceklerini altüst eden madene karşı en önce kadınlar direniyor.

Metal işçisi kadınlar sözleşme için yapılan eylemlerde ön safta olmaktan mutlu. Ancak sendikanın fabrikada yaşadıkları günlük sorunlarda kendilerini yalnız bırakmasından şikâyetçi.

Sendikalaştıkları için işten atılan SİBAŞ işçilerinin evine misafir olduk. Gelin mücadelelerini, yaşadıklarını kendilerinden dinleyelim...

Deprem sonrası en çok göç alan illerden biri Ankara. Keçiören’den yazan bir eğitim emekçisi her yerde gündemin deprem olduğunu söylerken, bu yaraları nasıl saracağımızın da cevabını veriyor.

Bir yandan bu iktidardan kurtulmaya çalışırken, onu da aşan, gerekirse o reisle değil de bu reisle yürüyecek olan kapitalizmi de yıkma mücadelesi vermek gerek.

Bu sene üniversite sınavına hazırlanırken en çok hissettiği duygunun neden endişe olduğunu anlatıyor Kocaelili genç kadın.

Editörden