Avcılar Belediyesinde çalışan işçi kadınlarla dergimizin ocak sayısında dertlerini paylaşan Bakırköy Belediyesi işçilerinin söylediklerini konuşuyoruz. Aynı dertten muzdariplerden selam var!
'Cesareti örgütlülüğe dönüştürmek zorundayız. Sokağı örgütlemek için bugünden iş yerinde, mahallede, okulda yanımızdaki kadınların koluna girmeli, aydınlık bir gelecek için mücadeleyi örgütlemeliyiz.'
Kadın doğum uzmanları kadar alanda aktif çalışan ebelerin sayısı da yetersiz. Bir yılı aşkın süredir yapılmayan ebe atamaları, ne yazık ki bu ‘doğal’ sürecin kapsamı dışında tutuluyor.
Öv-Der Eskişehir Başkanı Heval Karasu, yeni eğitim döneminde velileri bekleyen kaygı verici tabloyu yazdı.
KHK ile ihraç edilen kadınlardan biri Müslüme. ‘Ne iş yapayım’ derken kendini köfteci olarak bulmuş. Titizlikle yaptığı öğretmenliğin yanına koyduğu köfteciliği de titizlikle yapıyor.
Yaygın şiddet sorununu konuşurken karşımıza en çok çıkan argümanlardan biri bu. Şimdi bunun üstüne hep birlikte düşünelim, bu argüman neden yanlış cevap verelim.
8 Mart’tan ne çok şey istiyoruz aslında. Ama bugünlerde en çok istediğimiz şey umut. Savaş, şiddet, baskı kaderimiz değil. Tek ihtiyacımız inanmaktan, umut etmekten geçiyor.
Koronavirüs salgını ile bağlantılı olup olmadığı merak konusu olan Kawasaki Sendromu çocuklarda rastlanan bir hastalık. Nedeni tam olarak bilinmiyor.
1911 ağustosunda başlayan ev kadınlarının huzursuzluğu eylemlere dönüştü. Tepesi atan kadınlar her şeyi kırıp döküyor, fiyatları düşürmeyen satıcıları pataklıyorlardı.
Havası fabrika dumanı kokan mahallelerden birinde kadınlar yürüyüş yolunun kenarındaki çimlerde buluşuyor. Yoksulluk, yoksunluk derken konu vaat edilen mahalle kreşlerine geliyor.
İstanbul’un Eyüp ilçesi Güzeltepe mahalle pazarında kadınlar isyan ediyor: ‘Fiyatlar çok pahalı; geçinemiyoruz; pahalılık daha kötü olacak; oy isteyenlere oy yok; gençlere iş istiyoruz...’
Tatilin emekçilerin sözlüğündeki yeni anlamı ek iş yapmak için boş zaman…
DEÜ Hastanesinde çalışan temizlik işçisi bir kadın ne kadar aşağılayıcı koşullarda çalışmak zorunda bırakıldıklarını çok çarpıcı bir örnekle anlatıyor...
‘Depremzede kardeşlerimizin yaralarını sarmakla birlikte yaşananların bizde bıraktığı üzüntüyü, öfkeyi, ‘yeter!’ çığlığımızı ne yapmalıyız?’
Cinsel istismarla ilgili mevcut yanlış inanışları yeniden üretmeden çocukların haklarını nasıl koruyabiliriz? Cinsellik Eğitmeni Efsun Sertoğlu yanıtlıyor
Eyy bugüne kadar ‘acıların çocuğuyum’ diye dolaşan Adanalı, Antepli, Maraşlılar! Meğer dünyanın en acı olmayan hatta bu skalaya göre ‘tatlı’ sayılan biberini yiyip ortalıkta boşuna geriniyormuşuz!
Kadının erkekle eşit olduğu, kıymetinin bilindiği, öldürülmediği, tecavüze uğramadığı, satılmadığı, haklarının neler olduğunun ifade edilebildiği bir toplum hayal ettik... Neden olmasın!
‘İzninizle bugün hangi samimiyette yazıp yanıtlanacağınızı göstermek adına bir örnek kaleme alıyorum.’
Clara Zetkin’in tarihi konuşmalarından biri olan Gotha Kongresi konuşması, Eleanor Marx’ı da çok etkiler. Öyle ki, kongre üzerine yazdığı makalesinin yarısından fazlasını Zetkin’in konuşmasına ayırır…
Uludağ Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu yaptığı etkinlikte yürüttüğü tartışmalarda, güvenli kampüs ihtiyacının acilliğini ortaya koydu.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















