MKB Rondo işçileri grevde: ‘İnsan olarak görülmek istiyorum’
‘Tuzla Kimyacılar Sanayi Sitesi’nde ücret mücadelesi veren MKB Rondo işçileri grevi devam ediyor…’

Sanayiye giden yollar hep heyecan vermiştir bana. Çünkü bu yollar her seferinde bir hak alma mücadelesine götürmüştür bizleri. Hep bir ağızdan atılan sloganlar, başka bir yerde tadına varamayacağımız semaver çayı, çadır altında yapılan umutlu sohbetler...

Tuzla Kimyacılar Sanayi Sitesi’nde ücret mücadelesi veren MKB Rondo işçileri patron ile görüşme tıkanınca geçtiğimiz günlerde grev bayrağını astılar. Fabrikanın olduğu sokağa gelince, grev çadırından önce sanayi sitesinin içerisinde geçen arabaların kornalar ile greve destek sesleri karşılıyordu bizi.

Grev alanları bayram telaşı gibidir. Ne kadar kalabalık olursak olalım, tek tek selamlaşmadan bir eksik hissederiz kendimizi. Selamlaşma biter, sandalyeler ile hızla bir çember çevirirken buluruz kendimizi. Çemberi tamamladığımız an aynı hızla semaverde tüten çay eşlik etti sohbetimize. Çayın yanına ne de güzel gider hakları için direnişe geçen işçilerin kararlı mücadelelerini dinlemek.

‘DAYANIŞMA OLMASAYDI GREV OLMAZDI’

Yeter 6 yıldır çalışıyormuş MKB Rondo’da. Fabrikada çalışma şartlarının zorluğunu ve grev kararı alabilmelerini sağlayan süreci sandalyesini bir hışımla çekip heyecanla anlatıyor: ‘‘Kaç yıldır çalışıyoruz burada. Çok da zor şartlar altında çalışıyoruz. Grev gününe kadar baskı altındaydık. Ama bugün greve çıkabildiysek; bizler aynı çatı altında çalışan, aynı masada oturup yemeğini yiyen işçiler olduğumuza inandığımız içindir. Her zaman beraberiz, birbirimizleyiz. Bugün sadece dışarıda değil, içeride de aynıydık. Mesela birimiz kalıp kaldırırken zorlanıyor muyuz, kalkar hemen yardım ederdik. Bizler burada kardeş gibi olduk, birbirimize inandık ve birlik olduk. Birlik olmak en güzel şeymiş. Gurur verici… Zaten başka türlü olsaydık bugün bu grev alanı olmazdı.”

Tam da Yeter’in dediği gibi mesele. Aynı tezgahta çalışan işçilerin yaşadığı sorunlar karşısında, birlikte mücadele verme kararlılığı göstermesinden daha normal ne olabilir ki? İşte tam da buna inandıkları zaman greve çıkmaya karar vermiş MKB Rondo işçileri.

3 buçuk yıldır çalışan Sevil ise, greve nasıl ikna olduğunu yüzündeki o net ifade ile anlatmaya başladı. Konuşurken asla teklemedi: ‘‘Bu fabrikada çalıştığım süre boyunca anladığım tek şey, biz işçiler patron için hiçbir şeymişiz. Ben bu işin maddi boyutunu çoktan koydum kenara. Ben önce insan olarak görülmek istiyorum. Köle gibi çalışmak, böyle muamele görmek istemiyorum. Benim canımı tak ettiren nokta burasıydı. ‘Greve çıktığında maaş alamayacaksın’ diyorlardı. Ben bunu çoktan göze aldım. Bizler zaten bugün aldığımız maaşlar ile geçinemiyoruz ki. Benim artık ne kaygım olacak? Buradan çıkarım, başka yere giderim. Bizler insanca muamele görmek, insanca şartlarda çalışmak istiyoruz.”

‘KARŞINIZA GEÇİP SU İÇECEĞİZ’

İnsanca muamele görmek istediklerini özellikle söyleyen kadın işçiler, fabrika içerisinde son güne kadar söylenen sözlerden örnek veriyorlar, masanın üzerindekileri göstererek. ‘‘Biz greve çıkacağımız zaman, bize içerideki amirler ‘Sıcakta nasıl dayanacaksınız, karşınıza geçip su içeceğiz, çekirdek çitleyeceğiz’ dediler. Şimdi aynısını biz yapıyoruz. Söylenen sözler, kurulan cümleler bizim grevimizin simgesi. İnsanca davranılmak istiyoruz. Bu yüzden buradayız. Çayımızı da içiyoruz, çekirdeğimizi de çitliyoruz.”

‘TÜM KADINLARIN SESİNİ DUYURUYORUZ’
Yeter ve Sevil’in oturuşundaki rahatlama bambaşka bir güven veriyordu alana. Çoğunluğu erkek işçiden oluşan grev alanında onların duruşu, başka bir şey daha söylüyordu bizlere: “Kadın olmak şu zamanlarda başlı başına bir direniş. Biz çalışan kadınlar için yük daha ağır. Ama güzel. Mücadele edince güzel. Burada olmak, bizi daha güçlü hissettiriyor. Biz burada mücadelemizle sadece kendi sesimizi değil, bütün kadınların sesini duyuruyoruz. Buna inanıyoruz.”

Fotoğraf: Ekmek ve Gül