Kadın Çalışmaları Topluluğu olarak örgütlediğimiz ve birçok sıra arkadaşımızın katıldığı eylemde öne çıkan sloganlardan biri de ‘Kadın cinayetleri politiktir!’ sloganıydı.

Son süreçte asgari ücreti belirlenmesi ve ardından işçilerin, emekçilerin yükselttiği ‘ek zam’ talebi bizim derneğin de ana gündemi. Derneğe gelen kadınlarla yaşam koşullarını koşuyoruz.

Aydın'da KYK Kız Öğrenci Yurdunda Zeren Ertaş’ın asansör ihmaliyle hayatını kaybetmesinin ardından Türkiye genelinde öğrenciler tepkilerini Ekmek ve Gül'e yazdı:

Ankara Yenimahalle’de bir hukuk bürosunda çalışan Sibel ve uzun zamandır işsiz olan Sevda pandemi sürecinin kendilerini nasıl etkilediğini anlatıyor.

Enhedunna, dünyada bilinen ve bulunan ilk mısraları kaleme alan kadının hikayesi… “Ben Enhedunna. Vardım. Buradaydım” diyor ve sesini kazıyor tarihe…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, daha eşit ve adil bir gelecek için attığımız kararlı adımların simgesi olsun.

BORKAD’ın, İzmir depremi sonrası depremden etkilenen kadın ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamak yaptığı çağrıya kadınlar dayanışmayla yanıt verdi. İhtiyaçlar sahiplerine ulaştı.

Pandemi boyunca üretime devam eden, devletten teşvik üstüne teşvik alan ve kârlarına kâr katarak büyüyen büyük markalara çalışan işçi kadınlar için büyüyen tek şey borçları oldu.

Mutfağımızın raflarını süsleyen kışlık hazırlıklarımız, içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar ve yüksek fiyat farklarıyla bu sene daha renksiz, kavanozlar daha boş...

Konuştuğumuz her veli, beslenmenin ve güvenliğin en önemli meseleler olduğunun altını tekrar tekrar çiziyor. Devlet bu taleplere sırt çevirse de veliler, ‘Bizim pes etmememiz lazım’ diyor.

Öğrencilerin derdi üniversite sınavı bittiğinde bitmiyor. Tercih dönemi sonrasında genç kadınlar nefeslenemiyor; eğitim hayatına hazırlanabilmek için harıl harıl burs ve iş arıyor.

Yıllarca şiddet gördü, her seferinde elinde darp raporuyla eve geri döndü. Son dayakta böyle olmadı, çünkü ona cesaret veren kadınlar vardı. İşte bir kadının dayanışmayla değişen öyküsü…

İşçi kadınlar; yoksulluk, yoksunluk, şiddet ve baskının ağırlığından kurtulabilmek için birbirlerine sesleniyor! Birbirlerini sınıf kardeşleriyle birlikte mücadeleye, 1 Mayıs’a çağırıyor!

Soru artık ‘neden böyle’ değil; ‘nasıl değiştirebiliriz?’ sorusu. Ve bu sorunun yanıtı, hiç olmadığı kadar örgütlü bir yerden geçiyor.

Cinsel taciz ve istismara kalan Hollywood yıldızı kadınların başlattığı MeToo kampanyasından sonra Los Angeles’ta tarım işçisi kadınlar da yaşadıkları istismarı anlattı.

Geleceğinden korktuğu için şiddete mecbur kalmak, market alışverişi için bile korkarak çıkmak ve şiddetten koruyucu mekanizmaları nasıl kullanacağını bilmemek… Göçmen kadınlar bugün bu döngüye mahkum…

'Bizler Karadeniz’in hırçın coğrafyasında yaşayan; çayda, bahçede emeğiyle hayatı taşıyan ama emeğinin karşılığını alamayan kadınlarız. Ve şimdi sesimizi yükseltmek için yan yanayız.'

Kadıköy Belediyesinde çalışan, Genel-İş Anadolu 1 Nolu Şube Kadın Komisyonunda bulunan Necla Özülkü, Rojda Taybara, Birgül İmsak ve Eylem Çevik TİS taleplerini, kadınların yaşadığı sorunları anlattı.

Dinle, devletle, sistemle ve yaşanmış bitmiş diyemeyeceğimiz geçmişle de derdi var şairin, aşktan, dirençten, ölümden bahseden şiirleri de var…

Editörden