Bazı karşılaşmaların ortaya çıkardığı dayanışmaların nasıl kadınların hayatını kurtardığına, nasıl yoluna soktuğuna dair sadece bir örnek Gülsuyu’ndan anlatılan…
Ataşehir Öğrenci Yurdundan genç kadınlar yazdı: Geçen günlerde bir akranımızı daha kaybettik, Ceren’i. Ceren ne ilk ne son; acısı ne daha çok ne daha az. Biz bu haberlere alışmak istemiyoruz!
Kadınların yoksullukla boğuştuğu süreçte bundan faydalanmak isteyen simsarlar da çoğaldı. Gülten başvurduğu bir paketleme işinde nasıl dolandırıldığını, başka kadınlar da bunu yaşamasın diye anlatıyor
Pandemide tüm dünyada artan şiddet, sendikaların gündemine olması gereken biçimde girmedi. Kimi örnekler olsa da, şiddetin işçi sınıfının bir mücadele gündemi olduğuna işaret eden örnek çok az.
‘Biz neden 19 yaşında üniversite derslerimize girmek, sınavlara çalışmak gibi sorunlarımız olacağı yerde fabrikada çalışmak zorundayız?’
Binanın aynalı camları, modern görünümünün arkasında sömürü gizli. Çay molası 10 dakika, yemek molası da 10 dakika, tuvalet 5 dakika. Bu molalarda cam kenarında ancak bir sigara içebiliyorsun.
Facebook’ta iş ilanı gruplarındayız: Çeşitli koşullar sunarak iş arayanlar, çeşitli koşullar sunarak iş ilanı paylaşanlar.
Savaşı barış zamanının bütününe yayan faşist iktidarlar da muhtemel tehlikelere karşı kadını, onlara kaç tane doğuracağını dikte eden politikalarıyla nesneleştiriyor. En az beş, en az dört. Yok on….
Yoksulluğu yaratan üretim ilişkilerini hedef almayan, bu üretim ilişkilerinin sürmesinin garantörü olanlara karşı bütünlüklü mücadeleyi ortaya koymayan bir mücadele yoksulluğumuza çare olamaz.
Hayatımızı dört duvar arasına sığdıracak kadar küçültmelerine izin vermeyeceğiz! Biliyoruz çünkü, hayat o duvarlarından ardında, yan yana yürünecek yollarda...
‘Patronların her yerde olduğu gibi bizim depoda da istediği şey bizi birbirimizden uzaklaştırmak, var olan direncimizi kırmaktı. Başardılar denir mi, bilemiyorum, ama biz yılmadık.’
Uludağ Üniversitesi öğrencisi kadınlar, çalıştıkları kafelerden yaşadıkları sokağa kadar hemen her yerde karşılaştıkları tacizin son bulmasını istiyor.
Takipsizlik verilen çocuk istismarı soruşturmasında kadınların ısrarı sonucu dava açıldı, istismar zanlısı baba 35 yıl ceza aldı.
Konu bu güzide şahısların yargılanmaları olunca, kendilerinin en öne çıkan suçları olan kara para aklama meselesine de bir mercek tutmakta fayda var tabii.
Salgın bahanesiyle işten atılan Jinda: ‘Çocuğuma yarın ne yedireceğim ya da bu banka borcunu nasıl ödeyeceğim’ düşünceleri yüzünden ne oğlumla ilgilenebiliyorum ne de hasta olmadığım için mutluyum.’
İş görüşmelerinde evlilik, çocuk yapmayı düşünüp düşünmediğimiz, erkek arkadaşımızın olup olmadığı soruları klasikleşti. Geçenlerde bir arkadaşıma evcil hayvanı olup olmadığı sorulmuş.
Kadın öğrenciler hem ekonomik krizden hem de ailevi sorunlardan dolayı part time çalışıyor. Bazıları ailesine yük olmak istemiyor. Bazıları da ailesine karşı güçlü durmaya çalışıyor.
Sadece kime, neden oy vermememiz gerektiğini değil nasıl bir ülkede yaşamak istemediğimizi de gösteriyor, sandıklarımızda birikenler... Gelin onları bir bir açalım şimdi...
‘Tuzla Kimyacılar Sanayi Sitesi’nde ücret mücadelesi veren MKB Rondo işçileri grevi devam ediyor…’
Esenyalı Kadın Dayanışma Derneğinin kahvaltısından işçi kadın: En yakınımıza anlatmaktan çekindiğimiz dertlerimiz, o masada birbirini ilk defa gören kadınların hep birlikte ettiği bir sohbete dönüştü.
- EN SON
- ÇOK OKUNAN
- ÖNERİLEN






















