Kadınlar güvencesizliğin kıskacında: Çalışan her 3 kadından 1'i kısmi zamanlı çalıştırılıyor
Genel-İş Emek Araştırma Dairesi (EMAR) Esnek Çalışma: Kısmi Süreli Çalışma Raporu’nu açıkladı. Rapora göre Türkiye’de çalışan her 3 kadından biri kısmi süreli istihdam ediliyor.

Genel-İş Emek Araştırma Dairesi (EMAR) Esnek Çalışma: Kısmi Süreli Çalışma Raporu’nu açıkladı. Rapora göre Türkiye’de her 5 kişiden biri esnek çalıştırılırken her 3 kadından biri kısmi süreli istihdam ediliyor.

5 çalışandan biri kısmi zamanlı çalıştırılıyor

Esnek istihdam modellerinden biri olan kısmi süreli çalışma modelinin Türkiye’de yaygınlaştığına dikkat çekilen raporda, 2021’de 4 milyon 878 bin olan kısmi süreli istihdamın 2025 yılında 1 milyon 900 kişi artarak 6 milyon 502 bine yükseldiği ifade ediliyor. Haftalık en fazla 30 saat çalışan işçilerin oranı 2025 yılı verileri baz alındığında yüzde 20,8 olarak hesaplanıyor. Yani çalışan her 5 kişiden biri kısmi süreli biçimde istihdam ediliyor. Kısmi süreli istihdam sayısı ve oranı arttıkça toplam istihdam içindeki tam zamanlı istihdam oranlarının yüzde 83,1’den yüzde 79,2’ye gerilediği belirtiliyor.

Esnek çalışan 3 kadından 2’si kayıt dışı çalışıyor

Özellikle son yıllarda kadınlara yönelik esnek ve güvencesiz çalışma modellerinin yaygınlaştırılmaya çalışılmasının sonuçları EMAR’ın raporunda açıkça görülüyor. Rapora göre kadın işçilerin yüzde 28,4’ü (3 milyon 61 bin kadın) kısmi süreli istihdamda yer alıyor. Bu oran erkek işçilerde yüzde 17’ye düşüyor.

Rapor aynı zamanda iktidarın “güvenceli esneklik” iddialarına rağmen esnek çalışmanın kayıt dışılığı ve güvencesizliği derinleştirdiğini ortaya çıkartıyor. Esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılmasının aynı zamanda kayıt dışılığı da etkilediği belirtilen raporda, tam zamanlı istihdamda kayıt dışı çalışma oranının yüzde 19,5 düzeyinde olduğu ancak bu durumun kısmi zamanlı istihdamda yüzde 63,9’a çıktığı vurgulanıyor.

Kadınlar açısından bakıldığında tam zamanlı olarak istihdam edilen kadınların kayıt dışı çalışma oranları yüzde 22,3 iken bu oran kısmi zamanlı çalışmada yüzde 63,1’e yükseliyor. Tam zamanlı çalışmada kadınlar, erkek işçilere oranla daha yüksek düzeyde kayıt dışılık oranına sahip olsa da yarı zamanlı çalışmada erkek işçilerdeki kayıt dışılık oranı yüzde 64,6 ile kadınlardan 1,5 puan daha fazla.

Esnek istihdam biçimlerinin bir diğer hedefi gençlerde iste kısmi zamanlı çalışan gençlerin yüzde 54,7’sinin kayıt dışı olduğu belirtiliyor.

Ücretler açlık sınırının çok altında

Raporda, Türkiye’de ücretli çalışanların yüzde 46,7’sinin asgari ücret ve altında ücret aldığını belirtilerek kısmi süreli çalışan işçilerin açlık sınırının altında çalıştığı ifade ediliyor. 2025 yılı için net asgari ücret olan 28 bin 75 lira üzerinden kısmi süreli çalışan işçilerin ücretlerine ilişkin yapılan hesaba göre haftalık 30 saat çalışan bir işçinin aylık ücreti 18 bin 697 lira, 20 saat çalışan bir işçinin 12 bin 465 lira, 15 saat çalışanların ücreti ise 9 bin 348 lira. Yani kısmi süreli çalışan işçiler, açlıktan daha ağır koşullara mahkum ediliyor; kayıt dışılık, sosyal güvencenin dışında kalma ve açlık ücretleri ile işçiler büyük bir yoksulluğa itiliyor.

Haftalık 40 saat iş, işsizlikle mücadele için önemli

Rapor aynı zamanda 12 milyona yakın işçinin de fiilen haftalık 45 saatin üzerinde çalıştığını belirtiyor. Yasalarca 45 saatin üzerinde çalışmanın “fazla çalışma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak çalışma saatlerinin sistematik bir biçimde aşıldığı belirtilen raporda, fazla çalışmanın yaygın bir çalışma rejimine dönüştüğü ifade ediliyor. Rapor, haftalık çalışma süresinin 45 saatle sınırlandırılmasıyla birlikte 3 milyon 306 bin kişilik bir ek istihdam potansiyelinin, 40 saatle sınırlandırılmasıyla 5 milyon 779 binlik bir ek istihdam potansiyeli yaratılabileceğini ortaya koyuyor. Fazla çalışmanın engellenmesinin geniş tanımlı işsizliğin çözümünde de etkili bir politika olabileceği vurgulanıyor.

Raporda esnek ve güvencesiz çalışmanın engellenmesine ilişkin yer alan talepler ise şu şekilde:

    • Kısmi zamanlı çalışma, istihdamın yaygın ve olağan bir biçimi olmaktan çıkarılarak, istisnai bir çalışma türü olarak yeniden tanımlanmalıdır.

    • Kısmi zamanlı istihdamın yaygınlaştırılmasına yönelik politika ve teşvik uygulamalarına son verilmeli; temel istihdam biçimi olarak güvenceli, sürekli ve tam zamanlı çalışma esas alınmalıdır.

    • Kısmi zamanlı çalışanların sosyal güvenlik hakları tam ve eksiksiz biçimde güvence altına alınmalıdır. Ay içinde 30 günden eksik bildirilen sigortalıların sağlık ve emeklilik haklarından doğan kayıpları, sosyal devlet ilkesi doğrultusunda kamusal destek mekanizmalarıyla telafi edilmelidir.

    • Kısmi zamanlı istihdamda kayıt dışı çalışmayla mücadele, öncelikli bir politika alanı haline getirilmelidir. Denetim mekanizmaları güçlendirilmeli, kısmi zamanlı ve kayıt dışı çalışmanın yoğun olduğu sektörlerde etkin ve düzenli denetimler artırılmalıdır.

    • Uzun ve aşırı çalışma süreleri etkin biçimde sınırlandırılmalıdır. Yasal haftalık çalışma süresi fiilen uygulanmalı, fazla mesai istisnai bir uygulama haline getirilmeli; uzun çalışma süreleri işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından yaptırımlarla denetlenmelidir.

    • Gençlere yönelik istihdam politikaları, kısmi zamanlı ve güvencesiz işler üzerinden değil; güvenceli, tam zamanlı ve sürdürülebilir istihdam yaratacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

    • Kadın istihdamında kısmi zamanlı çalışmaya yönlendiren yapısal eğilimlerin önüne geçilmelidir. Bakım hizmetleri kamusal bir sorumluluk olarak ele alınmalı; kadınların esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerine mahkum edilmesi sona erdirilmelidir.

    • Kayıt dışı istihdamın yol açtığı sendikal örgütlenme engelleri hem fiili hem de hukuki düzeyde ortadan kaldırılmalı; kısmi zamanlı ve kayıt dışı çalışmanın önlenmesine yönelik düzenlemeler güçlendirilmelidir.

    • Haftalık yasal çalışma süresi 40 saatte düşürülmeli; fazla çalışma sınırlandırılarak yeni istihdam olanakları yaratılmalıdır.

    • Sendikal örgütlenmenin önündeki en önemli engellerden biri olan esnek ve kayıt dışı istihdam politikalarından vazgeçilmeli; işçilerin örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan istihdam politikaları hayata geçirilmelidir.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

İlgili haberler
DİSK-AR 2025 İşsizlik Raporu: Kadınlarda esnek çalışama tavan yaptı

DİSK-AR’ın 2025 raporuna göre geniş tanımlı işsizlik yüzde 29,7’ye yükselirken, kadınlarda bu oran yüzde 39,1, genç kadınlarda ise yüzde 49,1 ile rekor seviyeye ulaştı.

Esnek çalışma, bakım yükü, borçlanma: AKP’nin aile politikalarının anatomisi

AKP’nin yıllar içinde şekillenen aile politikaları, kadınları ve emekçi aileleri hem ekonomik olarak baskı altına alıyor hem de doğum, evlilik ve bakım yüklerini aileye yüklüyor.

Orta Vadeli Programın esnek çalışma gerçeği: ‘Bu benim yaşamım ve hiç de iyi değil’

Orta Vdeli Programda da Aile Şurasında da kadınlara 'iş ve aile yaşamının uyumu' denerek dayatılması planlanan esnek çalışmayı, zaten esnek çalışan Yeter ile konuştuk.


Editörden